Nasıl yazacağını bilmediğin haberi yapma!

Gazeteci; tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma ve kamu yaşamını belirleyen, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme, araştırma hakkına sahiptir. Gazetecinin karşısına çıkarılacak gizlilik ve sır gibi engeller, hukuk ve uluslararası normlara uygun olmalıdır.

Gazeteci ne yapamaz? Örneğin yazılı basının intihar haberleri ile ilgili kuralları var. Kamusal kimliği olan, ünlü ya da kriminal açıdan tartışmalı intihar haberlerinin dışında, intihar vakalarını haber yapamaz. Medyanın bu yöndeki kararını destekleyen intihar haberlerinin sakıncaları üzerine yazılmış yüzlerce makale bulabilirsiniz… Türkiye Gazeteciler Cemiyeti adına Etik Kurul olarak yaptığımız bir çalışmada biz de bu konudaki görüşümüzü şu ortak kararla belirledik: Gazeteci sadece kamuoyunu ilgilendiren politik ya da ünlü kişilerin intiharı ile kriminal öneme sahip intihar vakalarını haber yapabilir. Bu tür istisnai durumlarda bile intiharın yöntemine ilişkin özendirici ve öğretici ayrıntılara yer verilmemeli, intihara ilişkin fotoğraf ve görsel malzeme kullanılmamalı…

Geçtiğimiz günlerde bir babanın intiharı bazı medya organlarında yer buldu, internet haber siteleri yayımladı, yazılı basın yer vermese de haber sosyal medyanın gündemine oturdu. Haberde intiharın neden ve nasıl olduğuna ilişkin detaylar vardı, fotoğraf vardı, daha da önemlisi intihar nedeni vardı. Ayrıntı ve fotoğraflarla öyküleştirilen bir intihar vakası kamuoyunda duygusal patlamalara yol açacak büyüklükte bir habere dönüştürüldü. Ancak bir babanın “oğluna okul pantolonu alamadığı” gerekçesiyle haberleştirilmesinin o çocuğun bütün hayatını etkileyecek bir travmaya nasıl dönüşebileceğinin olası sonuçları ise hiç hesaba katılmamıştı. Peki, gazeteci ekonomik nedenlerle gerçekleştiği sanılan intihar olaylarını haber yapabilir mi? Yunan basını yaptı. Ülkelerinde yaşanan, o büyük ekonomik krizle patlak veren intiharlar dünya medyasına da konu oldu. Avrupa basınında da toplumsal, ekonomik, siyasal durumdan kaynaklanan ya da hakkındaki yargı kararlarını ve iddiaları kabullenmeyen kişilerin protesto amaçlı intiharları haber yapılabiliyor.

Toplumsal yararı nedir?

Burada sorun bu tür haberleri nasıl verdiğinizle ilgilidir. Kamuoyuyla nasıl paylaştığınız son derece titizlik isteyen bir konudur. Yazı işlerinin bu haberleri kendi meslek etiği kuralları çerçevesinde kullanıp kullanmama tasarrufu vardır. Ama intihar eden bir insanın eşinin sözlerini kamuoyuyla paylaştığı için intihar haberini yapan bir gazetecinin gözaltına alınması ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılması basın özürlüğü açısından son derece düşündürücüdür.

Bilgi ve haber herhangi ticari mal ve hizmetten farklı olarak toplumsal bir nitelik taşır. Gazeteci, ilettiği haber ve bilginin sorumluluğunu üstlenir ve paylaşır. Gazetecinin özgürlüğünün içeriğini ve sınırlarını, öncelikle sorumlulukları ile meslek ilkeleri belirler. Dolayısıyla siyasi otoritelerin ya da bürokrasinin görevi meslek etiği kuralları içerisinde görevini yapan bir gazeteciyi gözaltına alarak mesleki onurunu zedelemek olmamalıdır. Bu tür olaylarda bir gazetecinin yaptığı haberle ilgili görüşüne başvurulabilir, benzer bir intihar olayının bir daha olmamasının önlemleri alınabilir, çözüm odaklı iyileştirici açıklamalarla kamuoyunu rahatlatılabilirdi.

Soruların önemi

İlk olarak dijital ortamda, haber sitelerinde yayımlanan bu intihar vakası, yazılı basında valiliğin ya da savcılığın açıklamaları üzerinden değerlendirildi. Oysa dijital çağda artık bir haberi görmemezliğe gelmek yerine, haberi nasıl vereceğinizi bilmek giderek daha büyük önem kazanıyor. Dolayısıyla intihar haberlerinde öncelikle soruların önemi ağırlık kazanıyor: Haberin toplumsal yararı nedir? Doğuracağı olası sonuçlar dikkate alındı mı? Örneğin; toplumda endişe ve histeriye yol açar mı? Aşırıya kaçan düşünce ve benzer eylemleri de beraberinde getirebilir mi? Ailelerin ya da çocukların zarar görmesine, kendilerini sürekli tehdit altında hissetmelerine neden olur mu? Bu soruların yanıtını veremiyorsanız, ya da benzer durumda olanları da tetikleyecek bir büyüklükteyse o haberi yapmayın!

BİR ÖVGÜ

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)tarafından geliştirilen “Bir Milyon Öğretmen Bir Milyon Fikir” adlı dijital platform, Türkiye’nin dört bir köşesinde görev yapan öğretmenlerin eğitim ve öğretim alanındaki fikir, proje ve önerilerini Millî Eğitim Bakanlığı’na iletebilmeleri için hazırlandı. Öğretmenlerin ülkenin eğitim politikalarına katkı sağlamaya yönelik fikir üretmesi oldukça önemli. Ülkeyi geleceğe ve aydınlığa öğretmenler taşımayacaksa kim taşıyacak…

BİR YERGİ

3. havalimanında çalışan bir grup işçi bazı taleplerde bulununca, bir köşe yazarı “Şayet bu itler, bitlendik falan diyorsa da üzerlerine biber gazı sıkıp, içlerindeki şeytanı çıkartacaksın! Madem kaşınıyorlar! Madem “kaşı beniii, kaşı beniii” diye debeleniyorlar! Madem bitlendik diye kuduruyorlar…” ifadelerini kullandı. Bir eylemi eleştirebilirsiniz, yanlışlarını ya da eyleme ilişkin iddiaların doğru olup olmadığını araştırabilirsiniz ama aynı oranda üslubunuza da dikkat etmek zorundasınız.