Trump ile veda eden 1460 günlük sanat eseri

Tam dört yıl önce Donald Trump’ın ABD Başkanı olduğu gün, sanatçı Matthew Barney, Long Island City Building’de bulunan atölyesinin dış cephesine dev bir enstalasyon yerleştirdi.

Enstalasyon, kırmızı neon ışıklardan oluşan dev bir saatti, günleri ve saatleri gösteriyordu.

Atölye, Trump’ın doğduğu Long Island bölgesindeydi ve Birleşmiş Milletler’in tam karşısındaydı.

Birçok New Yorklu bu saatin tam olarak ne olduğunu bilmiyordu.

Oysa saat, Trump’ın 1460 günkük başkanlık görev süresini gösteriyordu.

Trump ile veda eden 1460 günlük sanat eseri

Trump’ın başkanlığının dönem süresinden önce bitme ihtimaline göre de programlanmıştı, her an sıfırı gösterebilecek şekilde.

Dün ise Joe Biden’ın resmen ABD Başkanı olmasıyla, sanatçının Trump’ın Başkanlıkta kalan günlerini gösterdiği enstalasyonu karanlığa gömüldü.

Brooklynli Liturgy müzik grubunun performansıyla.

Matthew Barney’nin 1460 günlük enstalasyonu böylece bir kez daha çağdaş sanat gündemindeydi.

Londra’da genç sanatçılara destek

Genç sanatçıların önüne çıkan en büyük engellerden biri, büyük şehirlerdeki hayat pahalılığı.

Büyük şehirlerde yaşamak yeterince zorken bir de stüdyo alanına sahip olabilmek kolay değil.

Üstelik bunu başarmadan ekosisteme girmek, koleksiyonerlere, sanatseverlere ve galerilere ulaşmak da kolay değil.

Şimdi Londra’da yeni bir özel girişim var, hedef, şehrin merkezinde Mayfair’de genç sanatçılara kariyerlerinin başında destek olabilmek için çok uygun fiyata hem yaşam alanı hem de stüdyo alanı sağlamak.

Kâr amacı gütmeyen V.O. Curations adlı girişim Conduit caddesinde dev bir binayı bu amaçla hizmete sokuyor ve tam 50 sanatçıya 50 ayrı stüdyo alanı sağlıyor.

Burada amaç kariyerlerinin başındaki sanatçıların kötü şartlarda galerilerin baskısına girmeden eser üretebilmesi ve yine aynı binadaki galeri alanında eserlerini sergileyip satış yapabilmesi.

Sadece görsel sanatlarla ilgilenenler değil, aynı zamanda moda tasarımcıları, yazarlar - yayıncılar, hatta podcast’cilere de açık kapıları.

Başvurular arasından seçimleri küratör ekip yapacak. 

Kim bilir belki İstanbul’da da boş duran dev bir bina böyle yaratıcı bir alana dönüştürülür.

Belki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de desteğiyle...

Bravo Güher-Süher Pekinel!

“47 yıldır müzikal dilimizle, profesyonel kariyerimizde müziğin birleştirici, iyileştirici ve paylaştırıcı gücünü kültürler arası yoğun diyalog yoluyla iletmeye çalışıyoruz.

22 yaşımızdan beri, üniversite eğitimimiz sırasında yoğun bir şekilde Almanya’daki göçmen ve sosyal sorunlarla ilgilenirken kendimize her zaman ‘Ne yapabiliriz?’ sorusunu sorduk.

Goethe Üniversitesi’ndeki çalışma gruplarına katılarak Alman ve Türk kültürü içindeki toplumsal sorunlara somut çözümler aradık ve cevabı sonuçta yine müzikte bulduk.

O andan itibaren, huzurevlerinde, anaokullarında ve özel ihtiyaçları olan çocuklar için müziğin olumlu etkileriyle, farklı kültürlerin çatışmadan uyum ve hoşgörü içinde bir arada var olabilmeleri adına çalıştık.

47 yıllık tecrübemizle, 3 müzik eğitim sistemimiz ‘Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler’, ‘Güher & Süher Pekinel Anadolu Orff Müzik Eğitimi’ ve ‘Tevitöl GSPekinel Müzik Bölümü’ ile yeni nesillere de kültürel diyalog ve müzikle vizyonumuzu aktarıyoruz.

Vizyoner ilham kaynakları olarak bu sistemler, farklı kültürler arasında güçlü ve kalıcı ilişkiler kurmaya devam ediyor.

Öngörülemeyen büyük değişimlerin yaşandığı bu dönemde insanları müziğin ruhu zenginleştiren gücüyle her zamankinden daha da kuvvetli birbirine bağlamak ve harekete geçirmek bizler için çok önemli.

Karşılıklı anlayış, hoşgörü, saygı ve dayanışmanın acilen ihtiyaç duyulduğu ‘Büyük Sıfırlanma’ döneminde en büyük önceliğimiz onları bir araya getirerek, insanların ruhlarına dokunmaya, ruhsal nefeslerini teşvik etmeye ve kendilerinin pozitif güçlerini artırmaya devam etmek.”
Yukarıdaki sözler önceki akşam Zoom üzerinden yayınlanan özel bir törenle Almanya tarafından Liyakat Nişanı ile onurlandırılan Güher-Süher Pekinel’e ait.

Tebrikler Güher-Süher Pekinel!