Dilek Gappi

Dilek Gappi

dilek.gappi@dogangazetecilik.com.tr

Tüm Yazıları

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü kentsel dönüşüm için çoktan harekete geçmiş bile. 102 mahallede 313 bin riskli konut belirleyen Bakanlık bu konutların fotoğrafını da çekti. İzmir’de 10 yıl içinde 25 milyar TL’lik dev bir ekonomik hareketlilik doğması bekleniyor

İzmir’de 313 bin konut ya yıkılacak ya güçlendirilecek

Ekonomide resesyon yani durgunluğun öncelikli şırıngaları vardır. O şırıngaları enjekte ederseniz, hasta rahat hareket etmeye başlar. Bazı şırıngalar hem ağrıyı geçirir hem tedavi eder. İnşaat sektörü böyledir. Çarpan etkisiyle birçok sektörü de hareketlendirir.
Bu şırıngayı kullanmak yanlış olmasa da, dozu çoook önemlidir. Örneğin, Amerika’yı bile duvara toslatan “Mortgage” kredileri de dozu ekonomiyi komaya sokan bir şırınga oldu.
Türkiye TOKİ eliyle bu şırıngayı iyi kullanıyor. Son zamanlarda üretim ve yabancı yatırımlarda istenilen hareket sağlanamayınca doz bir birim daha yükseldi. Eskiden konutlar yapılırken, şimdi devasa kentsel dönüşüm projeleri kapıda. Hükümetin, kentsel dönüşümün başlatılacağı üç kentten biri olarak seçtiği İzmir’de ise bu projeler kapıdan içeriye girmeye başladı.
Şimdilik çalışmalar üç aşamada yürüyor.

* İzmir Büyükşehir Belediyesi dokuz ayrı kentsel dönüşüm projesi hazırladı, Bakanlar Kurulu’nda onay bekliyor.
* Tüm yetkileri elinde toplayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 21 ilçe belediyesine yazı gönderdi ve afet riski olan konutların, bölgelerin belirlenmesini istedi.
* Bakanlık kendisi de çalışmalara başladı.
Bunlarla ilgili gelişmeleri öğrenmek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kapısını çaldık. Önce şunu söylemek gerekiyor; Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Ata Erpolat bugüne kadar (ki yirmi yılı aşkın gazetecilik hayatımı kastediyorum) gördüğüm bürokratların çoğundan farklı. Rahat bilgi veriyor ve oldukça kendine güvenli görünüyor. Sözlerini sakınmıyor.
Ve gördük ki; İzmir’de kentsel dönüşüm çalışmaları çoktan başlamış, oldukça da yol alınmış. Bazı detaylar daha sonra çıkacak yönetmeliklerle belli olacak. Ancak Bakanlık İzmir’de 313 bin konuta ulaşmak için planını hazırlamış.
Konu, hayli karmaşık, o nedenle başlıklar halinde anlatmakta yarar var....

Haberin Devamı

1) APARTMAN DA MAHALLEDE RİSKLİ ALAN İLAN EDİLEBİLİR

Erpolat öncelikle “Çalışmalar ne zaman başlayacak sorumuza “Başladık” diye yanıt veriyor ve nasıl bir sistem izlediklerini şöyle anlatıyor:

Haberin Devamı

“ Öncelikle belediyelerimiz ‘afet riski olan alanları belirleyecek. Kendilerine hiçbir sınırlama getirmedik. Afete karşı riskli yapıların belirlenmesi gerekiyor. Belediyeler her türlü riskli yapıyı da belirleyebilecekleri gibi, afet bölgesi olarak belirlenecek alanları da bize teklif edecekler. Biz 6306 Sayılı Kanun kapsamında bu teklifleri inceleyeceğiz. Onay verdiğimizde bir apartman da riskli alan ilan edilebilir, bir sokak da bir semt de. Riskli alan ilan edilen yapı ya da bölgede ruhsatlandırmalar da otomatik olarak iptal edilip Bakanlığımıza geçecek.”

