Bölgede kim ne istiyor?

Akdeniz, Doğu Akdeniz, Ege, Suriye...

Bölgede kim ne istiyor? Ve kim kimi neden destekliyor?

Bu soruların yanıtı birbiri ile bağlantılı.

Türkiye’nin tavrı net. Barış istiyor, uzlaşma istiyor, haklarını istiyor.

Yunanistan ne istiyor? Yunanistan her şeyi istiyor. Bir tek uzlaşma istemiyor.

Akdeniz benim, Ege benim diyor.

Fransa ne istiyor? Türkiye’nin Suriye’deki terörle mücadelesinden sonra uzlaşmamak için her şeyi yapıyor. Yunanistan’ın Akdeniz gelişmelerindeki en büyük destekçisi.

Fransa ayrıca silah ve uçak satmak istiyor.

Hayali de AB’nin ve bölgenin lideri olma.

Yunanistan ve Fransa, AB’nin Türkiye’ye yaptırım kararı vermesini istiyor.

Almanya ve İtalya ise nasıl orta yol bulunur diye görüşmeler yapıyor.

AB’nin ay sonunda yapacağı zirvede ‘AB’nin ne istediğini’ göstermesi açısından çok önemli.

AB oyunlara alet olmamalı ve hakkaniyetli karar vermeli.

Çünkü Yunanistan’ın Akdeniz’deki kıta sahanlığını gösteren Sevilla haritası hayali çocukları bile güldürüyor. 

Öncelikle şunun bilinmesi lazım.

Türkiye, bölgedeki hakkını korumak için her şeyi yapacak.

Hak-kından vazgeçmeyecek.

Gemimiz rutin bakım için geri döndü, ama yine gidecek.

Yani geri adım yok.

Bakım sürecini eğer gerçekten barış istiyorsa Yunanistan fırsata çevirebilir.

Ama abileri izin verir mi bilmiyorum.

Özetle adım atma sırası Yunanistan’da.

Uzlaşma istediğini göstermeli ve somut adımlar atmalı.

AB barış fırsatını iyi değerlendirmeli ve şımarık çocuğunu yola getirmeli.

OKULLAR AÇILSIN MI AÇILMASIN MI?

Okullar açılsın mı açılmasın mı?

Bugünlerde en çok tartışılan konulardan biri bu.

‘Risk yüksek virüs daha çok gezecek’ deniyor.

Çocuklar mesafe ve maske konularına nasıl dikkat edecek?

Bakanlık yetkilileri açıklamalar yapıyor ama bir çok veli ‘şimdilik göndermem’ diyor.

Bu konuda 2 kere 2 eşittir 4 etmiyor.

O nedenle daha çok tartışılacak gibi gözüküyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca salgının sonunun yakın olduğunu söyledi.

O zaman okulların açılmasını da biraz daha erteleyebiliriz diye düşünüyorum.

Bölgede kim ne istiyor

BURASI NERESİ SİZCE?

Bir mahkeme salonu.

Karar vericilerin yüzleri örtülmüş.

Verdikleri karar hala lanetleniyor.

Yer Yassıada. Yıl 1961.

Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam kararlarının alındığı salon.

Şimdiki adı Hasan Polatkan Spor Salonu ve 27 Mayıs Müzesi.

Burası şimdi Demokrasi ve Özgürlükler Adası...

İSTANBUL’DA SANAL DEPREMLE RİSK TARANIYOR

İstanbul için deprem önlemleri masada.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile neler yaptıklarını konuştuk.

Kurum sanal depremlerle İstanbul’da her bina için risk taraması yaptıklarını söyledi.

Kurum şunları dile getirdi:

“Akıllı şehirler projemiz kapsamında deprem ve sel gibi afetlere karşı önlemler almak için tüm illerimizi ve ilçelerimizi kapsayan 3 boyutlu şehir modelleri hazırladık. Dijital şehir verilerini internetten kurumlarımızın paylaşımına açtık. Gerçek zamanlı simülasyon çalışmaları başlattık. Şu an deprem ve sel gibi doğal afetleri sanal ortamda simüle ederek risk tespitleri yapabiliyoruz.

Deprem simülasyonu çerçevesinde İstanbul özelinde binalara gerçek zamanlı deprem ivmesi verilerek alınacak tepkimeler raporlanacak ve İstanbul’da her bir bina için deprem risk durumu ortaya konulacak.”