Tek pozitif gündem: Ticaret ve enerji

Türk-Amerikan ilişkilerinde o kadar “donmuş sorun” var ki, başkent Washington D.C.’de, gelecek ay gerçekleşmesi beklenen Recep Tayyip Erdoğan-Joe Biden görüşmesinde birçok başlığın çözümsüz kalacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Gecen hafta, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Ticaret Odası üyelerine hitaben yaptığı konuşmada, 14 Haziran’da Biden’la görüşmesinin yeni dönemin habercisi olacağını açıklamıştı. Yani Ankara’nın Brüksel’e çok pozitif ve olumlu beklenti içinde hazırlık yaptığını, ancak Biden yönetiminde bu heyecan ve beklentinin olmadığını söyleyebilirim. Açıkçası “Bakalım Ankara hangi konuda geri adım atabilir?” havası var.

Tek pozitif gündem: Ticaret ve enerji

2002 yılında 6.4 milyar dolar olan Türkiye-ABD ticaret hacmi, geçen yıl 21 milyar dolar seviyesine ulaştı. Türkiye’de faaliyet gösteren yaklaşık 2 bin ABD firmasının ülkemizdeki operasyonlarından elde ettiği gelir ise 35.4 milyar dolar oldu. Yaklaşık 80 bin kişiyi çalıştıran ABD firmalarının Türkiye’deki mal varlığı ve değerleriyse 31 milyar dolar. Türkiye’nin ABD’ye doğrudan yabancı yatırımı ise yaklaşık 7 milyar dolar seviyesinde. Bu yılın Ocak-Mart döneminde ABD’nin ihracatında Türkiye 2.4 milyar dolarla 30. sıradayken, ABD’nin ithalatında 3.2 milyar dolarla 27. sırada yer alıyor.

Tek pozitif gündem: Ticaret ve enerji

Neler yapılabilir?

Ben Türkiye-ABD ilişkilerinde ticaret alanında büyük fırsatların olduğunu inanıyorum. Ve bu çerçevede bazı önerilerim var:

- 100 milyar dolarlık ticaret hedefine yönelik yol haritasının çizilmesi ve ortak komite kurulması,

- Türkiye’nin, TTİP (ABD-AB Serbest Ticaret anlaşması) içine alınması veya TR-ABD arasında direkt Serbest Ticaret anlaşması çalışmaların yapılması,

- ABD’nin çelik/alüminyuma uyguladığı ilave tarifelerin kaldırılması,

- Türkiye’nin, ABD’li firmalarla daha yakın ilişkide olması ve yatırım güvencesi çerçevesinde risklerini azaltacak paketler sunması,

- Türkiye’nin önemli ticaret odaların reklam amaçlı çalışma yerine ciddi sonuç odaklı çalışmalara yönelmesi,

- ABD’ye yatırım yapacak firmaların iyi bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi,

- Türkiye’den iş heyetlerinin, kişisel alışveriş yerine profesyonel iş gezisine gelmesi,

- Enerji ve teknoloji alanında fırsatların acilen değerlendirilmesi,

- Türkiye’nin ABD’de belirli yerlerde açtığı ticaret merkezlerinin aktifleştirilmesi...

‘ÜST DÜZEY EKONOMİK DİYALOG İSTENİYOR’

Geçmiş dönemde ortak programlar yaptığımız ABD Ticaret Odası, iki ülkenin ticaret hacmini artırmak için çok uğraşıyor. Bu anlamda da hem Türkiye’ye ziyaretleri hem de Türk firmalara yol göstericiliği ile önemli bir kurum. Ticaret Odası Ortadoğu ve Türkiye İcra Direktörü Jennifer Miel ile gelecek dönemdeki beklentiler konusunda konuştum.

Tek pozitif gündem: Ticaret ve enerji

İşte kısa başlıklar:

- ABD iş dünyası, Dışişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Ticaret Ofisi içindeki ikili mekanizmalar aracılığıyla sürdürülebilir bir üst düzey ekonomik diyalog görmek istiyor. Başkanlık desteğiyle koordine edilecek bu diyalog, iş dünyasının güvenle ticaret ve yatırım yapabilmesine yardımcı olacaktır,

- İstihdam merkezli ticaret politikaları göz önüne alındığında, ABD yönetiminin, Türkiye’deki pazara erişim reformlarını desteklemeye devam etmesi bekleniyor,

- Türkiye’nin küçük ve orta ölçekli işletmelere, dezavantajlı topluluklara, kadınlara ve yönetimin iklim hedefleri konusundaki politikalarıyla uyum sağlamasına yönelik sunduğu fırsatları vurgulaması da önemli,

- Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen Türk firmalarına tavsiyem: Eyaletler arasında birçok farklı yatırım teşviki ve farklı iş ortamı vardır. ABD Ticaret Odası’nın ABD Türkiye İş Konseyi ve devlet ekonomik yatırım ofisleri gibi kuruluşlar bu fırsatlara ulaştırmaya yardımcı olmak için burada,

- Türkiye-ABD iş dünyası için fırsat alanları: Hem LNG hem de yenilenebilir kaynaklar, sağlık, dijitalizasyon, teknoloji girişimlerine ve KOBİ’lere yönelik yatırım, tedarik zinciri entegrasyonu ve havacılık.

