Yalnız yemek kalbi yoruyor

Önünüze konan yemeği kaç dakika içinde bitirdiğinizi hiç düşündünüz mü? Peki, yemeği kalabalık sofralarda yakınlarınızla mı, yoksa tek başınıza yemeyi mi tercih edersiniz? Cevabınız yalnızlıktan yana ise bu yazıyı okuduktan sonra konuyla ilgili fikriniz değişebilir. Yapılan araştırmalar, bireylerin yalnız başına yemek yediklerinde daha çok besin tükettiğini ve sağlıksız gıdalar seçme eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor.  Pandemiyle birlikte değişen yaşam tarzı alışkanlıklarıyla, kalabalık sofraların yerini küçük sofralara bıraktığı bir gerçek. Bu süreçte yemek dağıtım şirketleri, restoranlar, mobil platformlar daha popüler hale geldi ve insanları yalnız yemek yeme konusunda teşvik etti. Burada olumsuz faktörlerden bir tanesi tek başına yemek yerken daha hızlı yeme eğiliminde olma durumu. Bu durum uzun vadede vücut kitle indeksi, bel çevresi, kan basıncı ve kan lipit düzeylerinde artışa yol açabiliyor ve bunların tümü metabolik sendrom ve kalp hastalıkları riskini artırıyor.

Yalnız yemek kalbi yoruyor

Yaş ilerledikçe risk artıyor

Menopose dergisinde bu ay yayımlanan bir çalışmada yalnız yemek ve kardiyovasküler hastalık riski değerlendirilmiş. Yalnız yemek yiyen yaşlı kadınların göğüs ağrısı ve koroner arter hastalığının bir belirtisi olan anjina pektorise sahip olma olasılığının 2.58 kat daha fazla olduğu bulunmuş. Kadınlarda ilerleyen yaş ile vasküler fonksiyonlarda rol oynayan östrojen seviyelerinin azalması da bu süreçte etkili faktörlerden. 65 yaş üstü yaklaşık 600 menopozal kadının değerlendirildiği çalışmada aynı zamanda tek başına yemek yemenin ruh sağlığını da etkileyebileceği ve depresyon için bir risk faktörü olduğu belirtiliyor.

Geçtiğimiz aylarda Journal of Hypertension’da yayımlanan benzer bir araştırmada ise 45 ile 85 yaşları arasındaki 28.238 yetişkin incelenmiş. Çalışmada yalnız yaşayan, ayda üç defadan az sosyal faaliyette bulunan veya küçük bir sosyal ağa sahip olan kadınların daha yüksek hipertansiyon oranına sahip olduğu belirtiliyor.

Öğle yemeği arkadaşı bulun

Yalnız olmadığınızı fark etmek bu durumu yönetmek adına size yardımcı olabilir. Örneğin, bir arkadaşınızla kahve içmek veya yemek yemek için haftada bir buluşuyorsanız, bunu daha sık tekrarlamayı deneyebilirsiniz. Konuyla ilgili yapılan çalışma özellikle öğle yemeğini yalnız başına yiyen erkeklerde obezite ve metabolik sendrom riskinin arttığını belirtiyor. Yalnız yemek yiyenlerin genellikle sebzeli yemek siparişi vermediği, daha çok fastfood gibi sağlıksız gıdalar seçtiği, çoğu zaman öğün atlayabildiği sonuçlar arasında.

Yeme hızınızı kontrol altına alın

Eğer yemeğinizi tek başınıza yiyorsanız, bu da hızlı yeme alışkanlığınızı tetikliyor olabilir. Evde veya iş yerinde beraber yemek yiyebileceğiniz kişiler varsa bu fırsatı değerlendirin. Böylece yemek yerken odağınız yemekten çıkmış olur ve sohbet ederek, yeme hızınızı yavaşlatabilirsiniz. Birçok insan bu davranışı gösteriyor; hızlı yemek yediğinizi düşünüyorsanız bu konuda adım atmanızda fayda var. Midedeki doygunluk hissinin beyne iletilme süresinin yaklaşık 15-20 dakika olduğunu hatırlatmak istiyorum. Lokmaları ağzınızda daha uzun süre tutun ve “Yemeğin tadını hissediyorum” bilinciyle yemek yemeyi deneyin. Ayrıca, lokma bitmeden, yani ağzınıza aldığınız lokmayı iyice çiğneyip yutmadan ikinci lokmanızı ağzınıza almayın. Lokmalarınızı iyice çiğneyin, afiyetle yiyin.