Suriye’de saklanan gerçekler

Türkiye ile Rusya arasında yapılan İdlib anlaşmasıyla Suriye’de gerginlik azalırken, Esad rejiminin bölgede kirli oyunları devam ediyor. Bu oyunlar Washington D.C’de de sıkça gündeme gelmeye başladı. Bilhassa ABD Suriye Temsilcisi James Jeffrey ve ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Kelley Kraft’ın Türkiye ve İdlib ziyaretleri sonrası, Trump yönetimi içinde “Suriye’yi ihmal etmeyelim” sesleri yükselmeye başladı.

Suriye’de saklanan gerçekler

ABD artık koronavirüsün yeni merkezi olurken, dünya bu virüsü yenmek için her türlü aşı ve ilacı da denemeye devam ediyor. En önemlisi de, devletlerin koronavirüsle mücadelesinin şeffaf şekilde kamuoyu ile paylaşılması. Dünya Sağlık Örgütü’nün Esad rejimine koronavirüs test kitleri yolladığı ancak bunların mülteci kampları dahil, mağdur olan bölgelere yollanmadığını öğrendik.

9 yıldır süren savaştan dolayı birçok hastane ya yıkılmış ya da kullanılamaz hale gelmiş. Aralık ayından bu yana 84 hastane ve sağlık tesisinin zarar gördüğüne, yüzlerce sağlık personelinin saldırılarda öldüğüne dikkatinizi çekmek istiyorum. Esad’tan kaçan Suriyelilere yönelik sağlık hizmetleri, özellikle Türkiye’nin destekleriyle belli bölgelerde devam etse de, koronavirüs tehdidi Suriye’de de yayılmaya başladı. Yakın zamanda konuştuğum, daha önce Suriye Dışişleri Bakanlığı’nda diplomat olarak görev yapmış Bassam Barabandi, Esad rejiminin Suriye’de koronavirüsten ölenleri saklandığını dile getirdi. Suriye’de, binlerce koronavirüs vakası olduğunu ve yüzlerce insanın hayatını kaybettiğini savunan Barabandi, bir süre sonra Türk sınırına yakın yerleşim kamplarında da büyük sıkıntıların yaşanrabileceğine dikkat çekti.

Rakamlar paylaşılmıyor

Yine yakinen çalıştığımız, bilhassa YPG-PKK ilişkisini net şekilde anlatan Washington D.C merkezli Amerikan Suriye Konseyi Direktörü Suzanne Meriden de, Esad rejiminin, kamuoyu ve Dünya Sağlık Örgütü’ne koronavirüslü hasta sayısına ilişkin bilgileri verilmediğini ve İran sınırında da ciddi virüs artışı olduğunu dile getirdi.

John Hopkins Üniversitesi’nin son verilerine göre İran’da 35 bin 408 kesinleşmiş vaka, 2 bin 517 hayatını kaybeden var. Suriye ile İran arasında yakın ilişki ve sınırdaki hareketliliği göz önüne alırsak, çoğu insan Suriye’de ciddi tehlike olduğunun farkında değil veya görmezden geliyor. Yine John Hopkins verilerine göre sadece 5 tane koronavirüs vakası olduğu  açıklandı. İlk vakanın ise 20 yaşlarında bir kadının Suriye’ye seyahati sırasında ortaya çıktığını açıkladı Suriye Sağlık Bakanı. Size bu açıklama inandırıcı geliyor mu?

Dünya Sağlık Örgütü dahil birçok uluslararası kurum, kuru demeçler vermek dışında, Türkiye’nin yaptığı gibi gerçek ihtiyacı olanlara yardımcı olamıyor. Uluslararası kuruluşlar nasıl Esad’ın yarım milyon masum sivili öldürmesine göz yumduysa, koronavirüs mücadelesinde masum halkı yalnız bırakma yolunda. Artık batının ve uluslararası örgütlerin, Esad rejimine gerekli  sert yaptırımları uygulaması, gerçek ihtiyacı olanlara yardımları ulaştırması gerekir, Yoksa acı üstüne acı yaşayan Suriyelileri koronavirüs ile başbaşa bırakacağız. Çok başarılı işler çıkaran AFAD Başkanı Dr Mehmet Güllüoğlu, Suriye’deki STK’larla yakından iletişimde olduklarını ve koronaviruse karşı kampları çok yakından izlediklerini söyledi.

ABD sağlık sistemi iflas mı etti?

