ABD’nin YPG ısrarının perde arkası

22 Şubat 2021

Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın, 13 şehidimiz için yaptığı talihsiz açıklama sonrası atılan geri adımın yankıları devam ediyor. Bununla birlikte son 1 haftada, ABD’nin Kuzey Irak üzerinden Suriye’ye yönelik askeri sevkiyatı ve Haseke’nin Ayn Divar yerleşiminde ABD ile YPG-PKK’nın bir askeri üs hazırlığında olduğunun ortaya çıkması gibi gelişmeler de yaşandı. Yani bir anlamda Joe Biden yönetimden ilk adımlar gelmeye başladı.

İşin ilginci ise, Amerika Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu arasındaki görüşme sonrası yapılan açıklamada, “Her iki taraf da Suriye’deki ihtilafın siyasi çözümü için işbirliğini güçlendirme sözü verdi” denilmesi. “Acaba bu işbirliği neden askeri alanda gerçekleşemiyor?” diye sormadan edemiyorum. Ayrıca tuhafıma giden konulardan biri de Savunma Bakanı Hulusi Akar ile ABD’li mevkidaşı Lloyd Austin’in hala bir telefon görüşmesi yapmamış olması. Bununla birlikte ABD’nin, PKK konusunda Türkiye’ye istihbarat akışını kesmiş olması da bir başka tuhaflık elbette.

Peki Washington neden terör örgütü YPG/PKK’dan vazgeçmiyor dersiniz:

ABD’nin Türkiye dahil bazı komşu ülkelerle çıkar çatışması yaşaması,

DAEŞ’le mücadelenin devam etmesi (en büyük neden),

İran ve Rusya’nın varlığından rahatsızlık duyması,

Mültecilere destek...

Ayrıca ABD başkentinde bir kesimin “sözde Kürdistan” hayali içinde olduğunu hatırlatalım... Bununla birlikte son üç dönemdeki Beyaz Saray yönetimleri, DAEŞ’le mücadele için en iyi ortağın YPG/PKK olduğunu savundu hep. Hatırlanacağı üzere Başkan Biden da, 2019’da, Türkiye’nin Suriye’deki operasyonlarına karşı çıkmış, Trump yönetimince YPG’lilere ihanet edildiğini öne sürmüştü.

Yazının devamı...

Kongre’de ikinci mektup yolda!

15 Şubat 2021

ABD Senatosu’nda 45. Başkan Donald Trump’ın azledilmesi için yapılan 5 günlük görüşme ve oylamadan beraat kararı çıktı. Bu hafta hem Senato hem de Temsilciler Meclisi bir hafta kapalı olacak. Kongre, gelecek haftadan itibaren kendi gündemine dönecek. Gündemde Başkan Joe Biden’ın ajandasındaki icraatlar için Kongre ile pazarlıklar, bakan adaylarının onaylanması, ekonomik paketin geçirilmesi gibi konular olacak.

Trump aklandığından, bu hafta içinde kendisine yakın Amerikan kanallarında bolca açıklama yapmasını bekliyorum. Tabii, özellikle Kongre’deki Cumhuriyetçilerin bundan sonra Trump ile ilişkilerinin ne şekilde olacağı da merak konusu.

Bu haftaya dikkat!

Tüm bunların arasında Biden yönetimi, ilk 25 gün içinde Türkiye’ye ilişkin yazılı ve sözlü toplam 5 açıklama yaptı. Açıklamalar “Türkiye bizim için önemli müttefik ama ...” diye başladı. Bu “ama...”ların ardından, devamında insan hakları, S-400, 15 Temmuz darbe girişimi ve “SDG’ye (YPG-PKK) desteğe devam” açıklamaları geldi.

Bu arada Trump’ın azil davası sürecinde, 54 senatör Türkiye aleyhine çok ağır bir mektup yazdı. Türkiye-ABD Parlamentolar arası Dostluk Grubu Başkan Mehdi Eker, insan haklarından duyulan memnuniyetsizliğe FETÖ’cü Enes Kanter’i örnek gösteren, Türkiye’nin Azerbaycan’a desteği dahil her konuda eleştiriler yönelten mektuba AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti milletvekillerinin de imza attığı ortak bildiriyle cevap verdiklerini açıkladı. Bu yazılı cevap önemli ama ABD başkentine partiler üstü ziyaretlerin ivedilikle yapılması anlamlı olacaktır.

Geçen hafta bazı görüştüğüm Kongre üyeleri, Türkiye aleyhine ikinci bir mektubun, Temsilciler Meclisi’nde imzaya açıldığını söyledi. Yani bir haftada 2 mektup olacak...

Durum neden kötüleşiyor?

Yazının devamı...

