Et, tırnak, güvenlik ve arşiv

Geçen hafta TBMM İçişleri Komisyonu’nda, teklif sahiplerinin ifadesiyle “Cumhuriyet tarihinin ilk kod kanun * teklifi” olan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanun Teklifi kabul edildi. Komisyon seyrine bakarak, bu hafta genel kurulda oldukça hararetli oturumlara tanıklık edileceğini söylemek mümkün. Çünkü muhalefet teklife “tehlikeli”, “her an, herkese karşı kullanılabilir”, “OHAL şartları kanunlaştırılıyor”, “gençlikte yapılan bir hatanın, ananın - babanın hatasının çocuğuna ödetilmesi mümkün” gibi itirazlar yöneltiyor. Sık kullanılan ifade ise “fişleme”...

Ne oldu?

Teklif Meclis’e, Anayasa Mahkemesi’nin 15 Temmuz’dan sonra çıkarılan bazı OHAL kararnameleri için iptal kararı vermesi nedeniyle geldi. Mahkeme, o kararnamelerle tüm devlet memurları için istenen “güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması yapılması” şartlarının, bir kanuna dayanması gereğini (çünkü iki yasa olsa da aslında bir yönetmeliğe dayanıyordu) ve “kişisel veri ihlâli” olabileceğini gerekçe gösterdi. 2019 Temmuz’undaki kararla özetle, “sınırları kanunla belirlenmiş bir güvenlik soruşturması”, “kişisel verilere güvence”, “idarenin takdir hakkına azaltma” ve “kötüye kullanımın önüne geçilmesi” gerektiği belirtildi.

Tartışmanın nedeni

Teklife göre; silah kullanan devlet memurları yani TSK, istihbarat ve jandarma mensupları, infaz koruma memurları, mülki idare amirleri, hâkimler ve savcılar hem güvenlik soruşturmasına ve hem de arşiv araştırmasına tabi olacaklar. Diğer devlet memurları ise sadece arşiv araştırmasına... Arşiv araştırması; adli sicil kaydı, arama kararı, kesinleşmiş mahkeme kararı, devam eden soruşturma, kovuşturma, memurluktan çıkarma cezası olup olmadığına bakılması demek. Güvenlik soruşturması ise arşiv araştırmasına ek olarak, kişinin kolluk ve istihbaratta kayıtlı ‘olgusal verilerine’, yabancı devlet ve kişilerle ilişkisine, terör ve suç örgütleriyle irtibat ve iltisakına ‘yerinden araştırılarak’ bakılması anlamına geliyor. Güvenlik soruşturmasına kişinin eşi ve birinci derece kan ve sıhri hısımları (kayınpeder, kayınvalide gibi) dahil.

Muhalefetin itirazı da buradan başlıyor. Güvenlik soruşturmasında, anneden kayınpedere kadar yakınların, ‘geçmişlerinin’ ya da ‘durumlarının’ değerlendirilmesinin suçun şahsiliği kriterine uygun olmadığı söyleniyor. Düzenlemeyi savunanlara göre ise, bunun yok sayılması halinde örneğin, Adil Öksüz’ün oğlunun bir yere hâkim ya da kaymakam olarak atanması gibi durumlar mümkün olabilir. Yine muhalefete göre teklifteki “Milli güvenlik açısından stratejik önemde işler” tanımıyla, sadece kamu değil, özel sektör için de, örneğin bazı ar-ge ve proje çalışmaları, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması konusu haline gelebilir. CHP bu ve benzer gerekçelerle teklifin bu hali de anayasaya (13, 20, 135 ve 149. mad) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu savunuyor. 

Teklif sahibi iktidar milletvekilleri ise eleştiri ve uyarılara karşı, sık sık FETÖ’yü ve onun darbe girişiminin çıktılarını işaret etti. AK Partili Ramazan Can mesela “eğer başımızda 15 Temmuz alçak FETÖ darbesi, 15 Temmuz’dan sonra büyükelçiyi (Karlov) öldüren alçak olmasa deriz ki: Kardeşim, sadece arşiv araştırması kalsın, güvenlik soruşturmasına da gerek kalmasın” dedi.

Afyon Milletvekili Ali Özkaya ise “15 Temmuz’da yaşadık, yaşadıklarımız bize bir ders çıkarmamızı, devletin görerek, daha doğru karar vermesini istedi. Bu kanunun amacı da budur” ifadesini kullandı.

Savunucuların görüşmelerde kullandığı bir cümle dikkat çekiciydi: “Hak ve kısıtlama et ve tırnak gibidir. Tırnağı keseceğiz, ancak ete zarar vermeyeceğiz. İşte bizim terazimizin ölçüsü bu olmalıdır.” Ayrıca teklifin “fişlemeleri önlediği” vurgulandı.

Tekrar AYM’ye gidebilir

Görüşmelerin sonuna gelindiğinde eklenen bir madde ise muhalefetin “bu haliyle Anayasa Mahkemesi’ne gidilir” görüşünü pekiştirdi. Eğer değiştirilmez ise getirilen düzenleme bundan sonra da çokça tartışılacak gibi... Maddeye göre; Milli Savunma Bakanlığı’na, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı okullar ve polis okullarında eğitim alacak öğrencilere, daha eğitime başlamadan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak. Halen bu okullara girmek isteyen öğrencilere arşiv araştırması yapılıyor. Okul sonrası atamaları yapılırken de güvenlik soruşturması. Maddenin gerekçesi “eğitim bittikten sonra, atamada  öğrencinin güvenlik soruşturmasını geçememe ihtimaline karşı, daha en başından soruşturma yapılarak hem devlete, hem de kişiye zaman ve emek kaybettirmemek” olarak açıklandı. İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy komisyonda, “dört yıl boyunca eğitimini yaptırıp, ondan sonra ‘Güvenlik soruşturmanız doğru çıkmadı, yeterli çıkmadı’ diye ilişiklerini kesmek daha büyük adaletsizlik olur. Öğrenciyken alalım, bir sorunları yoksa öğrencilikleri bittikten sonra da yollarına kazasız belasız devam edebilsinler. Hem onların verdiği emekler boşa gitmesin, hem devletimizin bunlara verdiği emekler boşa gitmesin... Sadece insani anlamda bir mağduriyeti engellemek amacıyla yapılmasını faydalı gördüğümüz bir düzenlemedir” dedi.

Ortaya konulan gerekçe muhalefeti tatmin etmedi. Bu yaklaşımın, anne ve babaların çocuklarının anaokulundan itibaren “kulağını çekmesine” neden olacağını belirten CHP milletvekilleri, değişiklik yapılmadığı takdirde bir kez daha Anayasa Mahkemesi’nin yolunu tutmaya hazırlanıyor.

* Belirli bir alanı yeni baştan tümüyle düzenleyen kanun.