Dilek Gappi

Dilek Gappi

dilek.gappi@dogangazetecilik.com.tr

Tüm Yazıları

İKTİDARA oynayan CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel’in parti içindeki yeni görev alanı halkla ilişkilerdeki hedefleri ve ulusal boyutta projelerini dün verirken biraz daha yerele, İzmir’e odaklanmak bugüne kaldı.

Ekonomi alanında yazmanın alışkanlığıyla çocuklarının başlamasını istediği yeni yatırımı da öğrendiğimiz Yüksel’e yerel politikaya dair aklımızdaki soruları yönelttik...

* AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in İzmir yakıştırması ulusal boyutta da günlerce tartışıldı. Çelik üzerlerindeki İzmir baskısının etkisiyle mi o benzetmeleri yaptı sizce...
Şöyle görüyorum, İzmir diğer kentlere oranla rahat yaşam koşullarına sahip, aydın, bilinçli bir kent, AKP’yi korkutuyor. Bu korkuyla İzmir konusunda gerçekten çok kabalaştılar, ölçüleri kalmadı. İzmirliler olarak Çelik’e gerçekleri görmesi için gözlük camı temizleyicisi göndermeliyiz.
Ayrıca İzmir, CHP’nin de örnek aldığı refahın tabana yayılması yönünden de model olmaya başladı. İzmir Tire’de süt üreticisini, Bayındır’da çiçek üreticisini destekliyor, Menderes’te organik tarıma katkı veriyor. Çelik bana söyler mi Türkiye’nin hangi ilinde tüm tarla yolları asfaltlanmıştır?

* ESİAD Başkanı Sıtkı Şükürer de CHP’yi katı bir laiklik ideolojisine sıkışmış olarak tanımladı, buna ne diyorsunuz ?
Şükürer’i severim, iddialı görüşlere sahip bir arkadaşımız ama demek ki CHP’yi iyi izlemiyor. Biz artık kendimizi bu sıkışıklıktan kurtardık, yakın takip etmesini tavsiye ederim.

* Genel seçim sürecine az kaldı. İzmir il Teşkilatı’nda değişikliğe gidecek misiniz?
Öncelikle seçim takviminin netleşmesini sağlayacağız. Kim aday olacak, ortaya çıkması lazım. Herkesin örgüte destek vereceği bir yönetim istiyoruz. İzmir atamayla gelen bir yönetim olduğu için değişiklik yapmak mümkün olabilecek.

Haberin Devamı


Aziz Bey daha hızlı olabilir
* Siz zaman geldi, kader ortağı olarak görüldüğünüz Başkan Aziz Kocaoğlu’nu eleştirmekten çekinmediniz. İzmir’e dair eleştirileriniz hala var mı?
Bırak bari ben eleştirmeyeyim. Gerçekten İzmir’in iyiye gittiğini düşünüyorum. Metro konusunda yaşananları gördük. İstanbul ve Ankara’daki beceriksizliğin üzeri nasıl örtüldü. Metro çok zor bir konu. Rahmetli Piriştina bile zamanında metro yapımına girmeyi çok düşünmüyordu. Aziz Başkan cesaretle girdi. Diğer projeler de iyi gidiyor.

* Kentin merkezinde trafik çilesini yaşamıyorsunuz galiba...
Tramvay devreye girince o sıkıntı da azalacak. Ayrıca Ankara’ya gidin inanın trafiği buradan iyi değil.

* Hiç eleştiriniz yok, öyle mi?
Yalnızca şu anda Ege Medeniyetler Müzesi bizim arkadaşım Ali Nail Kubalı’yla ilk ortaya attığımız proje değil. Biz Bilboa’daki gibi dünyanın en önemli mega müzesine benzer bir müze diye yola çıkmıştık. Şimdi sanırım klasik bir müze düşünülüyor. İşlerden memnunum ama daha hızlı hareket edilebilir. Başkan’ın tarzı farklı o daha temkinli. Borçlanıp dağılmadan yapmak da Aziz Bey’in tarzı.

Ersu Hızır işinde asla yokum
* Büyükşehir Belediyesi’nde yaklaşık üç ay önce bir deprem yaşandı ve Başkan Kocaoğlu Genel Sekreter Erzu Hızır’ı olaylı bir şekilde görevden aldı. Perde arkasında hep sizin süreci yönettiğiniz iddia edildi?
Her zaman beni olayların içine çekmeye çalışmışlardır. Çok net söylüyorum; bu olayın tamamen dışındaydım. Zaten artık tam tersi söylenmeye başlandı. Bu kez de Alaattin’in partideki konumunu Aziz Başkan ayarladı diyorlar.

Ticaret Odası’nda iyi ki kaybetmişim
Yüksel yaklaşık iki yıl önce Ticaret Odası Başkanlığı seçimlerine girmiş ve az farkla kaybetmişti. Bugün o süreci şöyle değerlendiriyor:”Bazen her şeyde bir hayır varmış demek lazım, tamam itiraf ediyorum, şimdi kaybettiğim için gerçekten mutluyum.”

Asgari ücret en az 900 TL olmalı
* Biraz da iş hayatınızdan söz edelim. Hyundai, Mitsubishi otomobillerinin yanı sıra Honda’nın motosiklet bayilikleri, sigorta şirketleri, Efes Pilsen’in Salihli Alaşehir dağıtımı ile dayanıksız tüketim işleri yapıyorsunuz. Kendi işinizde yeni bir hedefiniz olacak mı?
Mobilya da vardı, bir süre önce o işi bıraktık. Zaten işleri çocuklarıma devrettim, onlar yönetiyor. Hele şu sıralar çocuklara işle ilgili soru sormaya bile vaktim olmuyor. Yalnızca kızımı bir gıda tesisi kurması için zorluyorum. Tarım kökenli bir aileyiz, bağlarımız var. Yörenin tarım ürünlerine katma değe katan bir tesis kursun istiyorum. Salihli’de böyle bir tesisin kısa sürede kurulması beni çok memnun eder.

* Peki bir işadamı olarak AKP’nin ithalata dayalı ekonomi politikası mesala sizin işinize gelmedi mi?
Mesala bana soruyorlar, ‘Sosyal demokratsınız ama işadamısınız. Asgari ücretin artmasını neden istersiniz?’ diyorlar. Ben bir şey öğrendim. Asgari ücreti bana göre 900 TL yaparsanız o piyasaya bir şekilde girer, ekonomi daha da hareketlenir. Bunu çelişki gibi gösteriyorlar ama bu bir çelişki değil. İşler her zaman iyi gitmedi, iki yıl önce bu iktidar zamanında çok zor günler de geçirdik ve ben her zaman ülkenin üreterek büyümesinden yana oldum.