Abdullah Karakuş

Abdullah Karakuş

akarakus@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Peru’ya  El Turco damgası

İnka medeniyetinin başkenti Peru, gizemli, mistik ve keşfedilmemiş toprakların coğrafyası.

Dünyanın 7 harikasından biri seçilen, dağın zirvesinde bulutların içinde saklanan Machu Picchu antik kenti, bütün gezginleri Peru’ya çekiyor.

Bizim yolumuz da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Peru’ya yaptığı resmi ziyaret nedeniyle buralara düştü.

Ziyaretin bu düzeyde Türkiye’den Peru’ya gerçekleşen ilk ziyaret olarak tarihe geçtiğini de not edelim.

Yol uzun, aktarmalı olarak 25 saate yakın bir uçuş yapmanız gerekiyor İstanbul’dan Peru’ya ulaşmak için.

Haberin Devamı

Başkent Lima’ya gelince önce kendinizi Pakistanvari bir atmosferde hissediyorsunuz.

Küçük motosiklet taksiler ve koşuşturmalı kalabalıklarla karşılaşıyorsunuz.

Lima’da biraz daha zaman geçirince fakirliği de hissediyorsunuz. Bu defa da Afrika geliyor aklınıza.

“Neredeyim” sorusuna cevap ararken kendinizi okyanus kıyısında buluveriyorsunuz.

Dev dalgalar üzerinde sörf yapanlar sizi, “vur patlasın çal oynasın” bir havaya sokuveriyor.

Peru’ya  El Turco damgası

Latin Amerika ülkesi Peru uzak olmasına karşın Türk iş adamları için fırsatlar ülkesi olma yolunda ilerliyor.

Antalya’daki falezlerin üstündeki evler çıkıyor karşınıza.

Gitgide binaların yapıları da insanların yüzlerindeki ifade de değişiyor. Bu defa da zengin Peru’yu görmeye başlıyorsunuz.

Peru’daki 30 milyon nüfusun üçte birinin Lima’da yaşadığını öğreniyorum. Kalabalık bir başkent.

Güney Amerika’daki Kızılderili kökenli nüfusun en yoğun olduğu üç ülkeden biri Peru.

Peru’ya  El Turco damgası

Osmanlı izleri

Yoksulluk sınırının altında olanlar çok fazla.

Kırsaldan şehre göç sosyal problemler getirmiş. Güvenlik sorunu var. Fakirlerle zenginleri ayıran semtlerin arası duvarlar örülmüş.

Zenginlerin oturduğu villaların çevresi kalın duvarlarla kapatılmış, yetmemiş üzerine elektrikli tel engeller konulmuş.

Suç oranı yüksek. Hırsızlığı önlemeye çalışıyorlar.

“İşlek olmayan yerlerde yalnız dolaşmayın” uyarısı alıyorum.

Peru’nun tarihinde ve sonrasında Osmanlı’nın önemli olduğunu öğreniyorum.

Haberin Devamı

İspanya işgalinin yaşandığı yüzyılda saldırılar ve salgın hastalıklar nedeniyle yerli halk yok olmuş.

İşgücü ihtiyacı için ilk olarak Afrika’dan köleler getirilmiş. Kölelik yasaklanınca Çin ve Japonya’dan işçiler gelmiş.

19. yüzyılda ise Ortadoğu coğrafyasından göç eden, Osmanlı belgesiyle El Turco diye adlandırılan Araplar gelmiş Peru’ya. Ve çok derin izler bırakmış.

Peru’da Türkleri seviyorlar. Deprem felaketindeki yardımlaşma hiç unutulmamış. Peru’da yaşayan Türkler, 2007 yılındaki Peru depreminde ilkyardımlarda aktif çalışmış. Peru medyasının bu yardımlaşmaya dönük haberleri Türklere sempatiyi artırmış.

Peru’ya yerleşen bir Türk’ün açtığı dönercinin uluslarası zincirlerden daha fazla müşteri aldığını öğreniyorum. El Turco isimli dönercinin altı şubesi var.

Türk dizileri de çok tutmuş Peru’da. En çok izlenen dizi, “Fatmagül’ün suçu ne?” olmuş. İkinci sırayı ise, “Binbir Gece” almış.

Dizilerin kahramanları çok seviliyor.

Yeni doğan erkek çocuklarına “Onur”, kız çocuklarına “Şehrazat” ismi verenlerin sayısı az değil.

Haberin Devamı

Peru medyasından meslektaşlarımız Türkiye’ye gelerek kahramanlarla röportajlar yapmış.

Yeni açılım alanı oldu

TİKA, Peru’daki sokak çocuklarının rehabilitasyonu, eğitimi ve barınması için STK’lara destek oluyor. Eğitimler sayesinde 2 bin 300 çocuğun uyuşturucu tüketimi yüzde 90 oranında önlenmiş.

TİKA, Peru Tarım ve Sulama Bakanlığı ile de ortak birçok proje yürütüyor. Türkiye için yeni ekonomik işbirliği coğrafyası Peru. Doğal kaynakları çok zengin.

Türkiye, pazarlarını çeşitlendirmek istiyor. Peru’da aynı arayış içinde. İki ülke vatandaşları vizesiz seyahat edebiliyor. Peru, Türkiye için yepyeni bir alan.

Güney Amerika açılımı yapan Türkiye, Erdoğan’ın işadamlarıyla gerçekleştirdiği ve sonrası gelecek ziyaretlerle ticari ilişkileri artırmayı hedefliyor.

Erdoğan, Peru’daki açıklamalarında, “Biz Peru’yu herhangi bir ticari ortak olarak değil, bölge açısından önemli bir ticaret üssü olarak görüyoruz” mesajı vermişti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Dışilişkiler Başkanı Ayşe Sözen Usluer ile Güney Amerika turunu konuştum. Latin Amerika ülkelerinin küresel ekonominin yükselen aktörleri olduğunu belirtiyor Usluer.

“Türkiye’nin bölgeye ilgisi 1. derecede ekonomik ve ticaridir. Türkiye’den bakıldığında uzak coğrafya olarak görülen bu bölge Türk yatırımcılar için yepyeni ve bakir bir pazar. Önemli anlaşmalara imza atıldı. Tabiri caizse iki ülke devlet başkanları stadyumu ve sahayı hazırlıyor. İşadamlarına golü atmak düşüyor. Bölge iş ortaklıkları açısından güven verici. Osmanlılar bölgeyi 19. yüzyılda keşfetti. Yeni başlayan açılım ise Türklerin Latin Amerika’yı yeniden keşfi niteliğinde” diyor.

Erdoğan’ın gezisi bize yeni Yeni El Turco rüzgarının haberini veriyor.