Yeni üniversiteler, yeni fakülteler açılmasın mı?..

Yükseköğretimde okullaşma oranında OECD ülkeleri arasında ilk sıradayız.

Fena mı oldu?

Olaya nereden baktığınıza göre durum değişir. Esnaf memnun, gençler mutsuz! Çünkü üniversite mezunu işsizler sıralamasında da şampiyonluğu kimseye bırakmıyoruz!..

Yeni tartışma konusu ise yeni üniversite ve fakültelerin açılıp, açılmaması yönünde.

Peki, yeni yükseköğretim kurumları açılmasın mı?

Elbette açılmalı.

Neden? Çünkü yapılan tüm araştırmalar önümüzdeki 20 yıl içerisinde bugünkü mesleklerin yüzde 70’inin yok olacağı ve yerine yeni mesleklerin öne çıkacağı yönünde!

Peki, yeni meslek erbabını kim yetiştirecek? Tabii ki üniversiteler.

İşte bu noktada, yeni açılacak üniversite ya da fakültelere, gözü kapalı karşı çıkmak yerine, açılacak fakülte ve yüksekokulların hangi sektörlere yönelik olacağına, gençlerin ve ülkemizin yaşam kalitesine ne oranda katkıda bulunacağına bakmak gerekir!

Eğer yeni üniversite ve fakülteler, geleceğin mesleklerine yönelik ise alkışlanmalı, işsizler kervanına yeni mağdurlar kazandıracak ve mesleğin kalitesini dibe vurduracaksa sorgulanmalıdır!..

Gerekli miydi?

Türk Tabipleri Birliği (TTB) İkinci Başkanı Ali İhsan Ökten, yeni fakültelerle tıp fakültesi sayısının 127’ye yükseldiğine işaret ederek, “Boş buldukları her binayı tıp fakültesi yapıyorlar” dedi. Türk Ceza Hukuku Derneği Başkan Yardımcısı Kazım Yiğit Akalın, hukuk fakültelerine ilişkin hedeflere işaret ederken “Sanki hiç yokmuş gibi iki yeni fakülte açılmasının akıl ve mantıkla izah edilebilir bir tarafı yok” değerlendirmesi yapmış!

Haksızlar mı?..

İsterseniz gelin bu noktada, yeni kurulan fakültelere bir göz atalım:

- Batman Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi.

- İstanbul Galata Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi.

- İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi.

- İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi.

- Mardin Artuklu Üniversitesi Tıp Fakültesi.

- Muş Alparslan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi.

- Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Hukuk Fakültesi.

- Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi.

- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi.

- Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kayseri Tıp Fakültesi.

Hoca var mı?

Anadolu üniversitelerinde fiziki altyapı bir şekilde sağlanıyor hatta çok güzel kampüsler de yapılıyor ama öğretim üyesi kadrosu oluşturmak ve mezunlara istihdam olanağı sağlamak pek de o kadar kolay olmuyor!

İşte bu yönde gelen sorulardan bazıları da şöyle:

- Bu diş hekimliği, hukuk ve iktisadi, idari ve sosyal bilimler fakülteleri hangi ihtiyacı karşılamak için kuruluyor?

- Bu alanlarda halen mevcut olan okullardan mezun olmuş yıllardır işsiz, iş bekleyen on binlerce genç varken, hâlâ bu okullardan açmak hangi planın parçasıdır?

- Halen mevcut pek çok üniversitedeki fakültelerde gerek sayı, gerek nitelik açısından yeterli hoca bulunamazken, bu yeni fakültelere nereden hoca bulunacak?

- Daha yeni, YÖK Anadolu projesi ile genç diye isimlendirdikleri üniversiteler ile kıdemli diye isimlendirilen üniversiteler arasında bir nevi taşımalı eğitim uygulaması hedeflenmişken, yeni fakülteler açarak, kıdemli üniversitelerdeki eğitim kalitesi daha da aşağıya çekilmiş olmaz mı?..

Görev dağılımı

Siyasetin görevi, halkın beklentilerini yerine getirmektir. Üniversite sayısının bu kadar artması bu yüzden. Kurumların görevi ise planlama yapmak ve açılan üniversitelerin içini doldurmaktadır.

Ülkemizde yükseköğretim konusundaki planlamaları YÖK, öğrenci alımını ÖSYM, kalite denetimini Yükseköğretim Kalite Kurulu, iç donanımı, misyon

ve vizyonu üniversiteler, lojistik desteği de ille de “Üniversite

ve şu fakülteleri isteriz” diyen kentler gerçekleştiriyor.

İşte bu noktada, siyasetten önce asıl onların sorgulanması gerekmez mi?

Siz hiç bunlardan birinin bugüne kadar bu konuda çıkıp bir görüş beyan ettiklerine ya da görevlerini layıkıyla yerine getirdiklerine şahit oldunuz mu?..

Gençlerimiz en büyük hazinemiz. Onları ne kadar doğru yönlendirir ve ne kadar iyi eğitim verirsek, geleceğimiz o kadar müreffeh olacaktır!..

Özetin özeti: Üniversiteler aklın ve bilimin Kâbe’sidir. Attıkları her adım çok önemli. İşte bu yüzden kuruluş ve varlık nedenleri yeniden gözden geçirilmeli, yoksa çok daha derin hayal kırıklıkları yaşanabilir!..