YÖK Başkanı, üniversitelerin misyonu, tercihler ve ÖSYM?

YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın görev süresi gelecek hafta sona eriyor.

Bu kritik dönemde, yola onunla mı devam edilecek yoksa onsuz mu?

Yekta Hoca, YÖK’ü ve üniversiteleri en iyi tanıyan isimlerden biri.

YÖK Başkanlığı’nı bir derebeyliğine çevirmedi, tam aksine, yetkilerini paylaştı.

Karınca gibi çalıştı ama vitrine asla çıkmadı.

Hep kaliteden yana olsa da yapamadıklarıyla değil, yaptıklarıyla anılmak istedi.

Siyasetin gölgesinde kaldı. Gücünün yetmediği konular, yettiği konulardan daha çoktu! 3. Dönem şansı tanınırsa, kesinlikle daha özgür bırakılmalı. Yok eğer yeni bir isimle yola devam edilecekse de ikinci bir Bulu süreci yaşanmamalı!..

İtibar erozyonu

Tam da tercihler öncesinde, üniversitelerimizin halkın gözündeki yeri konusunda nabzı yoklamak için Twitter ve Instagram’da minik bir anket yaptım.

“Sizin gözünüzde üniversiteler hangi noktada?” sorusunu yönelttim. Seçenekler, geniş bir yelpazedeydi. Sonuçlar içimi cız ettirdi.

Üniversitelere karşı bir soğukluk vardı ama bu kadarı aklımın ucundan dahi geçmezdi. Görünen o ki diplomalı işsizler, üniversitelere olan güveni ve bakış açısını oldukça etkilemiş!

İşte sonuçlar:

İşsizliği oyalama merkezi (yüzde 83)

Bilim üretim merkezi (yüzde 1)

Ticarete can suyu (yüzde 14)

Geleceğin altın anahtarı (yüzde 2)

YÖK mü, ÖSYM mi, rektörler mi, başka makamlar mı ya da hepsi birden mi, kim ilgilenir bilmiyorum ama üniversitelerimizi yeniden en itibarlı konuma getirmek hepimizin görevi olmalıdır.

Üniversitelerin lokomotif değil, son vagon olduğu bir ülke, geleceğini zora sokar, hedeflerine zor ulaşır!..

Tercih kurbanları

Üniversiteye giriş maratonunda en önemli süreç sınavlar gibi görünse de daha önemli olanı tercihler. Hatalı bir tercih sıralaması tüm hayallerinizi yok edebilir.

ÖSYM’nin tercih süresini 8 günle sınırlandırması inanılır gibi değil.

Adaylar, puanlarına en uygun üniversiteleri bu kadar kısa sürede nasıl gidip, görüp karar verecek?..

ÖSYM’nin takvimine göre üniversite sınav sonuçları 4 Ağustos’ta açıklanacak. Tercihler ise 5-13 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek.  Çok kısa bir süre!

Sınavlara hazırlık süreci yıllarca sürüyor ama geleceğe yön veren tercihler için sadece 8 gün süre veriliyor!

Sınav sonuçları muhtemelen çoktan değerlendirilmiştir. Daha erken açıklanamaz mı ya da tercih süresi uzatılamaz mı?

Hemen her yıl yüz binlerce aday yanlış tercih sıralaması yüzünden tercih kurbanı oluyor.

Kazansa bile ya kayıt yaptırmıyor ya da kayıt yaptırsa da bir sonraki yıl tekrar sınava girip bölüm değiştiriyor.

“Madem öyle, araştırmalarını şimdiden yapıp, son dakikaya bırakmasın” diyenler mutlaka çıkacaktır.

Dışarıdan bakıldığında doğru bir uyarı gibi gözükse de pratikte uygulanabilir değil. Çünkü puanınızı, yüzdelik diliminizi, daha da önemlisi Türkiye sıranızı bilmeden hayal kurmak farklı riskleri beraberinde getirir. Yani cebinizdeki parayı bilmeden alışverişe çıkmak gibi bir şey ve derin hayal kırıklıkları yaratabilir.

Hemen her yıl yüz binlerce üniversite öğrencisi ve üniversite mezununun yeniden sınava girmesi ya da öğrenim gördüğü alanın dışında çok farklı işlerde çalışıyor olması işte bu yüzden.

Ne olur tercihleri aceleye getirmeyelim, bu konuda adayları ve yakınlarını olabildiğince bilgilendirelim!..

Tercihler süresince hep yanınızda olacağız.

Tek öğrencimiz bile kendini bir anda çok da istemediği bir kentte, üniversitede, fakültede bulmamalı!

Onların mutsuzluğu ülkemizin mutsuzluğu olur.

Özetin özeti: Üniversiteler başımızın tacı olmalı ki geleceği çok daha güçlü inşa edelim.