Suriye’de saklanan gerçekler

Haftalardır, hem dünya hem de kendi medyası, ABD’nin koronavirüsle mücadelede eksikliğini vurguluyor. Yatak kapasitesinin azlığı, solunum cihazlarının yetersizliği, maske talebini karşılayamaması nedeniyle Başkan Trump, 1950 yılında, Kore Savaşı sırasında yürürlüğe giren Savunma Üretim Yasası’nı yürürlüğe tekrar koydu. Belli firmalara acilen tıbbi ventilatör üretme zorunluluğu getirerek ülkede ihtiyacın acilen kapatılmasını talep etti. Aynı şekilde New York bölgesine 4 ayrı mobil hastane kurulması çalışmaları sürerken, 1000 yatak kapasiteli gemi hastanesi New York’a geldi. Amerika’daki Türk toplumu olarak yıllardır sağlık sistemindeki sıkıntılardan dolayı sağlık ihtiyaçlarımızı Türkiye’de hallederken, dünyanın süper gücünde bu kadar acizliğin ortaya çıkması endişe verici. ABD’de toplam hastane sayısı 6 bin 146, yatak kapasitesi 924 bin 107 ve ABD’deki hastanelerin toplam harcaması da 1 trilyon dolar. Buna rağmen, New York gibi bir yerde koronavirüs vakalarına gerekli sağlık hizmeti verilemiyor ve durum gün gittikçe daha da artıyor.

Daha dün Los Angeles’ta Uber şoförü olan bir babanın 17 yaşındaki oğlu sağlık sigortası olmadığı için acil servise alınmadı ve kısa süre sonra vefat etti.

Tahliye bedeli 1400 dolar

Koronavirüs salgınıyla birlikte her ülke kendi vatandaşlarını ana vatanlarına geri getirmek için çaba gösteriyor. Hatırlanacağı üzere Türkiye, ilk günden Vuhan’daki vatandaşlarımızı özel operasyonla getirmişti. Daha sonra sistemli şekilde Avrupa’dan Türk vatandaşlarının yurda dönüşü sağlandı. Peki ABD’de durum ne? Geçen gün Dışişleri Bakanı Pompeo, 1000 ABD’linin yurda getirildiğini, sadece Guetamala’da kalan vatandaşların getirilmesi için uğraştıklarını açıkladı. Yalnız gelin görün ki her ABD’li vatandaşa 1400 dolarlık senet verip, ülkeye döndüklerinde bu miktarı ödemelerini istiyor. Yani kısa bir hesap, 1000 kişiden 1400 dolar alarak toplam 1 milyon 400 bin dolar tahsilat yaptı. Yani ‘Size emek verdim, uçakla getirdim’ diyerek masrafını aldı. Yanlış duymadınız? Geçen hafta da Almanya’da bir THY görevlisinin 10 kişiye ‘Türkiye sizin için uçak gönderdi, ülkenizin kıymetini bilin!’ videosu aklıma geldi.

Suriye’de saklanan gerçekler

2 trilyonluk pakette Türk Dostluk Grubu Eş Başkanı’nın katkısı

ABD Başkanı Donald Trump ülkesinin tarihindeki en büyük ekonomik teşvik paketini onayladı. Koronavirüs nedeniyle hazırlanan 2 trilyon dolarlık paket, önce Senato’dan sonrada Temsilciler Meclisi’nden geçmişti.

Kongre Küçük İşletme Komitesi Yüksek Üyesi ve Türk Dostluk Grubu Eş Başkanlarından Steve Chabotta Beyaz Saray’da imza töreninde bulundu ve kısa bir konuşma yaptı. Türk-ABD toplumunun yakından tanıdığı ve ikili ilişkilere ciddi destekte bulunan Chabot, imza töreninden sonra kendisiyle konuşmamda ekonomik kurtarma paketinde kritik destek maddelerinin olduğunu, küçük işletmelerin bu zorlu zamanda ayakta kalmasına vesile olacağını söyledi.

Paketin yasalaşmasıyla 3 hafta içinde Amerikalılara doğrudan ödeme yapılacak. Salgından en fazla etkilenen sektörlere 500 milyar dolarlık yardım ve milyonlarca aileye minimum 1200 doları bulan nakit ödemeler için 290 milyar dolar harcanması öngörülüyor. Ayrıca küçük ölçekli işyerlerine 350 milyar dolar kredi sağlanması, artan işsizlik maaşları için 250 milyar dolar ayrılması, hastanelere ve ilgili sağlık kuruluşlarına 100 milyar dolar yardım yapılması hedefleniyor. Başkan Trump’ın Ekonomi Danışmanı Larry Kudlow, FED’in 4 trilyon dolarlık likidite desteği ile aslında coronavirüs ile mücadele ekonomik teşvik paketinin toplamda 6 trilyon olduğunu dile getirdi.