ABD’de Ukrayna alarmı

Son günlerde başkent Washington D.C’de ciddi bir Ukrayna alarmı söz konusu. Rusya’nın uzun zamandır Ukrayna sınırlarındaki askeri birliklerinin sayısını artırması ve Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçen hafta bazı donanma gemilerini Karadeniz’e yollama adımları, ABD’nin, “Rusya’nın bu ülkenin büyük bir bölümünü işgal edeceği yönündeki düşüncesini” artırdı! Evet yanlış duymadınız, Odessa dahil büyük bir bölümünü...

ABD’de Ukrayna alarmı

Peki ABD, şu anda bu konuda neler yapıyor? Washington, Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalede bulunmasını engellemek için zamanın azaldığına ilişkin Türkiye dahil müttefiklerini uyarırken, NATO içindeki Avrupalı üyeleri, Moskova’yı caydıracak ekonomik ve askeri önlem paketi geliştirilmesi konusunda birlikte çalışmaya teşvik ettiğini öğrendik. ABD’li yetkililer, Rusya’nın Ukrayna yakınlarında topladığı birliklerle ne yapmak istediğine henüz karar vermediğini ancak yığınağın ciddiye alındığını ve ABD’nin bunun bir blöf olduğunu düşünmediğini belirtebiliriz. Yani, Biden yönetimi, Rusya Devlet Başkanı Putin’in askeri harekâtı, Ukrayna’nın daha geniş bir bölümünde kontrolü sağlamak ve Moskova’yla daha fazla işbirliği yapacak hükümet kurulmasına yol açacak kadar ülkeyi istikrarsızlaştırmak için istediği konusunda giderek daha fazla ikna oluyor.

Diplomatik trafik

Geçen Cuma günü, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Ukraynalı mevkidaşı Oleksii Reznikov ile görüşürken, Genelkurmay Başkanı Mark Miley de Ukraynalı mevkidaşı Valery Zaluzhny ile telefonda Rusya’nın sınırdaki hareketliliği ve olasılıklar üzerinde konuştu.

Aynı zamanda, Ulusal istihbarat Direktörü Avril D. Haines’in, NATO büyükelçilerine Ukrayna’ya olası bir Rus askeri müdahalesi hakkında bilgi vermek için geçen hafta Brüksel’e gittiğini hatırlatmakta fayda var. ABD-Türkiye hattındaysa, Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın yaptığı telefon görüşmesinde, Ukrayna’nın da ele alındığını belirten ibareler dikkat çekici. Yakın zamanda, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in Rusya’ya yönelik açıklamalarının sıklaştığını da vurgulayalım. Stoltenberg, Ukrayna sınırındaki Rus kuvvetlerinin “büyük ve olağandışı” yoğunluğuna dikkat çekerken, Rusya’nın askeri birikimi konusunda şeffaflık göstermesi, gerilimi düşürmesi gerektiğini” söyledi.

Avrupa’da olasılıklar

Bu arada Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in siyaset sahnesinden ayrılmak üzere olması nedeniyle, taviz vermesi konusunda Ukrayna’ya daha az baskı yapılmakta. Zira Almanya’da bir koalisyon kurulmadan, Berlin’den çok fazla hamle beklememek gerek.

Öte yandan, artan enerji fiyatları, kışın daha da belirginleşmesi ve gaz rezervlerinin iyice azalması nedeniyle Avrupa ucuz Rus gazına daha bağımlı hale geldi. Rus enerjisine erişimi kaybetme korkusu, Avrupa’nın sert yaptırımlara verdiği desteği sınırlayabilir.

ABD, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı askeri açıdan harekete geçmesi durumunda, Avrupa ile girişeceği eylemler için “ortak bir reçete” oluşturmak istiyor. Rusya ekonomisinin yaptırımlara tabi olmayan kısımları olsa da, ABD’nin, yeni önlemlerin etkili olması için Avrupa’dan destek alması gerekecek. Rusya Devlet Başkanı Putin’in, Obama-Biden döneminde ABD ve Avrupa’nın, Rusya’nın Kırım’ı ilhakında yetersiz kaldığını bildiğini, bu yüzden yeni askeri operasyonlarda Batı’nın pek bir adım atamayacağını düşündüğünü söyleyen uzmanlar olduğunu belirtebiliriz. Aynı şekilde, NATO ülkelerinin, Belarus krizi ve Ukrayna sınırındaki askeri hareketliliğin eş zamanlı meydana geldiğinin farkında olması gerektiğini savunan bir kesim de var. Bunu dile getiren isimlerden biri de, Türkiye’nin de yakından tanıdığı eski Pentagon Temsilcisi Jim Townsend. “Putin çok hızlı hareket ediyor. Sanırım oyalayıcı şeylerden hoşlanıyor. Tüm gözler Belarus sınırında. Bu arada, Ukrayna’ya gitmek için ihtiyaç duyabileceği şeyleri bir araya getiriyor” dediğini hatırlatmakta fayda var.

