Uzaktan eğitim yüz yüze eğitimin yerini alır mı?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk’un “Salgın bitse de uzaktan eğitim artık kalıcı olacak” sözleri tartışmaları da beraberinde getirdi.

Peki, uzaktan eğitim, açık öğretimde olduğu gibi yüz yüze eğitimin yerini alabilir mi?

Eğitime, uzaktan dijital destek elbette çok önemli ve mutlaka olmalı ama asıl derslerin yerini alacak şekilde değil de destek materyali olarak değerlendirilse daha iyi olmaz mı?

Daha da önemlisi, uzaktan ya da yüz yüze eğitim için ders seçimi hangi kriterlere göre yapılacak?

Bugüne kadar olduğu gibi yine giriş sınavları ve çıkan soru sayıları mı esas alınacak?

Sınavlarda soru sorulan dersler yüz yüze yapılacak, Resim, Beden Eğitimi, Müzik ve Sosyal Bilimler dersleri, nasıl olsa sınavda ya hiç soru çıkmıyor ya da birkaç soru

var diye uzaktan eğitime mi havale edilecek?..

Neresinden bakarsanız bakın, fazlasıyla tartışmalı bir konu ve çok su kaldırır.

Zor karar

Pandemi döneminde alışkanlıklarımız çok değişti. Bunların başında da eğitim geliyor. Yüz yüze eğitimi neredeyse unuttuk gibi. Elbette keyiften değildi ama hibrit eğitimin kalıcı hale getirilmesi, ne kadar doğru? Böylesi bir karar alınırken yeterince düşünüldü mü, en önemlisi de öğretmen, öğrenci ve velilerden görüş alındı mı?

Bakan Selçuk, “Salgın bitse de uzaktan eğitim artık kalıcı olacak. Uzaktan eğitim dönemi, güçlüklerin yanında büyük fırsatlar da getirdi. EBA altyapımızı güçlendirdik.

Hibrit modelini uygulamaya ilişkin ciddi bir deneyimimiz oldu. Birçok okulumuzun buna ilişkin altyapısı uygun. Bundan sonraki süreçte hangi derslerin yüz yüze, hangi derslerin uzaktan yapılabileceğine ilişkin çalışmalardan sonra yeni yol haritası belirleyeceğiz” demiş!..

Enteresan bir açıklama!

Bilindiği gibi eğitim ve öğretim iki ayaklı bir süreç. Hadi diyelim ki öğretimi bir şekilde uzaktan gerçekleştirdiniz, peki ya eğitim ne olacak?

Her dersin kendisine göre kazandırması gereken davranışlar yok mu? Bunlar için yüz yüze eğitim gerekmez mi? Öğrencileri okuldan soğutmaz mı? İlgi alanlarının başka noktalara kaymasına neden olmaz mı?..

Okul dışı saatler?

Olayın elbette sadece ekonomik boyutu yok, çocuğunun eğitimine yetemeyen aileler de var, anne baba çalışan aileler de çok.

En önemlisi de uzaktan eğitim kapsamındaki öğrenciler okul dışı saatlerini nasıl değerlendirecek?

Her mahallede yeterince spor alanları, etkinlik merkezleri, oyun alanları var mı?

Pandemi döneminde yüz yüz yüze eğitimin önemi çok daha net bir şekilde anlaşılmadı mı?..

Evet, devlete maliyeti yüksek ama daha çok okul ve daha çok öğretmen, daha doğru bir çözüm olmaz mı?

Uzaktan eğitimin artıları kadar eksileri de göz önünde bulunduruluyor mu?..

Anketten hayır çıktı!

Twitter’da dün yaptığım ankette şu soruyu sordum:

Uzaktan eğitimin kalıcı hale gelmesine ve hibrit eğitim çerçevesinde bazı derslerin uzaktan eğitim kapsamına alınacak olmasına nasıl bakıyorsunuz?

Cevaplar ilginç:

Çok doğru bir karar (yüzde 15), Kesinlikle yanlış (yüzde 40), Yenilikçi bir açılım (yüzde 17), Çok problem yaratır (yüzde 28).

Görünen o ki yüzde 68 böyle bir karara sıcak bakmıyor. Doğru olan, ben yaptım oldu dayatması değil, ikna edici olanı yapmaktır!..

Paydaşlar ne diyor?

Peki, bu konuda MEB dışındaki, eğitimin diğer paydaşları ne diyor? İşte gelen yüzlerce mesajdan birkaçı:

- Bir tane faydası yok uzaktan eğitimin. Çocuklar asosyal tiplere dönüştü. Öğretim çok eksik, eğitim zaten yok. Az okul, az öğretmen, az yük gözüyle bakılıyor. Kalite, verim gelecek ne olur, düşünen kim?

- Online eğitim berbat bir şey, neden devam edilecek anlamadım. Çocuklar evlere kapansın, depresyona girsin diye mi?

- Uzaktan eğitim olmaz! Çocuklar en iyi yaparak yaşayarak öğrenir. Sınıfta bir öğretmen o çocuğu görmeli, çocuk da öğretmenini. Uzaktan eğitim pandemi zorunluluğu olarak kalsın. Neden, daha fazla okul açalım, sınıflarda kişi sayısını azaltalım yoluna gidilmiyor?

- Eğitim çocuğun gözünün içine bakarak olur, uzaktan zoraki öğretim olur. Çocuğun kalbine, ruhuna, uzaktan dokunulmuyor maalesef. Salgın sürecinde 5. sınıfa giden oğlum tablet bağımlısı oldu. Kontrolünü yapamıyorum, başında değilim çünkü!

- Uzaktan eğitim insanı asosyal ve teknoloji bağımlısı yapar. Hareketsiz, obez bir yaşam sunar. Sıcacık bir öğretmen gülüşünü, dokunuşunu asla ve asla veremez. Bence salgından sonra da uzak duralım.

- Öğretmen arkadaşım çocuğunun fotoğrafını attı. Dersi telefondan açmış. Koymuş yanına. Çocuk maç izliyor. Babası durum bu diye çekip bize gönderdi.

- Uzaktan eğitimi salgın dönemi mecburiyeti olarak kabullendik, öyle kalsın lütfen. Eğitim, özellikle belirli bir yaş grubunu kapsayan eğitim, uzaktan olamaz.

Özetin özeti: Eğitimde tasarruf olmaz!