LNG KONFERANSI DÜZENLENİYOR

Son zamanlarda Türkiye-ABD ilişkilerinde, özellikle de enerji alanında ciddi bir kıpırdanma olduğunu görüyoruz. ABD’nin tüm LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) firmalarının üyesi olduğu LNG Allies (LNG Dernekleri) yarın büyük bir Türk-ABD LNG konferansı düzenliyor.

Tek pozitif gündem: Ticaret ve enerji

Başkanı Fred H. Hutchison ile program öncesi konuşmamdan satır başları:

- Yapacağımız panelin amacı Türk yetkililer aracılığıyla üyelerimizin hem Türk doğalgaz pazarındaki son gelişmeleri öğrenmesi hem de Türkiye’deki sektör liderleriyle etkileşime girebilmeleri,

- Türkiye, ABD LNG ihracatçıları için önemli bir pazar. Son 12 ayda Türkiye, ABD’nin LNG ihracatında dünyada 8., Avrupa’da ise 3.en büyük pazarı oldu,

- Amerikan doğal gazının esnekliği, güvenirliği ve fiyat rekabet gücü Türk şirketlerince takdir ediliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin ihracatımız için büyüyen bir pazar olacağını öngörüyoruz. Bu ilişkiyi daha da güçlendirmek için Türk şirketlerinin ABD LNG tedarikçileriyle uzun vadeli sözleşmeler imzalamasını umuyoruz,

- Doğal gaz ve LNG’nin geleceği parlak. Pandemi döneminde bile LNG’ye talep yüzde 2 artarak 360 milyon metrik tona (MMT) ulaştı. 5 yıl içinde, küresel LNG talebinin yaklaşık 420 MMT’ye yükselmesi bekleniyor ve ABD en çok LNG ihraç eden ülke olacak.

Düşünce kuruluşlarının önemi

 Düşünce kuruluşları, politika odaklı araştırma, analiz ve tavsiye üreten, böylece politika yapıcılar ve halkın kamu politikası hakkında bilinçli kararlar almasını sağlayan araştırma ve analiz kuruluşlarıdır. Pennsylvania Üniversitesi’nin son raporuna göre dünyanın 85 ülkesinde 8 bin düşünce kuruluşu bulunuyor. Raporda ABD’den 2 bin 203, Çin’den 1.412, Hindistan’dan 612, İngiltere’den 515 ve Türkiye’den ise 53 düşünce kuruluşu bulunuyor. Listenin ilk 20’sinde ABD’den 6 kuruluş bulunuyor ve 1. sırada Carnegie Endowment Rand Kurumu görünüyor. Sadece fikir vermesi açısından Rand kurumunun yıllık geliri 740 bağışçı ile 349 milyon dolar! “2020 Dünyanın En İyi Savunma ve Ulusal Güvenlik Düşünce Kuruluşları” listesine Türkiye’den EDAM (Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi), 19. sıradan girmiş durumda.

Tek pozitif gündem: Ticaret ve enerji

Peki Biden ekibinde kimler, hangi düşünce kuruluşlarında yer almış?

 Dışişleri Bakanı Antony Blinken: CSIS (Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi)

Hazine Bakanı Janet Yellen: Brookings Enstitüsü

CIA Başkanı: Carnegie Endowment

Ulusal Guvenlik Danışmanı Jack Sullivan: Carnegie Endowment

Enerji Bakanı Jennifer Granholm: Şikago Üniversitesi Politika Enstitüsü

Başkan Biden’in bile 2018’de kendi önderliğinde kurduğu “Penn-Biden Merkezi” adlı bir düşünce kuruluşu bulunduğunu, hatta şu anda Donald Trump yönetiminde görev almış birçok eski bakanın düşünce kuruluşlarında uzman olarak çalıştığını belirteyim.

ABD’DE GÖZDEN KAÇANLAR:

- Başkan Joe Biden altyapı, eğitim ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik harcamaları artıracak 6 trilyon dolarlık bütçe teklifini açıkladı,

- Ulusal Muhafızlar’ın Kongre’deki görevleri sona erdi,

- ABD’de yetişkinlerin yüzde 51’i iki doz aşısını yaptırmış durumda.