Hiçbir şeyden zevk almama: Anhedoni

İnsan bir ömür içinde tek bir kişiymiş gibi yaşadığını zanneder ama neredeyse birkaç yılda bir, bir öncekine benzer ama farklı bir insan olabiliriz. Çocuk halin ile ergenlik dönemindeki halin, ilk gençlik zamanları ile yetişkinlik zamanlarındaki hallerin arasında bariz farklar vardır. Her biri farklı insanlarmış gibi, aynı zamanda birbirine benziyormuş gibi. Bu dönüşümlerin önemli bir kısmı normaldir, hatta öyle olması beklenir. Bir ömür çocuk ya da ergen gibi kalman ve davranman bir sorun olduğunu gösteren işaretlerdendir. Farklı kişiliklere dönüşmenin bu bahsettiğim şekli çok doğaldır. Ancak bir de beklemediğimiz değişiklikler bizi bambaşka bir insan haline getirebilir.

Hiçbir şeyden zevk almama: Anhedoni

Daha önceki bazı yazılarımda da bahsettiğim üzere, insanın benzini umuttur. Umut bugünden yarına enerjimizi sağlayan, hayattan keyif almamızı mümkün kılan ana şeydir. Ama bazen yaşadığımız olumsuz olaylar, yaşadığımız kayıplar, toplumca yaşadığımız, pandemi gibi sorunlar hayata karşı umudumuzu yitirmemize neden olabilir. Ama umut birdenbire bitmez, yavaş yavaş azalır, farkına bile varmazsın gittiğinin. Umut tükenmeye yaklaştığı zaman bambaşka bir insan gibi olursun, eskiden keyif aldığın şeyler sana keyif vermemeye başlar, her şey anlamsız gelir ve anlam bulmak için daha uç şeyler deneme eğiliminde olursun. Daha fazla para harcama, alkol ve madde bağımlılığı ya da ekstrem deneyimler. Bunlar da bir süre sonra içindeki hissettiğin boşluğu doldurmayacak ve daha yoğun bir şekilde hayattan keyif alamama durumu çıkacaktır.

Eski halin arkadaşlarla buluşmayı, değişik yemekler yapmayı, hobilerinle uğraşmayı, yürüyüş yapmayı, çocuklarınla ilgilenmeyi, kitap okumayı, televizyon izlemeyi seviyordu. Ama bu durum başlayınca bunları yapmak o kadar zor gelmeye başlar ki elinden gelse yorganın altından çıkmayacakmış gibi hissedersin. İşte içinde bulunduğumuz bu zamanlarda birçok insanın benzer şekilde hissettiğini, eski hallerinden eser kalmadığını ifade ettiklerini duyuyorum. Birkaç günlüğüne ya da daimi olarak böyle hissetme hali ruhsal açıdan bir tehlike alarmı olabilir. Özellikle yakın zamanda yaşanılmış olumsuz yaşantılar varsa bu durum bir depresyon işareti olabilir. Bu zevk alamama haline psikolojide anhedoni deniliyor.

İnsan böyle hissettiği zamanlarda enerji tasarruf modunda gibidir, sanki bir adım atarsa şarjı bitecek gibi hisseder. Böyle olunca içe kapanır, içe kapandıkça bir insanı besleyen en önemli kaynaklardan biri olan sosyal destek sisteminden mahrum kalırsın. Yalnız hissedersin, kimse seni sevmiyor, önemsemiyor gibi gelmeye başlar. En başta zevk alamadığın için içe çekilirken, her şeyden uzak kaldıkça hissettiğin olumsuz duygular daha da büyümeye başlar. Eğer bu karanlık akışa teslim olursan her geçen gün içinin güneşleri sönmeye başlar. Böyle bir durumda içinden yükselen her şeyden uzaklaşma isteğine karşı koyman gerekiyor, gücünün yettiğince.

İçinde bir yerlerde hâlâ eskiden olduğun insan yatıyor, sadece şu anda biraz geri çekilmiş durumda. Zor zamanlarda hiçbir şey düzelmeyecek, artık bu hayatın bir anlamı yok, ne yaparsam yapayım hiçbir şey değişmiyor gibi hissedebilirsin. Bu içindeki karanlık tarafın sana söylediği yalanlardandır. Bu zamanlarda hayatında basit rutinlerinin olması bile çok ama çok değerlidir. Yatış ve kalkış saatlerinin belli olması, evden çıkmadığın gün olmaması, eskiden sana mutlu hissettiren ama şu anda çok da yorucu gelmeyen şeyleri küçük adımlarla taklit etmen sana çok iyi hissettiremeyecektir ama en azından daha kötü hissetmene engel olacaktır. Daha dibe düşmeden bir süre dayanabilirsen, içinde geri çekilmiş olan eski güçlü halin tekrar ortaya çıkacaktır.

Ama elinden geleni yapmana rağmen bazen bu karanlığın içinden çıkamıyor gibi hissedebilirsin. İşte böyle durumlarda, psikolojik yardım almak konusunda gecikmemeni öneririm.

Kendine iyi davran, görüşmek üzere...