2) YA GÜÇLENDİRME YA YIKIM

Ruhsatı iptal edilen yerlerde Bakanlık yeni imar planları yapabilecek. Eğer yaptıysa vatandaş bu yeni imar planına göre ve farklı bir rayiçten binasını yıkarak yeniden yapabilecek. Bazı yerlerde çalışmalar belediye eliyle yürürken vatandaş ya da biraraya gelen vatandaşlar, o alandaki yeni imara göre proje üretebilecekler. Güçlendirme yapması gerekenler Bakanlıktan onaylı denetim firmalarından rapor almak zorunda. Belediyelerden başvurularına iki ay içinde yanıt alamayanlar doğrudan Bakanlıkla muhatap olacak.

Haberin Devamı

Erpolat, bu alanlarda müteahhit bulamayan vatandaşa yardımcı belirtiyor. Bazı alanlarda TOKİ devreye girerken bazı alanlarda Bakanlık doğrudan özel sektörle işbirliği yapabilecek.

3) 102 MAHALLE BELİRLENDİ

Belediyelerin ve vatandaşların bildireceği ‘afet riski taşıyan konut ve alanların dışında’ görünen o ki asıl çalışmayı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kendisi yapacak. Erpolat, nasıl bir çalışmaya başladıklarını şöyle anlatıyor:

“Daha önce Bayındırlık Bakanlığı olarak afet riski olan alanlara yönelik bilgi elimizde vardı. 1/ 25 binlik planlarda bu alanları yeniden inceledik. Bayraklı, Bornova, Buca, Çiğli, Gaziemir, Karabağlar, Karşıyaka, Konak, Narlıdere ve Menemen’de 102 mahalle belirledik. Özellikle Karabağlarda konut sayısı yüksek çıktı. 313 bin konutun dönümüşünü planladık. Şu anda hak sahibi çalışmaları sürüyor. Bu alanlarda nüfus 880 bin kişiyi buluyor. Bakanlığımız bu alanlarda yeni imar durumu oluşturacak. “

4) BAKANLIĞIN TESPİTLERİ İLE BELEDİYE PROJELERİ ÇAKIŞIYOR

Peki İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı ve Bakanlar Kurulu’nda onay bekleyen 9 kentsel dönüşüm projesi ne olacak? Ata Erpolat’ın yanıtı “”Büyükşehir Belediyesi’nin 6306 ya göre bu projeleri yeniden revize etmelerinde fayda görüyorum” oluyor. Oldukça dikkat çekici bir yanıt. Erpolat sonra sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bizim belirlediğimiz alanlarla bu projelerin çoğu çakışacak görünüyor. Kaldı ki biz onlara da açığız. O projeler de mutlaka değerlendirilecek. Kanun ilçe ve Büyükşehir belediyemize de yetki tanıyor. Onların tekliflerini mutlaka değerlendireceğiz.”

5) RAYİÇLER YÜKSELECEK

Bu arada İl Müdürü’nün önemli bir uyarısı var. “Çarpık yapılaşmış alanların önemli kısmı afet riski taşımakla birlikte her çarpık yapılaşma afet riski taşımaz. Bizim için öncelik, binaların afet riski taşımasında. Henüz üç belediyeden bilgi alabildik, onları da incelemeye başladık. Belediyelerimizle koordinasyonlu çalışmak istiyoruz. Ancak belediyelerimize de şunu diyoruz, “Eğer sen kentsel dönüşümü yapmazsan ben yapacağım’.”
Yıkılacak alanlarda mülkiyet haklarının anayasal bir hak olduğuna işaret eden Erpolat, “Kaldı ki vatandaşlarımız yükselen rayiçlerle şanslı da olabilecekler. Örneğin 200 m2’lik konutu yıkıldıysa, yeni düzenlemede 450 m2 hak doğabilecek. “

