Sevimli olduğu kadar masum mu?

7’den 70’e herkese hitap etme özelliğine sahip çizgi filmlerin bir sonraki maceralarını heyecanla beklediğimiz kahramanlarının üzerinden ırkçı, cinsiyetçi, ayrımcı, ideolojik mesajlar mı veriliyor?


Sevimli olduğu kadar masum mu



Amerikan orta sınıf stereotipini temsil eden; kaba, görgüsüz bir aile olarak hayatımıza giren Simpson ailesi, dünya siyaseti üzerinden üretilen komplo teorilerinin bir parçası haline getirilirken, bir dönem hepimizi büyüleyen, etkisi altına alan bazı çizgi film karakterleri de ırkçı, cinsiyetçi, aşağılayıcı, şiddete eğilimli gibi gerekçelerle yasaklı hale geldi. Tenten, Tom ve Jerry, Tarzan, Peter Pan, Maşa ile Koca Ayı, Winnie the Pooh, Heidi, Pokemon, Sünger Bob ya da Şirinler gibi çizgi filmler sandığımız kadar “masum” olmayabilir mi?

Tenten için şikayet dosyası

Gezgin bir gazeteci olan kurgu karakter Tenten’in maceraları 1941’den bu yana tartışma konusu.”Esrarengiz Yıldız” adlı macerasında Tenten, Yahudi düşmanı ilan edildi. Kuzey Buz Denizi’ne düşen bir göktaşını bulmak için, Yahudilerin finanse ettiği grupta değil de Nazi yanlısı bir grubun yanında yer aldığı için. Serinin bu bölümü eleştirilere maruz kalınca Tenten’in yaratıcısı Belçikalı çizer Hergé (Georges Prosper Remi) Yahudi isimlerini kaldırdı “Aşırı gerçekçi olduğundan kaldırın...” notunu da düşerek. Oysa Tenten’in yaratıcısı Hergé, reddetse de Nazilerle iş birliği yapmakla suçlanıp tutuklanmış bir isim. Öyle ki; Sovyetler Birliği döneminde komünizmi sürekli kötü gösterdiği için de Tenten bu ülkede yasaklanmıştı. Suçlamalar bununla da bitmedi. 2007’de Londra merkezli “Irksal Eşitlik Komisyonu” adlı kuruluşun önüne “Tenten Kongo’da” serisiyle ilgili şikâyet dosyası geldi. Komisyon, Kongo halkının bir beyaz adam ve köpeği karşısında yerlere kadar eğilmesi ve onları tanrılaştırmasının ırkçılık olduğu sonucuna vardı ve “Tenten Kongo’da” serisinin kaldırılması yönünde karar verdi. Başta İngiltere olmak üzere birçok ülke bu karara uydu. Belçika’da ise Kongolular konuyu Brüksel Mahkemesi’ne taşıdı. Mahkeme 2011’de Tenten’in ırkçı olmadığı sonucuna varsa da, İsveç seriyi kaldırdı. Fransa kitapçılardaki “Tenten Kongo’da”nın üzerine “Zehirli ürün, ırkçılık kokar, zihinsel sağlığa zarar verebilir” etiketleri yapıştırdı. Tenten maceralarında sarışın, şişman opera şarkıcısı Kastafiore tiplemesinin dışında neredeyse hiç kadın kahraman olmaması da ayrı bir eleştiri konusu. Son tartışmalar da Tenten’in kadın düşmanı bir eşcinsel olup olmadığıyla ilgili!

