Antik Meles Çayı nerede? (1)

Tarihe meraklı İzmirlilerin Homeros’un adını aldığı Meles Çayı’nın “Yeşildere mi, Halkapınar Deresi mi yoksa Bornova Çayı mı olduğu” şeklinde bitmeyen bir gündemi vardır. (Homeros’un asıl adı Meles’in çocuğu anlamına gelen Melesigenes’dir) 

Değerli dostum İlhan Pınar’ın İzmir Yazıları 2 kitabını okuyan okuyucularım varsa konu onlar açısından büyük oranda açıklığa kavuşmuştur aslında ama ne yazık ki kitap okuma alışkanlığımız yok.

Milliyet Ege Yazarı kent gözlemcisi dostum Orhan Beşikçi geçtiğimiz günlerde İlhan Pınar ile bir mülakat yapmış. İnternet haber sitesi kentyaşam.com da yayınlanan mülakatta konu yine Meles olmuş.

Yazım alanımız yeterli olmayacağı için 2. bölümü önümüzdeki hafta yayınlanmak üzere İlhan Pınar’ın anlatımlarından yola çıkarak bu konuyu üç başlık halinde değerlendirelim.

Antik Meles Çayı nerede (1)

Yeşildere olabilir mi?

1675 yılında İzmir’e gelen seyyah ve arkeolog Jakop Spon, Strabon’un, “Meles Çayı’nın antik Smyrna şehir duvarlarının dibinden geçtiği” şeklindeki  tasvirinden yararlanarak Yeşildere’yi (Kemer Çayı) Melez olarak anan ilk isim olmuştur. Spon’un bu saptaması kendinden sonra kente dair araştırma yapanlar tarafından kabul görmüş ve kullanılmıştır. Evet, Yeşildere (Kemer Çayı) Jakop Spon’un 1675 yılında geldiği İzmir Şehri’nin hemen dibinden geçiyordu ama Homeros’un yaşadığı dönemdeki İzmir, o İzmir değildi. Homeros’un yaşadığı dönemdeki İzmir rahmetli Ekrem Akurgal Hoca’nın ömrünü verdiği Bayraklı’daki Tepekule’de idi. Yeşildere’nin Antik Meles Çayı olmadığına dair bir diğer önemli kanıt da bu derenin antik isminin “Meles” değil “Kaleon” olduğunun neredeyse net olarak biliniyor olmasıdır. Yeşildere’nin (Kemer Çayı) antik dönemdeki isminin Kaleon olduğunu kayıtlara geçiren ilk kişi 1824-1828 yılları arasında İzmir’le ilgili araştırmalar yapan Baron Anton Prokesch von Osten’dir. Yeşildere’nin antik dönemdeki adının Kaleon olduğuna dair en yeni ve en önemli kanıt da Prof. Dr. Akın Ersoy Hoca başkanlığında Kadifekale’nin hemen alt kısmında yapılan tiyatro kazılarında yakın zamanda bulundu. Kazılarda ortaya çıkarılan bir antik çeşmenin kitabesinde “Bu su Kaleon’un suyudur” şeklinde bir ibare yer alıyordu.

Bu bilgiler ışığında Antik Meles Çayı’nın günümüzdeki Yeşildere (Kemer Çayı) olmadığı söylenebilir.

Halkapınar Deresi olabilir mi?  

İzmir’e gelen pek çok seyyah ve tarihçi Antik Meles’in Halkapınar deresi olduğundan söz eder. Ancak Strabon’un, “Meles Çayı’nın antik Smyrna şehir duvarlarının dibinden geçtiği”  şeklindeki tespiti ile Halkapınar ve Antik Smyrna (Tepekule) arasındaki mesafe uyumlu değildir. Yazar İlhan Pınar da yakın zamana kadar Halkapınar Çayı’nın denize döküldüğü bölgenin büyük bir bataklık olduğunu ve bu nedenle Homeros’un yaşadığı dönemde denizin daha içerilerde olabileceğini Halkapınar Deresi’nin çok küçük bir su akıntısı ya da belki de denizle iç içe bir su kaynağı olabileceğini dile getiriyor. Öte yandan coğrafyacı ve gezgin Pausanias’ın 1800 yıl önce, “Smyrnalılar, “Pek kaliteli suyu olan ve kaynaklarında Homeros’un şiirlerini yazdığı bir mağara bulunan Meles’in sahipleridir.” cümlesiyle söz ettiği Meles eğer Halkapınar deresi olsaydı kaynağına yakın bir yerlerde insan yaşamına uygun bir mağaranın olması gerekirdi.

Biraz aklınızı karıştırmış olabilirim ama yazımızın gelecek haftaki bölümünde elimden geldiğince konuyu netleştirmeye çalışacağım…

Görüşmek üzere…