Kongre mektupları hafife alınmamalı

Son iki haftada ABD Kongresi’nde Türkiye aleyhine iki mektubun Joe Biden yönetimine yollanması sonrasında, Türk kamuoyunda bu mektupların etkili olmadığına ilişkin yorumlar paylaşılmaya başlandı. Son olarak Türkiye’ye F-16 verilmemesine yönelik mektubun öncülüğünü Yunanistan kökenli Kongre üyeleri yapsa da aralarında 1 Türk dostluk grubu üyesinin (Brian Fitzpatrick) de olduğunu belirtmekte fayda var.

Açıkçası, Kongre üyelerinin Başkan ve bakanlara yolladığı mektupların dikkate alınması gerektiğine inanıyorum. Öncelikle, Beyaz Saray yönetimi, Kongre’den gelen mektupları dikkatle okuyor ve not ediyor. Yani Kongre’nin görüşlerini önemsiyor. İkincisi, mektuplar Beyaz Saray yönetimine yollandığından bunun halkla ilişkileri yapılabiliyor ve kamuoyu algısı oluşturabiliyor. Üçüncüsü, yerel eyaletlerden baskı sonucu gelebilecek mektup ve tasarı önerileri gerçekleşirse, Kongre üyeleri, seçmenin güvenini kazanıyor. Dördüncüsü, bazı Kongre üyelerini yönlendirebilen lobi firmaları, çalıştıkları müşteriye karşı “artı” kazanç sağlamış oluyor. Beşincisi, mektuba öncelik eden Kongre üyeleri meslektaşlarından destek almak amacıyla bunu imzaya açıyor. Tabii bu imza sürecinde, konuyu çok bilmeyen veya ortada kalan Kongre üyeleri de, mektupların etkisiyle olumlu veya olumsuz bir taraf haline gelebiliyor.

Olumlu sonuç

ABD Temsilciler Meclisi’nde önemli bir Kongre üyesinin Türk kökenli özel kalem müdürü olarak çalışan ve pek çok mektubu hazırlayan bir isimle konuştum. Kendisi, mektuba kaç kişinin imza attığı, imza atan Kongre üyesinin bilinirliği, üyenin liderlik veya komite başkanlığının olup olmadığı ve tabii ki nihai sonucun ne olduğunun açıkça belirtilmesinin önemine dikkat çekti. Aynı şekilde, mektubun basın, seçmen ve kampanya amaçları açısından hem Kongre hem de Beyaz Saray yönetimi için de bir tür “olumlu sonuca” sahip olması gerektiğini belirtti.

Aynı kişi ”Kongre mektuplarımıza, sorgularımıza ve yazışmalarımıza cevap almak, her zaman bir protokoldür. Mektupta bir imzamız olsa bile her zaman kurumlar arasında yazılı iletişim kurduk” diyor. 

Kongre mektupları hafife alınmamalı

Kim ya da kimlerin yazdığı önemli

(Edward Whitfield - Türk Dostluk Grubu Eş-Kurucu Başkanı / Emekli Kongre Üyesi)

Nisan 2001’de Demokrat Parti Florida Milletvekili Robert Wexler, Cumhuriyetçi Parti Kentucky Milletvekili Ed Whitfield ve Cumhuriyetçi Parti Texas Milletvekili Kay Granger’in ortak girişimleriyle Türk-Amerikan Dostluk Grubu kurulmuştu. Kuruculardan Ed Whitfield ile mektup konusunu konuştum. Öne çıkan başlıklar:

Her yönetim, önem kriterlerini Kongre üyesi veya Senatör ile olan ilişkisine, hizmet verdiği komitelere ve üyelerin prestijine göre belirler,

Mektubun iyi yazılmış olması ve ilgili tüm noktaları basit, anlaşılır bir anlatımla kapsaması da önemli,

Bazen bildiğiniz gibi basit telefon görüşmeleri de oldukça etkili olabiliyor,

Seçmenden Kongre üyesine gelen mektuplar da, görüşlerin politikacılara ve çalışanlarına iletilmesinde önemli bir yöntemdir. Bu görüşler toparlanarak, uygun olduğu görülürse, Beyaz Saray yönetimine yollanır.

