Medya varsa ilkeleriyle var!

1970’li yıllarda TRT’de haberler başladığında babam ve annem “Ajans başladı” diyerek evde dikkatleri dağıtacak tek bir gürültüye, sese izin vermezdi. Haber spikerlerinin sunumunda, tarafsızlıklarını koruyan ciddi tonlama, haberi kamuoyunda daha da önemli hale getiriyordu. 1980’li yıllarda muhabir olarak işe başladığımda, çeşitli haber kaynaklarının ve kamuoyunun habere bakışı, muhabirlere atfedilen itibarın da önemli bir göstergesi sayılırdı. Muhabirlik doğru bilgiye ulaşmak isteyen kamuoyu için büyük bir önem arz ediyordu, çünkü muhabir haber demekti. Fakat yıllar içinde herkesin köşe yazarlığına soyunduğu bu mecrada muhabirlik geri plana itildi. Muhabirlik bilinçli olarak itibar suikastına uğratıldı. Muhabirlerden beslenen ve siyasete angaje olmuş bazı köşe yazarlarının ücret politikasını belirlemeleri, muhabirlerin haberciliğini sekteye uğrattı. Muhabirler de hak mücadelelerinde meslek örgütleri tarafından yalnız bırakıldı. 

***

Bugün Turgay Olcayto başkanlığındaki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, mesleğin kaybettiği itibarı yeniden inşa etmek için mücadele veriyor. Cemiyet, gerek medyanın gerekse çalışanlarının yaralarını sarma gayreti içerisinde, çeşitli alanlarda çok sayıda komisyonla çalışmalarını sürdürüyor.  

Bu komisyonlardan biri, benim de çalışmalarına katkı sunduğum Meslek İlkelerini İzleme Komisyonu. Her ay düzenli olarak toplanacak komisyona bu yıl Prof. Dr Yasemin İnceoğlu başkanlık edecek. TGC Başkan Yardımcısı Doğan Şentürk ile Genel Sekreter Sibel Güneş’in koordinatörlüğünü üstlendiği komisyonda, Gökmen Karadağ, Faruk Bildirici, Tuğrul Eryılmaz ve Ümit Aslanbay da yer alıyor. Daha önce Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ni güncelleyen komisyon, yeni üyelerinin katılımıyla bu yıl yeni çalışma alanlarını belirlemek amacıyla görüş alışverişinde bulundu. 

***

Komisyonun üzerinde durduğu, toplantının önemli konularından biri de “muhabirlik”ti. Türkiye’de son derece zor koşullar altında mesleği icra eden muhabirlerin hak ettiği değeri yeniden inşa etmek, muhabirliğin öneminin ve gerekliliğinin altını çizmek, uğradıkları hak ihlallerine yönelik duyarlılığı artırmak; meslek içi eğitimlerle mesleki iş birliğini geliştirmek gibi alt başlıklarla muhabirler, komisyonun ele alacağı önemli konulardan biri olarak belirlendi. 

Ayrıca sosyal medyada yer alan bazı haberlere getirilen erişim yasağı, içeriklerin kaldırılması gibi konuların komisyonda değerlendirildikten sonra kamuoyuyla paylaşılması, haber kaynaklarının suç dahi olsa açıklanmaması, dijital platformlarda kadın, çocuk, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği gibi konular da komisyon toplantısının istişare ettiği konular arasında yer aldı. 

***

Toplantıda, Komisyon Koordinatörü Sibel Güneş’in, 2005 yılında British Council’ın BBC World Service Trust (WST) iş birliğiyle medyanın toplumsal katılımdaki rolünü desteklemek amacıyla başlattığı, 2006 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin de ulusal ortak olarak yer aldığı “Medya ve Toplumsal Katılım Projesi” kapsamında hazırlanan Medya ve Çeşitlilik Kılavuzu’nun güncellenmesi yönündeki talebi komisyon tarafından onaylandı. 

***

Toplantıda, Dijital Mecralar Komisyonu toplantısına davet edilen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Sosyal Medya Yasası’na yönelik endişe verici tespitleri göz önüne alınarak, Cemiyetin Hak ve Sorumluluklar Bildirgesi’nde yer alan sosyal medya bölümünün güncellenmesi yönünde karar alındı. 

Komisyon, konuya ilişkin güncellemesini Sosyal Medya Yasası’nın son şeklini aldıktan sonra gerçekleştirecek. Komisyon üyeleri; tasarının yasallaşması halinde sansürü, dezenformasyonu, neyin ifade özgürlüğü olup olmadığını, erişim engellerinin ne anlama geldiğini sınırları olmayan, böylesine geniş ve belirsiz bir alana mesleki açıdan nasıl bir bakış kazandırılması gerektiği üzerinde durmanın önemine işaret etti. 

Sosyal medya yasasının, hangi haliyle geçerse geçsin, uygulamada nasıl sonuç vereceğini bilmiyoruz. Dolayısıyla meslek örgütleri için tasarıda yer alan “dezenformasyon” konusu hayli önemli. TCK’ye yeni bir suç tipi yüklemesi nedeniyle önemli. Çünkü bu yasayla basın kuruluşları ve gazeteciler yeni bir suç tiplemesi ile ceza soruşturmaları ve yargılamaları ile karşılaşacaklar. Dolayısıyla Hak ve Sorumluluklar Bildirgesi’nde yer alan sosyal medya bölümünün güncellenmesi, kavramların ve meslek ilkelerinin yeniden tanımlanması belirsizliği ortadan kaldıracak, meslek ilkelerini gazetecilere referans kılacaktır.