Peter Pan ve Kızılderililer

Hiç büyümeyen Peter Pan de bu tür eleştirilerden nasibini aldı. Kızılderilileri barbar olarak gösterdiği için ırkçılıkla suçlandı. Ormanda Peter Pan’in peşine takılan hayvanların söylediği şarkıda da bunu görmek mümkündü: “Biz başkanı izleriz nereye giderse, Kızılderililerle savaşırız durmadan, çünkü başkanımız bize böyle söyledi”. Peter Pan’in serilerinden birinde de çocukların üzerine dökülen “peri tozu”nun uyuşturucu olduğu iddia edildi. Peter Pan’in çocuklar üzerindeki etkisi de birçok araştırmaya konu oldu.
Çok fazla yeni nesil çizgi filmlerde de sorun olmuyor değil. Örneğin “Winnie the Pooh”. Bu çizgi filmde de ana karakter, Çin’in cumhurbaşkanına benzediği gerekçesiyle Çin’de yasaklandı. Ülke yönetimi tarafından çizgi filmin televizyonlarda yayınlanması engellendi. Peki, sizce sevimli bal bağımlısı ayı ile Çin lideri birbirine benziyor mu?


Sevimli olduğu kadar masum mu


Karakterlerin kitleler üzerindeki etkisini, kara mizahla Amerikan toplumunu eleştiren, geçen hafta yazdığım Simpsonlar çizgi filminde görmek mümkün. Düşünün ki, ailenin asiliği ve otoriteye karşı olan saygısızlığıyla en dikkat çeken oğulları Bart, 1998 yılında Time dergisi tarafından 20. yüzyılın en etkili 100 kişisi arasında 46’ncı olarak seçilmişti. Üstelik listedeki tek kurgusal karakter. Bart’ın isyankârlığı ve cezadan kaçan tutumu, özellikle muhafazakâr ailelerin çocuklara kötü rol modeli olduğu ifade edilse de 30 yıldır süren çizgi film dizisine Türkiye ceza veren ilk ülke oldu. O da dizinin 2012’de yayımlanan bir bölümünde inançların aşağılandığı, alkolizme özendirildiği ve sigara nedeniyle…

Çizgi filmlerdeki karakterlerin çocuklar üzerindeki etkisi ve sonuçları büyük olabiliyor. Dolayısıyla medyanın sorumlu yayıncılık açısından; sağlık, eğitim haberciliği gibi bu alana da yönelmesi gerekir. Çocuklara verilen mesajın ırkçı, cinsiyetçi, şiddet yanlısı, ayrımcı olmasının bir habere konu olmaması mümkün mü? Üstelik çocukların düşünme eylem biçimini şekillendiriyorsa.

Koca Ayı ajanlıkla suçlandı

2017’de Finlandiya basını, Baltık ülkeleri, Rus yapımı “Maşa ile Koca Ayı” isimli çizgi filmde “Moskova’nın yürüttüğü hibrit savaşın bir parçası” olduğu nedeniyle çizgi filmi ajanlıkla suçladı. Çocuklara Rusya’nın olumlu imajla dayatıldığı çizgi filmde, koca ayının, Maşa adlı küçük kızın yol açtığı sorunlardan sıyrılmayı başarmasına dikkati çekerek, “Ya bu ayı aslında ayı değil Rusya’ysa?” sorusu ortaya atıldı.

Sevimli olduğu kadar masum mu



Tom ve Jerry siyahları kullandı

2014’de Amazon internet sitesi, “Tom ve Jerry” çizgi filmleri için, etnik ve ırkçı ön yargılar içerdiği gerekçesiyle yasal bir uyarıda bulundu. Serinin bir bölümünde siyahi hizmetkârın olmasına dikkati çekmek amacıyla “Tom ve Jerry filmi, bir zamanlar Amerikan toplumunda sıkça karşılaşılan etnik ve ırkçı ön yargılar içerebilir. Bu önyargılar o zaman yanlıştı, şimdi de yanlış” ifadelerine yer verilerek yayınlandı. Siyahi hizmetkârın adı Mammy Two Shoes. Fakat yüzü yoktur. Bir tek kez gösterildi. bir patlamadan sonra karakterlerin yüzünün “karayüz” şekline gelmesi, evin hizmetçi karakterinin fare fobisi ve siyahi olması gibi olgular sansürleri ve yasakları da beraberinde getirdi.