Biden ve Trump yönetimlerinin benzer Türkiye politikaları

8 Şubat 2021

ABD’de gündem tamamen iç politikaya odaklı devam etse de, Başkan Joe Biden, ilk resmi ziyaretini ABD Dışişleri Bakanlığı’na yaptı. Bakanlıkta yaklaşık 3 saat geçiren Biden, dış politikayla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Almanya’dan asker çekilmeyeceği, Yemen’e desteğin duracağı gibi birçok konuda detaylı açıklama yaptı. En önemli mesajıysa, Rusya ve Çin’e yönelikti. Biden hasımlarına, “Ayağınızı denk alın, diplomasi geri dönüyor!” dedi.

Başkan Biden, dış politikada ipleri, 20 yıldır yanından ayırmadığı Antony Blinken’e devretmiş görünüyor. Dışişleri Bakanı Blinken, son 10 günde 30’un üzerinde farklı ülkenin dışişleri bakanlarıyla görüşerek, “iç politika dış politikadır, dış politika da iç politikadır” mesajını vermeye çalışıyor.

Başkan Biden’ın ziyareti sonrası, yakından tanıdığım bazı bakanlık çalışanları ile konuştum. Hepsi çok mutlu ve bakanlığın tekrar kurumsal bir yapıda çalışacağını belirtiyor. Zira bakanlıktakilerin, eski dışişleri bakanı Mike Pompeo’nun birçok kariyer diplomatını çemberden çıkarması nedeniyle rahatsız olduğu biliniyordu.

5 konuda aynı duruş

Tabii ki bizi ilgilendiren konu, Türkiye-ABD ilişkileri. Üç günde üç Türkiye açıklaması geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki olaylar ve LGBTİ karşıtı söylemlere tepki gösterdi, ABD’nin 15 Temmuz darbe girişiminin destekçisi olmadığını açıkladı.

Aynı şekilde Pentagon Sözcüsü de, Türkiye’ye S-400 uyarısında bulundu. Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan bir telefon görüşmesi yapsa da, açıklamalar nedeniyle, açıkçası ikili ilişkiler açısında çok sağlıklı bir başlangıç yapılamadı denilebilir. Seçim döneminde hepimiz “Trump’ın devam etmesi mi, yoksa Biden’ın başkan seçilmesi mi ikili ilişkiler açısından daha iyi olur?” diye tartıştık. Gelin görün ki, Trump yönetimiyle Biden yönetiminin Türkiye konusunda 5 başlıkta benzer duruş sergilediğini görüyoruz;

- Türkiye, S-400den vazgeçsin,

Yazının devamı...

Başkentte sular durulmuyor!

1 Şubat 2021

Başkan Joe Biden’ın 20 Ocak’ta göreve başlamasından bu yana 13 gün geçmesine rağmen başkentte sular durulmuyor. Yemin töreni için görevlendirilen yaklaşık 25 bin Ulusal Muhafız’ın 5 bininin Mart ortasına kadar kalmasına karar verildi. Başkent sokaklarında asker ve askeri araçlara daha seyrek rastlasak da, Beyaz Saray ve Kongre çevrelerinde olağanüstü güvenlik önlemleri sürüyor. Washington D.C sokaklarında hala birçok işyeri, girişlerine koydukları tahtaları kaldırmadı. Açıkçası, başkentin normale dönmesi yaz aylarını bulur.

Zira güvenlik yetkilileri, eski başkan Donald Trump’ın Senato’daki azil davası gelecek hafta başlayacağından, saldırı ihtimallerinden bahsediyor. ABD İç Güvenlik Bakanlığı da, seçilmiş yetkililere ve federal binalara saldırı olasılığı bulunduğunu açıkladı. Temsilciler Meclisi’nde Demokrat Partili Vekil Alexandria Ocasio-Cortez ölüm tehditleri aldığı söylerken, Trump’ın azledilmesi için lehte oy kullanan 10 Cumhuriyetçi vekilin de yazılı tehditler aldığı bildiriliyor. Temsilciler Meclisi’nin 32 üyesi, Kongre Başkanı Nancy Pelosi’ye güvenlik zafiyeti ve kendilerine gelen tehditler üzerine mektup yazdı. Düşünebiliyor musunuz, halkın seçtiği vekiller, kendi seçmeninden korkan bir hale geldi. Sözün özü, başkentte huzur yok. Bu huzursuzluk ortamında ülke, bir de Kovid-19 ile mücadele ediyor. Aşı dağıtımındaki sıkıntılar sürerken, Washington Üniversitesi, 1 Mayıs itibariyle toplam can kaybının 594 bin 623’e ulaşacağı öngörüsünde bulundu. Bu, bugünden itibaren 1 Mayıs’a kadar 200 bin kişinin daha hayatını kaybedeceği anlamına geliyor.

