Aşı olmayanların ifşası hak ihlali midir?

Toplumun genelini ilgilendiren bir sağlık sorunu kişisel olarak algılanamaz. Kişinin, küresel bir salgına karşı geliştirilen aşıyı yaptırmama hakkı varsa; bu durumda o kişilerin virüsü yayarak başkalarının yaşam hakkını ihlal etmesini nasıl açıklayacağız?

ABD’nin önde gelen gazetelerinden New York Times, 2020’nin başında birinci sayfanın tamamını koronavirüsten hayatını kaybedenlere ayırdı. Amaç “İnsanların yüzyıl sonra bu manşete baktıklarında, neler yaşadığımızı görmelerini sağlamak” içindi. Ve gazete tam da bu nedenle ölenleri, isimleri, meslekleri ve yaşlarını yazarak andı. Bu salgının sonuçları bakımından önemli bir manşetti ve dünyaya bunun kişisel bir sağlık sorunu değil, insandan insana geçen, küresel çapta yayılan bir virüsün ağır sonuçlarından biri olduğunu hatırlattı.

Aşı olmayanların ifşası hak ihlali midir

New York Times, “ABD, 100 bin ölüme yaklaştı, hesap edilemeyen bir kayıp” başlıklı kapak sayfasında hayatını kaybeden insanların yanı sıra “Onlar sadece bir listede isimler değillerdi. Onlar bizdi” ifadelerini kullandı.

Sağlık bilgileri elbette kişisel veridir, kendi özelinizdir ve ifşa edilemez. Bu doğru. Fakat küresel çapta bulaşıcı bir salgına karşı gerekçeniz ne olursa olsun, alınan önlemleri reddederek başkalarının yaşam hakkını ihlal edebilir misiniz?

Geçtiğimiz günlerde Selçuk Üniversitesi’nde aşılarını hiç yaptırmayan ya da aşısını tamamlatmayan öğrencilerin isimleri listeler halinde Mimarlık ve Tasarım Fakültesi girişindeki panoya asıldı ve “Tüm öğrencilerimizin mutlaka Kovid-19 aşılarını acilen tamamlatmaları gerekmektedir” ifadelerine yer verildi. Bazı öğrenciler, üniversite yönetimine kişilik haklarının ihlal edildiğini ve yanlıştan bir an önce dönülmesi gerektiğini belirtti.

Yaşam hakkının korunması

“Aşı yaptırmayanların isim listesinin yayımlanması kişilik hakkı ihlali midir?” sorusuna yanıt vermeden önce belki de şu soruyu sormak gerekir: Toplumun genelini ilgilendiren bir sağlık sorunu kişisel olarak algılanabilir mi?” Ya da şöyle soralım: “Kişinin, küresel bir salgına karşı geliştirilen aşıyı olmama hakkı varsa o halde aşı olmayanların virüsü yayarak başkalarının yaşam hakkını ihlal etmesini nasıl açıklayacağız?”

Küresel bir salgına rağmen aşı yaptırmayarak, başkalarının yaşam hakkı ihlal edildiği halde siz buna “Özel hayat kavramının içine kişinin sağlık verileri de girer. Onun için aşı olmayanların ifşası yanlıştır” diyebilir misiniz? diyen hukukçular çıktı. İşverenlerin ya da kurumların bu bilgiyi almasında ihlal yoktur ama bunu yaymak, alenileştirmek, kişisel veriyi koruma noktasındaki sorumluluğun ihlali anlamına gelir düşüncesinde olan ve aşı yaptırmamanın, yaşam hakkıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyleyen hukukçular da vardı. Peki, aşının doğuracağı sonuçları bilmediğiniz için aşı yaptırmamak yaşam hakkıyla ilgiliyse, bunun bir sonucu olan başkalarının yaşam hakkını kim koruyacak?

Aşı olmayanların ifşası hak ihlali midir

Muamma bir konu

Elbette eğitim, sağlık gibi kamusal hizmetler herkes içindir. Fakat sorun şurada; milyonlarca insanın ölümüne neden olan bir virüse karşı geliştirilen aşıyı olup olmamak sadece kişinin kendisini ilgilendiren bir durum değildir.

Aslında aşı sadece bizde değil, dünyada da hem hukuksal hem de ahlaki açıdan muamma bir konu. Çünkü uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde de aşı zorunluluğu yok. Toplumda yaşayan herkesi ilgilendirmesi nedeniyle çeşitli tedbirlerin alınmasından öteye gidilemiyor. Yaptırım gücü ancak yasalarla mümkündür. Ama yasanın olmaması aşı karşıtlarının sadece kendi yaşamlarını değil, başkalarının yaşam hakkını ihlal ettiği gerçeğini ortadan kaldırmıyor.

“Öteki” de değişti

Bu konuda son iki yıldır yapılan haberlere bakın… Bir dönem virüse yakalananlara “öteki” muamelesi yapan yığınlardan, bugün aşı yaptırmayanların “öteki” sayıldığı ve bir şekilde ifşa edildiği bir noktaya geldik. Dolayısıyla aşı olmayan bir öğrencinin eğitim hakkını elinden alamazsınız, ama aşı olmayan öğrencinin de okula gidip gelirken başkalarına virüs bulaştırma olasılığının ağır sonuçlarını idrak etmesi gerekmez mi?

Eylül ayında koronavirüs vaka sayılarındaki artışla ilgili veriler, aşısızların hem kendi hem de başkalarının yaşam hakkı ihlalini daha da görünür kılıyor. Düşünün ki bugün yoğun bakımda yatanların yüzde 90’ı aşı yaptırmayanlardan oluşuyor.

Aşı karşıtlarının bilmesi gereken şu: Kovid-19 hastalığına karşı geliştirilen aşılar salgından çıkışın tek yolu olarak gösteriliyor. Başka bir yol varsa söyleyin. Yoksa dünya genelinde yaklaşık 5 milyon insanın niçin öldüğünü ve aşıdan sonra bugün yoğun bakımlarda neden aşısız olanların bulunduğunu açıklayın; açıklayamıyorsanız da sorgulayın.