Adil Yıldırım

Adil Yıldırım

yazaradilyildirim@gmail.com

Tüm Yazıları

Yaz aşklarında öyle süslü, iddialı cümlelere yer yoktur. Yaz mevsimi sadece anı yaşamamıza izin verir. Hayat sadece ‘şimdi’den ibarettir ve yaşadığımız andan keyif alabilmek yaz aşkının felsefesini oluşturur

Mevsimler ruh halimizi etkiler ve her mevsim farklı bir duyguyu beraberinde getirir. Örneğin sonbahar ayrılığın ve hüznün mevsimidir, son derece yoğun yaşanan bir yaz aşkının ardından sonbahar gelince herkes kendi yoluna gider ve yaz gecelerinin coşkusundan eser kalmaz. Bunun tam aksine; ilkbahar mevsimi yorucu geçen bir kışın ardından ruhumuzun yeniden canlanmasına neden olur ve yaşam sevincimizde muazzam bir yükseliş yaşanır. İlkbahar doğadaki canlanmayla karnımızda kelebeklerin uçuştuğu bir heyecanı bizlere getirir. Yaz mevsimi ise aşkın ve heyecanın doruk noktasıdır ve yaz mevsiminde yaşanan aşkların kendine göre gizemli kuralları vardır.

Haberin Devamı

Yaz aşklarının gizemli dünyası

1 Yaz mevsiminde insan aşka âşık bir ruh halinde dolaşır. Âşık olmak, sevgisini göstermek ve sevilmek ister; yaşam sevinci artmış hayata daha çok bağlanmıştır. Yaz mevsimi için adeta insanı depresyondan çıkaran mevsim diyebiliriz; günler uzar geceler kısalır, kumsallar ve yazlık mekânlar dolup taşar. Dolayısıyla coşkuyla hareket eden bir insan âşık olmayı ister, karşısına çıkan ve belki de normalde onu hiç etkilemeyecek birisine bile âşık olmaya hazırdır. Duyuları açık, sevgiyi ve ilgiyi hissettiği anda kendini kaptırabilir.

2 İnsanlar neşede buluşurlar. Birlikte gülmek ve eğlenmek yaz mevsiminin birleştirici gücünü oluşturur. Kumsalda hemen yanınızdaki şezlongda oturan kişiyle sohbet etmeye başlarsınız, amacınız sadece o anda içinizdeki coşkuyu paylaşmak olabilir; çünkü kendini iyi hissetmek böyle bir şeydir, başkalarıyla paylaştıkça çoğalır. Tanışırsınız ve sohbet ilerledikçe akşama buluşma planları yapılır, birlikte gidilecek mekânları konuşursunuz. Mizah anlayışınız uyduğu ölçüde ve birlikte ne kadar eğleniyorsanız o kadar aşka yakın olduğunuzu hissedersiniz. Sanki uzun yıllardır tanışıyormuş gibi bir duygu sizi esir alır ve onun her esprisi sizi güldürmeye başlar. Artık ne söylediğinin pek bir önemi yoktur; birisini beğendiğimiz zaman onun her söylediği bize sempatik görünür.

Haberin Devamı

3 Anı yaşarız. Yaz mevsiminin belki de en dikkat çekici özelliği budur; eğlenmek, neşeli vakit geçirmek ve sadece anı yaşamak. Yaz aşkına kapılıp hemen evlilik planları yapmaz insanlar, eğer yaz aşkı eylüle ekime ve sonrasına uzanıyorsa planlar başlayacaktır, fakat sadece yaz mevsimiyle sınırlıysa gelecek planları gündeme gelmez. Yaz gecelerinde deniz kıyısında bir kumsalda dalgaların sesini dinleyip dolunayı izlerken kimse bir an sonrasını bile düşünmek istemez. Yaz mevsimi sadece anı yaşamamıza izin verir. Hayat sadece “Şimdi”den ibarettir ve şu an dışında elimizde hiçbir şey olmadığına göre, yaşadığımız andan keyif alabilmek yaz aşkının felsefesini oluşturur. Dalgalarının sesini dinlerken “Biz ne olacağız?” ya da “Ne zaman evleniriz?” gibi sorular, kimsenin aklına gelmez. O an sihirlidir ve şüpheye düşüren sorular, yaz aşkının büyüsünü bozar.

Haberin Devamı

4 Yaz aşkında iddialı cümlelere yer yoktur. Bir yaz gecesi tanıştığı kadına “Daha önce böyle âşık olmadım” diyen bir adam, yaz aşkının yazılmamış kurallarını ihlal eder. Bir erkeğin daha ilk tanışmada öyle yoğun duygulara giremediğini her kadın bilir ama inanmak ister bazıları bu cümlelere. Oysa yaz aşklarında belki tüm mevsim birlikte geçirilir, fakat süslü cümlelere, ilanı aşklara yer yoktur. Birlikte sessizce günbatımını izlemek yoğun romantizm içerir ve hiçbir cümle bu kadar güçlü gösteremez duyguları. Anı yaşamak ve birlikte güneşlenmek iki insan arasındaki en büyük mesafeleri bile ortadan kaldırır. Aşk yaz mevsiminde bir başkadır.