Beyaz Saray’da değişim

Bu arada Başkan Biden ve ekibi, Trump ile ilgili tüm izleri nerdeyse silmiş durumda. Beyaz Saray’daki halılardan, tablolara her şey değişti. Biden çiftinin köpekleri “Champ” ve “Major”, Beyaz Saray’ın gözdeleri oldu. Trump döneminde Beyaz Saray’a girişlerdeki gevşeklik, Biden döneminde yok. Giriş ve çıkışlarda düzenli ateş ölçümünün yanı sıra PCR test sonucunun gösterilmesi isteniyor,

Aynı şekilde Beyaz Saray’da öyle bir hareketlilik var ki, ilk 10 gün toplantı üstüne toplantı yapıldığına şahit olduk. Bilhassa her gün basın toplantısı yapılarak, kamuoyuna daha net bilgiler veriliyor. Göreve gelişinden bu yana 40’ın üzerinde kararnameye imza atan Başkan Biden da, “Daha yeni başlıyorum” mesajını veriyor. Aynı şekilde Donuld Trump’ın yarattığı heyecan, Biden da yok. Yani Başkan Biden’dan nasıl açıklamalar geleceğini çok önceden rahatça tahmin edebiliyorsunuz.

Beyaz Saray demişken, “Türkiye ile telefon trafiği ne zaman başlayacak?” soruları gelmeye devam ediyor. Biden yönetiminin ilk sıraları İsveç, Yeni Zelanda, Güney Afrika gibi ABD dış politikasında çok önceliği olmayan ülkelere vermesi ilginç ve düşündürücü. Zira Türkiye tarafının görüşme talebine hala yanıt yok. Tabii ki kurumlar arasında bir telefon görüşmesi olacak ama neredeyse iki hafta olmasına rağmen, Türkiye ile temas olmaması bence iyiye işaret değil. Şayet bu hafta Ankara-Washington arasında bir telefon görüşmesi olursa, bunun da büyütülmemesi gerekiyor. Burada Türkiye’nin, Biden yönetiminin ilk tavırlarını iyi okuması lazım. Zira Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın, AB Resmi Temsilcisi ile birlikte, “Türkiye’yi Çin’le aynı kefeye koyarak ortak mücadele edilmesi gerektiği” şeklinde bir açıklama yapması hiç de iyi bir başlangıç değildi.

Yazının devamı...

Kararname rekoru kırdı...

25 Ocak 2021

ABD’nin 46. Başkanı Joe Biden’ın bugün Beyaz Saray’daki 6. günü. Geçen haftaki yemin törenini 39.7 milyon kişinin izlediği açıklanırken, bu rakam, Başkan Donald Trump’ın 4 yıl önceki yemin törenine göre 1 milyon kişi daha fazla. Ben de, Başkan Biden’ın 20 Ocak’ta mütevazı bir şekilde Beyaz Saray’a girdiği sahneleri yerinden, canlı olarak seyretmenin ayrıcalığını yaşadım. O gün Biden’ın ekibindekilerin heyecanı ve bahçede askeri tören için düzenlenen provaları da yakından tanık oldum. Önemli deneyimlerden biriydi diyebilirim...

Bununla birlikte Başkan Biden, ilk üç gününde 30 kararnameye imza atarak bir rekor kırdı. Bu kararnameler arasında Kovid-19 ile mücadele, ekonomik reformlar gibi birçok konu var. Önceki başkanların ilk haftalarındaki performanslarına baktığımda, Donald Trump 4, Barack Obama 8, George W. Bush 2, Bill Clinton 2 kararname imzalamış. Biden, bugün ticaret (Amerikan ürünü al), yarın adalet, Çarşamba günü iklim, Perşembe sağlık ve Cuma günü de göçmenlere ilişkin yeni kararnameler imzalayıp, açıklamalarda bulunacak. Her ne kadar Biden yönetimi, iç gündemle uğraşıyor gibi görünse de, bir hafta içinde dış politikayla ilgili bazı açıklamalarda ve hamlelerde de bulundu. İşte onlar:

- Kanada: Keystone XL isimli petrol boru hattı projesi iptal edildi.

- Rusya: Rus muhalif lider Aleksey Navalni’nin tutuklanması ve protestolarda gösterilen şiddete karşı kınama. Ayrıca Joe Biden’ın, Rusya’ya, süresi Şubat’ta bitecek “Yeni Stratejik Silahları Azaltma Antlaşması”nı (New START) 5 yıl daha uzatma teklifinde bulunacağı bilgisi de ortaya çıktı ve Beyaz Saray’dan teyit niteliğinde demeçler geldi.

