Zor kararlar için 10/10/10 yöntemi

Karar vermek konusu bazı insanlar için gerçekten çok zor. Çünkü her karar aynı zamanda bir bedel ödemeyi ve diğer seçenekten vazgeçmeyi içeriyor. Bazı insanlar bedel ödemek istemediği için bazıları da tüm seçeneklerin cepte olmasını istedikleri için karar vermekte zorlanıyor. Bedel ödemekten kastettiğim şey şu, eğer işinizden ayrılmaya karar verirseniz, ayrıldığınız zaman yaşayacağınız zorlukları göğüslemeniz gerekir. Ödenecek bedel budur. Siyah bir palto almaya karar verdiğiniz zaman, lacivert palto alma hakkınızı kaybedersiniz. Bu sebeplerden dolayı kararsızlık bataklığında debeleniyor olabilirsiniz.

Ama kararsızlık demek bir nevi yaşamdan geri çekilmek, kıyıda köşede beklemek gibidir. Sadece karar vermemek değil bazen kendi kişiliğimiz ve hayatımız için verdiğimiz yanlış kararlar da bizim üzerimizde olumsuz etki yapabilir. Karar verme anları genelde yoğun duyguların ortaya çıktığı anlar olabilir. Korku, kaygı, öfke gibi duygular o anda yanlış karar vermemize sebep olabilir. Öfkeli olduğun için aşırı tepki verdiğin, korktuğun için fırsatları kaçırdığın zamanlar eminim olmuştur. İşte böyle zamanlar için yararlı bir önerim var.

Zorlu bir ikilemin içerisinde kaldığımızda bakış açımızı kolayca kaybedebiliriz. Bazen içinde bulunduğumuz ikilemin zorluğu olaylara farklı açıdan bakmamızı engeller, arada kalmışlık bir eziyete dönüşebilir, bunun sonucunda da fikrimiz günden güne değişir. Böyle durumlarda kullanabileceğimiz yararlı yöntemlerden biri, iş dünyası hakkında önemli yayınları bulunan Suzy Welch tarafından geliştirilen 10/10/10 kuralıdır. Bu yöntemde vereceğimiz kararları üç farklı zaman dilimi çerçevesinde düşünmemiz gerekir:

1- Bu kararı verdikten 10 dakika sonra nasıl hissedeceğim?

2- Bu kararı verdikten 10 ay sonra nasıl hissedeceğim?

3- Bu kararı verdikten 10 yıl sonra nasıl hissedeceğim?

Bir örnek üzerinden bu yöntemin nasıl çalıştığına bakalım. İş ortamında anlaşmazlık yaşadığın birinin senin hak ettiğin terfiyi aldığını duydun. O anda içindeki öfke volkanları patlıyor ve hemen gidip istifa etmek istiyorsun. İşinden nefret ettiğini, buranın seni hak etmediğini düşünüyorsun. Eğer bu kararı verirsen, ilk 10 dakikada kendini rahatlamış hissedeceksin. 10 ay sonra yaşadığın işsizlik aylarının hayatını zorlaştırdığından dolayı pişmanlık hissedeceksin. 10 yıl sonra, istifa etmemi gerektirecek kadar önemli bir şey yokmuş, keşke biraz sabredip başka işlere baksaydım diyeceksin.

Bir diğer örnekte ise, gerçekleştirmek istediğin hayallerin için bazı insanlarla görüşmen gerekiyor ama sen reddedilmekten korkuyorsun. Sonuç ne olursa olsun, bu görüşme kararını alırsan, belki ilk 10 dakikada gergin hissedeceksin. Tam tersi yapmazsan da kısmen rahatlamış hissedebilirsin. 10 ay sonra iyi ki yapmışım diyeceksin, çünkü attığın yeni adımlar, sonuçları olumsuz da olsa sana bir şeyler öğretecek. 10 yıl sonra günlük kaygılar sana anlamsız gelecek ve yaptıklarından değil yapmadıklarından pişman olacaksın.

Anlık duygular bazen yanlış kararlar vermemize sebep olabilir. Ancak bu durum onları görmezden gelmek olarak anlaşılmamalı. 10/10/10 yöntemi kısa süreli duygularımızı kontrol altında tutmamızı sağlayabilir, ancak bu kesinlikle onları tamamen ihmal edeceğimiz anlamına gelmemeli. Bu tarz duygular genelde bize mevcut durum içinde neyi istediğimiz hakkında ipuçları verebilir. Yapmamız gereken tek şey, onların esiri olmamaktır.

Kendine iyi davran, görüşmek üzere...