Türkiye ne yapacak?

Türk-Amerikan ilişkileri her ne kadar gergin olsa da, Ukrayna konusunda olası gelişmeler, iki NATO müttefikinin yakın çalışmasını gerektirebilir. Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi nedeniyle, Ankara’nın Moskova’yı net şekilde eleştirdiğini biliyoruz. Ben, Amerikan ve Türk askeri yetkililerinin, daha sık diyaloğa gireceği bir döneme gireceğimizi düşünüyorum.

Aslında bir yıldan fazladır başkent Washington D.C’de Türkiye’nin Karadeniz’de gücü olması ve ABD’nin Anmara ile daha yakın çalışması gerektiğini belirten resmi ve sivil güvenlik uzmanları olduğunu da vurgulayalım. Rusya’nın, olası askeri operasyonlarının Türkiye’yi zorda bırakmaması için, NATO içinde alınacak tüm kararlara uymasını beklediğimi söyleyebilirim. Öte yandan başkent Washington’da, Putin’in Ukrayna’yı parçalamaya yönelik hem karadan hem de Karadeniz’i kullanarak atacağı adımlarda, NATO ve komşu NATO ülkelerinin neler yapabileceğine ilişkin ihtimaller üzerinde çalışılıyor.

FED Başkanı Değişecek mi?

Cumhuriyetçi Parti’ye yakın olan ve 5 Şubat 2018’de 45. Başkan Donald Trump tarafından atanan FED Başkanı Jerome Powell’ın yeniden başkanlığa getirilip getirilmeyeceği tartışma konusu olmuş durumda.

ABD’de Ukrayna alarmı

Birkaç hafta önce Powell, bu göreve yeniden gelebilecek kadar güçlü bir aday olarak görülürken, şu sıralar koltuğa FED Yönetim Kurulu Üyesi Lael Brainard’ın alması ihtimali belirdi. Neden mi? Yakın zamanda Brainard, Başkan Joe Biden ile bir görüşme gerçekleştirirken, iki Demokrat Senatör, Powell’ın tekrar seçilmemesi için Biden’a çağrıda bulundu. Powell’ın görev süresi Şubat 2022’de bitiyor ve şu anda kamuoyunda konuşulan ihtimaller Powell ile Brainard’tan yana.

Yine Trump döneminde atanan FED Yönetim Kurulu Üyesi Randal Quarles, Aralık ayının son haftasında Merkez Bankası’ndan ayrılacağını duyururken, FED Başkan Yardımcısı Richard Clarida’nın görev süresi de Ocak ayında sona eriyor. Yani Başkan Biden, FED’de istediği atamaları gerçekleştirecek bir konumda olacak.

Wall Street’te konuştuğum uzmanlar, Powell’ın görevini sürdürme olasılığının daha yüksek olduğunu söylerken, Hazine Bakanı Janet Yellen’in, FED başkanlık seçiminin siyasallaştırılmamasından yana olduğunu belirtiyor. Powell’ın en büyük rakibi olan Brainard seçilirse, piyasanın onu daha fazla “güvercin” olarak görebileceği, böylelikle hızlı hareket edip, faiz oranlarının daha yavaş yükselmesine neden olabileceği öngörülüyor.

Gözden kaçanlar

- Türkiye’yi tanıyan bir isim, Julianne Smith, ABD’nin yeni NATO Büyükelçisi oldu,

- Amerika’da bu yıl 8 bin 109 Türk öğrenci eğitim görüyor Geçen yıla göre Türk öğrenci sayısında yüzde 14.5 düşüş var,

- Yakın zamanda ABD Kongresi’nde Türk insansız hava araçlarının tartışıldığı bir açık oturum yapılacak,

- ABD’ye yeni Türk başkonsoloslar geliyor. Houston’a Serhad Varlı, Los Angeles’a Sinan Kuzum, Miami’ye Feyza Barutçu atandı,

- 25 Kasım Perşembe ABD’de Şükran Günü olduğundan, her yer tatil.