'Türkiye, Kazaklar için bir numaradır'

Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly, Milliyet’in sorularını yanıtladı. İki ülke arasındaki ilişkileri değerlendiren Saparbekuly, ‘Kazaklar için Türkiye bir numaralı destinasyon’ dedi.

Kazakistan Türkiye’ye sağlık yatırımlarında birlikte çalışma teklifi yapıyor. Türkiye’ye ASELSAN’ın Kazakistan’daki fabrikasında solunum cihazı üretme teklifinde bulunduklarını belirten Büyükelçi Saparbekuly, “Yıl sonuna kadar 600 milyon maske satın almamız gerekiyor. Bu Türkiye’deki yatırımcılar için bir fırsat olabilir. Biz bunu ya yerli üretim kapasitelerini artırarak yapacağız ya da ikinci ve üçüncü dalga riskine karşı yurt dışından satın almamız gerekecek. Önceliğimiz yatırımcı çekmek” dedi.

Türkiye, Kazaklar  için bir numaradır




Kazaklar için Türkiye’nin bir numaralı turizm destinasyonu olduğunu belirten büyükelçi, “Türkiye’deki otellerde hijyen ve güvenliğin sağlanacağından hiç kuşkum yok. Önemli olan yolcuların bir noktadan diğerine, müşterek çalışarak ulaştırılması” diye konuştu. 

Yeni dönem başladı

Kazakistan’ın Kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in istifası ve akabinde düzenlenen Cumhurbaşkanı seçimleri ülkenin yeni bir döneme ayak bastığı bir yıl oldu. Nazarbayev’den sonra ülkenin ikinci cumhurbaşkanı sıfatını üstlenen Kasım Cömert Tokayev bu sürede önemli sınamalardan geçti.

Büyükelçi Abzal Saparbekuly, Cumhurbaşkanı Tokayev ile bir yılda ülkesinde yaşananları, solunum cihazı ve tıbbi malzeme üretimi için Türkiye’ye tekliflerini Milliyet’e anlattı. 

Cumhurbaşkanı Tokayev’in bir yılı nasıl geçti?  

2019’un 19 Mart’ında kurucu Cumhurbaşkanımız Nursultan Nazarbayev, “yeni dönemde yeni nesil liderlerin ve gençlerin iktidara gelmesini istiyorum” diyerek görevinden istifa etti. Bu Kazakistan için bir tarihi dönüm noktası oldu. Buna 28 yıllık bağımsızlık dönemi tarihimizdeki istikrarlı, barışçıl bir iktidar değişimi diyebiliriz. “Cumhurbaşkanı gitmesin” diyenler oldu. Uluslararası yatırımcılar, uzmanlar “Kazakistan nasıl bir döneme giriyor” diye merak içindeydi. Tokayev doğrudan seçime gitme kararı aldı ve yüzde 70 oyla Kazakistan’ın ikinci cumhurbaşkanı seçildi. 


Türkiye, Kazaklar  için bir numaradır


Cumhurbaşkanı Tokayev öncelikle, dış politikanın ana hatlarını değiştirmeyeceğini açıkladı. Kendisi de dış politikanın kurucu aktörlerinden birisi olduğu için, çok yönlü ve çok boyutlu dış politikamızın devam edeceğini, stratejik partnerlerimizle yapıcı işbirliğimizin de korunacağını belirtti. Uluslararası toplumun barışçıl ve güvenilir bir üyesi olarak kazanımlarımız aynen devam etti. Bu yıl 9 Mart’ta 2030 yılına kadarki Dış Siyaset Vizyonu belgesi kabul edildi. Ekonomik diplomasinin güçlendirilmesine karar verildi. Kazakistan’ın ihracat potansiyelini yükseltmek ve uluslararası yatırımların çekebilmek için öncelikler belirlendi

Halkla iç içe modeli 

Peki içerde ne gibi değişimler yaşandı?  

En önemli değişiklikler ülke içinde yaşandı. Bağımsızlık döneminde, politika çizgisi önce ekonomi, sonra siyaset”ti. Tokayev ise, siyaset ve ekonomiyi birbirini tamamlayıcı unsurlar olarak görüyor. Bu çerçevede devletin, halkla, toplumla, sivil toplum kuruluşlarıyla diyaloğunu geliştirmeye yönelik bazı önemli adımlar atıldı. Mesela, “Duyan Devlet” kavramı ortaya atıldı. 

Nedir “Duyan Devlet” kavramı?  

“Duyan Devlet” kavramı devletin halkın sesini duyduğunu ifade eden, devletin halkla beraber el ele çalıştığını gösteren kavramdır. Devletin kapalı değil, halkla iç içe çalışması gerektiği ortada. Sosyal ve politik yaşamın modernizasyonu olmadan, başarılı ekonomik reformlara imkân yok. Bu çerçevede “güçlü başkan”, “etkili parlamento”, “hesap verebilir hükümet” gibi konseptler hayata geçirildi. Cumhurbaşkanı Tokayev, hükümet üyelerini ve yasama organını bu doğrultuda çalışmaya davet etti. Örneğin kendisi aktif olarak twitter’ı, sosyal medyayı kullanıyor. Valilerin, bakanların da aynı şekilde hesap açmalarını ve halka açık olmalarını istedi. Halkla iç içe olma, sürekli geribildirim ve diyalog modeline geçildi.

