Üniversiteli olmanıza saatler kaldı...

Üniversite giriş sınavları-nın ilk aşaması dün tamamlandı.

Zor muydu, zordu ama dünü dünde bırakıp, bugüne odaklanalım. Çünkü bugünkü sınavlar çok daha önemli.

YKS’nin bugün ikinci aşaması yapılacak ve 2.6 milyon adaydan bir milyona yakını artık resmen hayaline kavuşacak.

Eminiz ki barajı rahatlıkla aşarsınız, asıl belirleyici olan bugünkü sınavlar olacak!

Bugünkü sınavda, zamanın doğru kullanımı ve moral en önemli ayırt edici olacak!

Bu yüzden, tempolu olmakta yarar var. Uzun metinli sorularda sıkılmayın, çok işlem gerektiren sorularda ise dikkatinizi sakın dağıtmayın.

Hangi derste olursa olsun, ille de çözeceğim diye sorularla inatlaşmayın, peş peşe kök söktüren sorular gelse de motivasyonunuzu bozmayın!

Bugün, dünden daha güçlü olun, çünkü hayallerinize kavuşmanıza sayılı saatler kaldı!..

Ah ÖSYM ah!

ÖSYM, yine ezdin geçtin.

Sınavlardaki amacın, en iyi öğrencileri seçmek mi yoksa gençlerimizi değersizleştirmek mi?

Yüzde 15-20 için yüzde 85’i yerin dibine sokmak ne kadar doğru?

Sorular, yine, ortalama lise öğrencilerine göre değil, en iyi okullara göre hazırlanmış.

Mezun olduğu okulun en iyileri bile patır patır dökülürse hiç şaşırtıcı olmaz.

Sorun o öğrencilerin yeterince çalışmamaları değil, aldıkları dersler ile sorulan sorular arasındaki orantısızlık!..

Özellikle matematik sorularını çok iddialı olmayan liselerden mezun olan adaylardan kaçı verilen sürede çözer?

Cevabını samimiyetle biz verelim:

Yüzde 90’ı çözemez!

Hele ki pandemi dönemi öğrencileri, hele ki meslek lisesi, imam hatip ve tabela Anadolu lisesi mezunları.

Onlara ne verdik ki ne istiyoruz?..

Ayırt edici zor sorular olmaz mı?

Elbette olur ama bu sınava sadece ‘nitelikli’ okul öğrencileri ve yeni mezunlar girmiyor. Fen liseleri ve kolejlere göre hazırlanmış yeni nesil testleri, mezuna kalan eski adaylar ile meslek lisesi, imam hatip ve tabela Anadolu lisesi mezunları nasıl çözecek?..

Ne olur birazcık insaf!..

Sınav her şey değil!

Bugün de zor sınavlar var.

Sonuç ne olursa olsun, nasıl geçerse geçsin, sakın ola kendinizde kabahat aramayın. LGS sonrasında olduğu gibi çocuklarınıza asla yüklenmeyin. Eğitim adına ne verildi ki ne isteniyor?

Ve şunu asla unutmayın:

Eğitimdeki en temel kurallardan biri de her çocuğun, her gencin başarılı olacağı bir alanın olduğudur.

İlgi, yetenek, beceri ve hayaller işte bu yüzden önemlidir.

Kişisel değerleri ciddiye almayan hiçbir eğitim modeli bugüne kadar başarılı olmadı.

Olmayacak da. Bizdeki bu inat niye onu anlamak da mümkün değil!..

Sadece eğitim sistemimiz değil, sınav sistemimiz de baştan aşağı yanlış.

Bu nedenle, ne olur dünkü ve bugünkü sınav sonuçlarına göre kendinize ya da çocuklarınıza bir değer biçmeyin!

Nasıl ki çok başarılı bir sınav sonucu her şey değilse, kötü geçen bir sınav da hayatın sonu değildir.

Bu sınav sistemi sanki herkes NASA’da uzay mühendisi olacakmış gibi akademik bir dayatma içerisinde. Evet, teori çok önemli ama matematik sevmeyen biri de hayatta başarılı olabilir.

Hayallerinizden asla vazgeçmeyin.

Akan su gibi çocuklarımız da eninde sonunda yolunu bulacaktır. Yeter ki onlara güvenelim, değersizleştirilmelerine izin vermeyelim.

İyi okul, iyi sınav, iyi meslek, iyi şirket yoktur, iyi öğrenci vardır.

Çocuklarınıza inanın, yeteneklerini geliştirin, hayallerini destekleyin, arkası gelecektir!..

Özetin özeti: Yıllardır süren zor günler pek çoğunuz için artık geride kaldı. En azından bunun mutluluğunu yaşayın. Bu kadarını bile kendinize çok görmeyin!..