Az tüketin, yeniden kullanın, geri döndürün

Ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele gücünü artırmaları, geçen yıla damgasını vurdu. Medyanın da küresel ısınma konusunda sorumluluk alanını çizmekte yarar var.


Henüz başındayız, ama 2020’nin en can alıcı konusu küresel ısınma ve iklim değişikliği olabilir mi?  Henüz başındayız, ama 2020’nin en can alıcı konusu küresel ısınma ve iklim değişikliği olabilir mi?  Öyle görünüyor. Geride bıraktığımız bir yıl içerisinde dünya genelinde doğal afetler 4 bin 570 insanın hayatını kaybetmesine ve 140 milyar dolara mal oldu. Karbondioksit kirliliği rekor kırdı. Grönland’da bir buzulun 100 metre erimesi, deniz seviyesinin 1 milimetreden fazla yükselmesine yol açtı.             

Hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye davet etmek üzere eylemlere dünya çapında 4 milyon kişi katıldı. Küresel ısınmadaki bu hız durdurulamazsa, dünyanın başka daha büyük bir sorunu olmayacağının da altı çizilerek... Çevre bilinci birçok araştırmanın da konusuydu. Avrupa Yatırım Bankası, otuz ülkeden 40 bin kişinin görüşlerine başvurdu. Avrupalıların yüzde 47’si, Çinlilerin yüzde 73’ü, Amerikalıların ise yüzde 39’u küresel ısınmayı ciddi bir tehdit olarak görüyor. Avrupalıların yüzde 82’sine göre, küresel ısınma günlük yaşantıyı olumsuz etkilemekte. Yine de Avrupalıların yüzde 59’u, Amerikalıların yüzde 54’ü, Çinlilerin ise yüzde 80’i “küresel ısınmanın tersine çevrilebilir olduğu” görüşünü taşıyor. Türkiye’de de durum farklı değil. Konda’nın Türkiye genelinde 2 bin 745 kişi ile yaptığı bir anketin sonuçlarına göre ise her iki katılımcıdan biri, hükümetlerin ve belediyelerin iklim değişikliği konusunda yeterli çaba göstermediğini düşünüyor; yüzde 71’i de artan afetlerin sebebinin iklim değişikliği olduğunu belirtiyor. 

Ülkeler çözüm arayışında  

Hükümetler, Birleşmiş Milletler İklim Hareketi Zirvesi oturumlarında, bu küresel çaplı soruna yönelik önemli adımlar atacaklarını beyan ettiler. Örneğin Katar, iklim değişikliği mağduru ülkelere 100 milyon dolarlık destek vereceğini açıkladı. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Afrika ve Asya’nın hızla büyüyen 30 ülkesindeki 90 şehrinde, yarım milyon hektarlık bir alana devasa şehir ormanları kurulmasına yönelik planını açıkladı.  Almanya, iklimin korunması için 4 milyar euro ayırdı; 1,5 milyar euroyu Yeşil İklim Fonu’na yatıracaklarını bildirdi. Fransa da yağmur ormanlarının korunması için 500 milyon dolarlık bir ek bağışta bulunacağını duyurdu. Çin dünyanın en büyük karbon salımı yapan ülkesi. Ancak yenilenebilir enerji konusunda da şu anda dünyada lider konumda. Onlar da gelişmiş ülkeleri karbon salımını azaltmak için örnek olmaya çağırmakla yetindi. Dünyanın dördüncü en büyük sera gazı salımı yapan Rusya ise Paris İklim Anlaşması’nın onayına yönelik önemli bir adım attı.  Türkiye 2023 itibarıyla yaklaşık 400 bin binada sıfır atık sistemine geçmiş olacağını, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payını 2023 yılında yaklaşık yüzde 39 seviyesine yükselteceğini, orman alanlarını toplam alanın yüzde 30’una çıkaracağını, ülkede plastik poşet kullanımının 4’te 3 oranında düşürüldüğünü ve 2023’te bisiklet yollarını bin kilometreden 4 bin kilometreye çıkaracağını, bugün yenilenebilir enerjide bölgesinde lider ülke konumunda olduğunu, küresel sorunların çözümünde, gerek bölgesel gerek uluslararası düzeyde iş birliğinin tesis edilmesinin şart olduğunu kaydetti. 

Medyanın sorumluluğu 

Bilim insanlarına göre; iklim değişikliğinin etkileri her zamankinden daha da fazla hissedilir hale gelecek. Dolayısıyla hükümetler her ne kadar iklim değişikliğiyle mücadele için kendi yol haritalarını çizmiş olsalar da, bu planlar yetersiz kalabilir. Gıda, enerji ve ulaşımda da köklü değişimler gerekiyor.  Medyanın da sorumluluk alanını çizmekte yarar var:  Yeni ve temiz teknolojileri paylaşarak; yeni iş fırsatlarına ve değişen endüstrilere insanların uyum sağlamalarına katkıda bulunacak haberler yaparak. Daha verimli ulaşım sistemlerine ve daha sürdürülebilir gıda ve tarıma geçiş gibi konularda dönüştürücü bir gündem ortaya koyarak...

En önemlisi de “Az tüketin, yeniden kullanın ve geri döndürün” sloganına hayat vererek...