Glasgow Zirvesi’nde neler bekleniyor?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı (COP26) bugün başlıyor. COP26, Paris İklim Anlaşması’nın imzalandığı 2015’ten bu yana kaydedilen gelişmenin değerlendirileceği ilk zirve olacak. Son 6 yıla bakarak neler başarıldığı ve hangi konularda başarısız olunduğunun muhasebesi hem dünya liderleri hem de iklim konusunda uzmanlar değerlendirecek. Bu programa, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ve ekibinin de büyük destek verdiğini belirteyim. Glasgow İklim Zirvesi’nden beklentileri iki uzmanla konuştum. İşte satır başları:

‘Türkiye güçlü bir sinyal gönderdi’

(Bruno Pozzi, BM Çevre Programı Avrupa Ofisi Direktörü)

Zirveden beklediklerim: Emisyon açığını kapatmalı ve dünyayı yüzyılın sonuna kadar küresel ısınmayı 1.5 dereceyle sınırlandırmanın yolunu bulmalıyız,

Söz verildiği gibi, iklim değişikliğine uyum için her yıl 100 milyar ABD dolarının, gelişmekte olan dünyaya gittiğini görmemiz gerekiyor,

Paris Anlaşması’nın kural kitabına son şeklini vermeliyiz. Bu, örneğin, emisyon kesintilerini raporlamak için bize ortak bir zaman çerçevesi verecektir,

Türkiye, Paris Anlaşması’nı imzalayarak ve ulusal katkılarını sunarak güçlü bir sinyal gönderdi,

Mevcut iklim taahhütleri nihai bir varış noktası değil, daha güçlü küresel iklim eylemi oluşturmak için bir başlangıç noktası olabilir,

UNEP olarak, karar vericilere harekete geçmelerine yardımcı olacak bilim ve politika önerileri sunar.

‘Önemli adımlar bekliyoruz’

(İpek Gençsu, Overseas Development Enstitüsü)

Glasgow İklim Zirvesi’nde devletlerin iklim değişikliği konusunda bir dönüm noktasında olduğumuzu kabul ederek, fosil yakıt dönemini geride bıraktığımıza dair önemli adımlar atmalarını bekliyorum,

Ülkelerin kendi enerji tüketimlerini yenilenebilir kaynaklardan sağlamalarının yanı sıra, aynı zamanda diğer ülkelere yaptıkları finansal desteklerin de artık fosil yakıtlara olmayacağına dair kararlar almaları ve bu kararları en yakın zamanda uygulamaları gerekiyor. Zirvede bu konuda yüksek gelirli ülkelerden önemli açıklamalar bekliyoruz,

Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı imzalaması kesinlikle çok önemli bir adım,

Bütün ülkelerin emisyonlarını, emisyonlara sebep olan fosil yakıt kullanımlarını, çok daha hızlı bir şekilde azaltmaları gerekmekte.

ABD’DE GÖZDEN KAÇANLAR

Yarın New Jersey ve Virginia’da “vali”, New York’ta ise “belediye” seçimleri var. Ayrıca Temsilciler Meclisi’nde boşalan 6 koltuk için de seçim var,

Los Angeles Başkonsolosu Kemal Arıkan’ın katili Sasunyan, sınır dışı edildi,

ABD Dışişleri Bakanlığı ile Temsilciler Meclisi Türk Dostluk Grubu Eş Başkanları, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı yayınladı,

Başkan Joe Biden görevdeki 276 gününün 108’ini kendi memleketi olan Delaware’de geçirmiş,

ABD yönetimi, Afganistan’a yaklaşık 144 milyon dolar insanı yardım yapılacağını açıkladı.