Herkes katılabiliyor 

Tokayev toplumun nabzını bizzat toplumun içinde olan insanlardan duymak için Toplumsal Güven Ulusal Konseyi’ni kurdu. İsteyen herkes katılabiliyor. Konsey’de uzmanlar, ekonomistler, siyaset bilimciler, STK temsilcileri, gazeteciler, muhalifler, milletvekilleri var. Örneğin, buradan siyasi alanda reform talebi çıktı. 20 yıl önce kabul edilmiş gösteri ve yürüyüşler kanunu yerine yenisi talep edildi. Uluslararası hukuka uygun, AGİT uzmanlarıyla birlikte yeni bir kanun yapıldı. Cumhurbaşkanı “farklı düşüncelerden korkmamamız gerekiyor, farklılık bizim zenginliğimiz” diyor. İnsanların anayasal toplanma hakkı teminat altına alındı ve daha kolay miting ve yürüyüş yapılabilmesi sağlandı.

Ayrıca siyasi partilerin kurulması için gereken 40 bin üye şartı yarıya indirildi. Yüzde 30 seviyesinde kadın ve 29 yaşına kadar gençlerin temsil edilmesi sağlandı. Temsil artıyor. Parlamenter muhalefet tanımı da yapıldı. Muhalefet partilerine şimdi üye sayısı az olsa da haklar tanınacak. İftira suçu da ceza kanunundan çıkartıldı. Gazeteciler için önemli bir gelişme. Eskiden hapis cezaları uygulanabiliyordu. 

 ‘Türkiye’ye 500 bin Kazak turist geliyor’

2 hafta önce TAV, Kazakistan’ın en büyük havalimanı olan Almatı havalimanı hisselerinin büyük bir bölümünü 415 milyon dolara satın aldı. İlave 200 milyon dolarlık yatırımla uluslararası dış hat terminali yapılacak. Kazaklar için Türkiye bir numaralı destinasyon.

Yaz döneminde 500 bine yakın turist başta İstanbul ve Antalya olmak üzere Türkiye’ye geliyor. Türkiye’deki otellerde hijyen ve güvenliğin sağlanacağından hiç kuşkum yok. Önemli olan, yolcuların bir noktadan diğerine, müşterek çalışarak sağlıklı bir şekilde ulaştırılmasıdır. Yolculuk öncesi, yolculuk süresi ve sonunda insanımızın sağlığını güvenceye almak lazım. Eğer Türkiye bu güven ortamını sağlayabilirse, 2 ayda kaybettiği süreyi ve zararı kısa sürede telafi edebilir. Sağlık Bakanlıkları, gümrük hudut birimleri, havayolu şirketlerine çok iş düşüyor. 

ASELSAN Kazakistan’da solunum cihazı üretebilir 

Kovid 19 sürecinde şu an yaklaşık 6 bin aktif vakamız var. Bugüne kadarki vefat sayısı ise 58. Kendi test sistemimizi kurduk. Maske ihtiyacımızın yüzde 60’ni kendimiz karşılıyoruz. Bu süreçte Türkiye’den N95 tipi maske üreten yeni bir yatırımcı çektik. Tıbbi alandaki yatırımlara 10 yıllık devlet alım garantisi veriyoruz. 

Türkiye’nin ürettiği solunum cihazlarını Kazakistan’daki ASELSAN ortak fabrikasında üretmek istiyoruz. Teklifi Türk tarafına yaptık, Cumhurbaşkanlığının onayını bekliyoruz.

Türkiye Kazakistan’a lisansları verirse, kademeli olarak bazı parçaları burada üretiriz. Solunum cihazı üretimimiz yok ve bunu biz bir şekilde bu sene üretime başlatmakta kararlıyız. Yatırımın finansmanını tamamıyla Kazakistan üstlenecek. 3 katlı maske üretimi için de yatırımcı arayışımız var. Yıl sonuna kadar 600 milyon maske satın almamız gerekiyor. Yerli üreticiler 170 milyon üretiriz dedi ama ilave 400 milyon daha lazım. Bu Türkiye’deki yatırımcılar için bir fırsat olabilir. Biz bunu ya yerli üretim kapasitelerini artırarak yapacağız ya da ikinci ve üçüncü dalga riskine karşı yurt dışından satın almamız gerekecek.

Önceliğimiz, yatırımcı çekmektir. Öte yandan ortalama 5 milyon tulum açığımız olacak yılsonuna kadar. Yeni ilaç ürünleri ilgili Kazakistan’da üretimi mevcut Abdi İbrahim ve Nobel İlaç grupları ile görüşmelerimiz de olacak. 


Fotoğraflar:  YAVUZ ÖZDEN Milliyet