- Paris İklim Anlaşması: Biden, Trump döneminde çıkılan İklim Anlaşması’na geri dönüldüğünü açıkladı. İklim Elçisi John Kerry, bugün Hollanda’daki programda bu konuda konuşacak.

- Dünya Sağlık Örgütü: Üyeliğe geri dönüldü.

- Irak:

Yazının devamı...

ABD tarihinde ‘ilk’leri yaşadık!

21 Ocak 2021

Dünyanın adeta nefesini tuttuğu tarihi yemin töreni, gayet renkli ve olaysız şekilde sona erdi. Eski başkanlardan ünlülere, yaklaşık bin kişinin katıldığı tören, soğuğa rağmen sıcak bir atmosferde gerçekleşti. Önceki yönetimi temsilen törene eski Başkan Yardımcısı Mike Pence gelirken, yerini alan Kamala Harris ve Başkan Joe Biden tarafından ilgiyle karşılandı. Harris ve eşi, tören sonunda Pence çiftiyle fotoğraf çektirmeyi ihmal etmezken, onları bizzat yolcu ettiler.

Her ne kadar Donald Trump, adını anmadan Biden’a başarı dilerken, bir de mektup bıraktığı söyleniyor. Ancak bu mektubun içeriği şimdilik belli değil. Bununla birlikte tıpkı Trump’ın yaptığı gibi, o da yemin sonrası yaptığı konuşmada Trump’ın adını geçirmeden “önceki yönetimler” demekle yetindi, bolca “birlik” mesajları verdi.

Bu arada başkentte 25 bin Ulusal Muhafız ile sağlanan güvenliğin etkisi görüldü. Askeri kamyonlar ve Ortadoğu’da görmeye alıştığımız askeri Hummer tipi araçlar, kentin merkez caddelerinin adeta dekoru haline gelmişti. Kentte büyük ve ciddi bir olay yaşanmazken, Biden yanlılarının kutlamaları göze çarptı.

Bununla birlikte güvenliğin sağlanması amacıyla alınan önlemler, Washigton halkını bezdirmiş durumda. Zira Beyaz Saray’ın içine girmek için 3 ayrı güvenlik noktasından geçtim, hem kimlik kontrolü yapıldı hem de üstüm arandı. Aynı şekilde tören nedeniyle alınan Kovid-19 önlemleri çerçevesinde ateş ölçümüm de yapıldı.

Yazının devamı...

Joe Biden hızlı başlıyor

18 Ocak 2021

Amerikan siyasi tarihinin “unutulmayanları” arasına girmeye aday yemin törenine iki gün kala, 25 bine yakın Ulusal Muhafız, başkentin her köşesini korumaya başladı. Sadece Kongre değil, başkentin neredeyse tüm caddeleri kapatılmış durumda. Birçok yerde tel örgüler yüzünden, istediğiniz yere gitmek yürüyerek bile zor.

Dünyaya demokrasi dersi veren ve on binlerce askerini başka ülkelere yığan “süper güç”, şimdilerde kendi başkentini büyük bir asker gücüyle koruyor diyebiliriz. Üstüne, hafta sonunda silahlı bir Amerikalının, sahte akreditasyonla Kongre’ye girmeye çalışması da büyük endişe yarattı. Şu an başkentte gördüklerimiz, sanki ABD’ye başka bir ülkeden saldırı olacakmış gibi hissettiriyor. Tabii, bu gerginliklerin tüm sorumluluğunu da Başkan Donald Trump’a yükleyen büyük bir kesim de var. Bu kadar büyük bir güvenlik önlemiyle, Trump taraftarlarının Çarşamba günü şiddet çıkaracağına ihtimal vermiyorum ancak bazı eyaletlerin federal binaları önünde ufak da olsa protestolar olması muhtemel görünüyor.

Tüm bu kaosa rağmen, iki gün sonra resmen Başkan olarak görevine başlayacak Joe Biden ise boş durmuyor. Son 5 günde Kovid-19 mücadele kapsamında 1.9 trilyon dolarlık ekonomik teşvik paketi, 100 günde 100 milyon aşı planı ve 7 kişilik Beyaz Saray Bilim Kurulu üyelerini açıkladı. Bununla birlikte Biden’ın, 20 Ocak’ta göreve başladığı gün 4 önemli başkanlık kararnamesini imzalayarak yürürlüğe koyacağı duyuruldu.

Çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin ABD’ye seyahat yasağı iptal edilecek,

Paris İklim Anlaşması’na dönülecek,

Öğrenci kredi borçları ödemeleri dondurulacak,

Federal binalarda maske zorunluluğu getirilecek.

Geriye dönüş...

Yazının devamı...