Anneleri hatırlatan motifler

Bana öyle geliyor ki anne eşittir “ömrünü evladına adayan fedakâr canlı” tanımlarının sonuna yaklaşmaktayız. Bu Anneler Günü’ne özel reklam kampanyalarında bile nihayet farklı temalar ağırlık taşımaya başlamıştı. Tabii ki annelere elektrik süpürgesi, efendim tost makinesi, mikser gibi “sürpriz” hediye fikirleri hâlâ tamamen ortadan kalkmış değil ama en azından farklı ihtimallere; mutfağa hapsolmamış, bisiklete binen, tablet kullanan, laboratuvara girip bilimsel araştırmalar yapan, yetmezmiş gibi süslenip gezen annelere de rastladık. Az şey değil. Biz anneleri ilkokul okuma fişlerinden sosyal bilgiler kitaplarına kadar mutfakta reçel yapıp turşu kurar, salonda örgü örer, masa başında da bizim ödevlerimize yardım ederken görerek büyüdük. Oldum olası çalışan bir anneye sahip olduğumdan sık sık “Birinden birinde bir tuhaflık var ama nerede?” duygusu taşıdığımı hatırlıyorum. Bizde reçelleri neden annem yapmıyordu? Neden sabahları giyinip boyanıp evden çıkıyordu?

Neyse artık reklamlarımız bile yavaş yavaş toplumsal cinsiyet eşitliğinden yana minik adımlar atmaya başladığına göre doğru yoldayız. Kadınlar Günü, Anneler Günü gibi günlerde bari kadını erkek üzerinden öven söylemlerine (Bizi biz yapan kadınlarımız, hayatı öğreten analarımız vs.) bir ara veriyorlar. Belki diyorlar bu anne kişisi için hayatta en büyük mutluluk evladına en zahmetsiz şekilde kek yapabilme ihtimali değildir. Belki onun da başka emelleri vardır ve bu “annelik duygusuna” mâni değildir. Yani bu “anne” hâlâ senin benim gibi insandır ve çocuğuyla da paylaştığı - paylaşacağı daha farklı şeyler vardır aslında.

Anneleri hatırlatan motifler

Bütün bu minik gelişmelere bakıp memnun olmayı denerken “Anneler Günü’ne özel otobüs” haberi düştü ajansa. Gene pembe bir otobüs herhalde diye açtım, bazı halk otobüsleri bugüne özel otobüs düşünmüşler. “Annelere bedava mı demek acaba?” diye bir baktım, öyle ya, gezsinler rahat rahat. Yok, “anneleri hatırlatan motiflerle” süslenmiş bu otobüsler. Nedir onlar? Tahmin edeceğimiz gibi stetoskop, mikroskop falan değil. Dantel, ev terliği, kurabiye. Mesaj net; annelerin yeri tartışmasız olarak ev, işleri de dantel işlemek ve kurabiye pişirmek. Etkinlikler burada bitmiyor, bir de görevli kadın personel, binenlere, “Terli terli su içme, eve geç kalma” gibi nasihatler veriyor.

Çok rica ediyorum bir düşünün, yokluğunda annenize dair özlediğiniz şey gerçekten bu mu? İşlediği dantel ve size ettiği nasihatler mi? Böyle bir genel “anne” hali olabilir mi? Hangimizin annesi diğerine benziyor? Kimi güzel şarkı söyler mesela, durup dururken sesini özlersiniz, bir çiçek görürsünüz, burnunuza onun kokusu gelir, hayatta çok çuvalladığınız bir anda zamanında anlayamadığınız bir cümlesi gelir oturur kalbinizin orta yerine, “Keşke şu anda sorabilseydim ne demek istediğini” dersiniz. Sıkıştığınızda danışmak, bunaldığınızda konuşmak, sevindiğinizde gülüşmek istersiniz. Anne böyle biridir. Kurabiye neymiş, dantel neymiş? Sanırım terlik fırlatmadıkları için şükretmeliyiz, o kesinlikle daha yaygın bir Türk annesi motifi çünkü.