6)İZMİR’İN DÖRTTE BİRİ DEĞİŞECEK

Erpolat’a, “Oldukça karışık bir süreç İzmir’i bekliyor dediğimde, “Hayır gözde büyütülcek bir şey yok. Biz ekip olarak rahatlıkla bu çalışmaları yapabiliriz” diye yanıt verse de özetle karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:

İlk etapta, 102 mahallede 4 bin 435 hektarda 313 bin konut güçlendirilecek ya da yıkılacak. Sadece ilk etap dediğimiz kısım, 818 bin vatandaşı etkileyecek. Bu da Büyükşehir sınırlarının dörtte biri anlamına geliyor. Yani İzmir’in dörtte biri değişecek. Peki böyle bir tablonun getireceği ekonomik hareketlilik hesaplanabilir mi ?

Erpolat’ın buna da bir yanıtı var:
“Biz hesapladık. Elimizde 313 bin konutun fotoğrafı var. Yaklaşık 25 milyar dolarlık bir ekonomik hareketlilik oluşacak. Ancak şunu unutmayın. Bu çalışmalar en az 10 yıl içinde gerçekleşecek. Dengeyi kaçırmamak lazım o nedenle dönüşümü aşamalar halinde yapacağız. “

10 İLÇEDE 102 MAHALLE

Bakanlık İzmir’de ilk etapta 10 ilçeyi mercek altına aldı. Erpolat’ın verdiği bilgilere göre Bayraklı, Bornova, Buca, Çiğli, Gaziemir, Karabağlar, Karşıyaka, Konak, Narlıdere ve Menemen’de 102 mahalle belirlendi. Bu alanlarda 313 bin konutun dönümüşümü planlanırken, sözkonusu alanlarda 880 bin kişinin yaşadığı belirtiliyor.

Vatandaş ne yapsın?

Konutunun afet riski taşıdığından kuşkulanan vatandaşların öncelikle Bakanlık onaylı yapı denetim şirketlerinden rapor almaları gerekiyor. Raporun ardından vatandaşlar önce belediyelere başvuracaklar. Belediyeler iki ay içerisinde yanıt vermediği takdirde, vatandaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne başvurabilecek.

Eğer rapordaki risk onaylanırsa bina ‘riskli yapı’ ilan edilecek. Bakanlık güçlendirilmesi gereken binaya daha sonra yayınlanacak yönetmelikler çerçevesinde destek verirken, bölgede başka riskli alan ya da konut varsa, onlarla birlikte toplulaştırma yapılacak. Ya da vatandaşlara müteahhidi bul imar koşullarına göre yeni binayı yap denilebileceği gibi, Bakanlık kendisi de o binanın yapımını gerçekleştirebilecek.

Yönetmelikler yok soru işaretleri çok

Ata Erpolat, İzmir’de dev bir değişimden söz ediyor. Erpolat bilgileri samimiyetle paylaşan bir bürokrat olmasına rağmen, konu hayli kapsamlı ve bazı uygulama yönetmeliklerinin çıkmaması nedeniyle belirsizlikler çok. Örneğin vatandaşlar konutlarının sağlamlık analizlerini nasıl, hangi bütçeyle yaptıracaklar. Yine Bakanlığın belirlediği alanlarda, emsaller nasıl yükseltilecek, semtlere göre emsaller değişecek mi? Erpolat, vatandaşlar eğer alanlarında ‘toplululaştırma’ yoksa kendileri biraraya gelip müteahhit bulacaklar, bize onay için gelecekler diyor ama vatandaşların bunun altından kalkması mümkün mü?

Belirsizlik çok olsa da ortada net görülen İzmir’in yepyeni ve dev bir değişime hazırlandığı gerçeği. Bu arada bir başka gerçek daha beliriyor ki, Hükümet ve Bakanlık görüşlerini alsa da kentsel dönüşümde ilçe belediyeleri ve Büyükşehir Belediyesi’ni baskı altına alacak ve çalışmaların sadece belli noktalarında onları aracı yapacak. Evet bu konu bile başlı başına dikkat çekici!..