Mevlam bana ikinci yaşam verdi

Doğrusu kentin siyasetine belediye operasyonları damga vururken,  ekonomide ise  son günler, Ticaret Odası’nda yaşanan  tartışmalarla geçmeye başlamıştı

Doğrusu kentin siyasetine belediye operasyonları damga vururken, ekonomide ise son günler, Ticaret Odası’nda yaşanan tartışmalarla geçmeye başlamıştı. Hinlikler, oyunlar, entrikalar, kendini Sezar ilan edenler, araştırmak yerine, bu işten nasıl prim yaparım diye bakanlar...
Özetle İzmir’e yakışmayan bir dizi tablo..
Belki bu nedenle, belki de iki yıllık aradan sonra tavrını, samimiyetini özlediğimiz için Ali Pehlivanoğlu ile sohbet etmek keyifli, sahici geldi. Öyle bir hayat yaşıyor ki, kendi deyimiyle ‘mucize’. Artık herşeyin bittiğini düşündüğü, helalleştiği anlardan yeni bir hayata, yeni hedeflere, planlara döndü.
“Doktorum zamanım kalmadığını nakil yapılması gerektiğini söyledi ama uygun organ bir türlü bulunamıyor. Çaresiz kızkardeşimin oğlundan nakile karar verildi. Ertesi gün ameliyata gireceğim. Son anda bir trafik kazası oldu, uygun donör bulundu. Apar topar ameliyata aldılar. Onun öncesinde de beyin kanaması geçirmişim. Kılpayıyla yaşamda kaldım. Yüce Mevlam bana ikinci bir yaşam şansı daha verdi. Herkes bu kadar şanslı olmayabilir.”
Yayın Danışmanımız Hamdi Türkmen’le birlikte biraraya geldiğimizde yaşama dönüş serüvenini böyle anlattı Ali Pehlivanoğlu... Bu arada Prof. Münci Kalayoğlu’na minnettar. Hayatında öncelikle değişen şey alkol, artık hiç yok. Onun dışında bir de stresi çıkartmış yaşantısından. Peki iş, onu da yavaşlatacak, askıya alacak mı ? Niyeti tam aksi... Espriyle yanıt veriyor bize ... “Alkol hayatımdan çıktı, eğlence azaldı, zaman nasıl geçecek ? Hedefleri de yükseltiyorum ama sıfır stresle...”



Mevlam bana ikinci yaşam verdi
Grupta işe başlayan büyük kız İrem’e çok güvenen Pehlivanoğlu
yine de önceliğinin kurumsallaşma olacağını anlattı.

“Tansaş’ları alabiliriz”
Ali Pehlivanoğlu, 14 Haziran 1980’de İzmir Üçkuyular’da açtığı market ile perakende sektörüne adım attı. Aradan geçen zamanda güçlenen ve o zaman belediyeye ait olan Tansaş’lar, Pehlivanoğlu Grubu’nun rakibi olmaya başladı.
Onu anımsadığım dönemlerde Pehlivanoğlu sık sık, belediyenin mülklerini kullanarak kira ödemeyen Tansaş’ların haksız rekabet yarattığından şikayet ederdi. Çok zorlandılar ama direndiler. Yeni hipermarketler doğdukça, onlar semt aralarında halka en ucuz fiyat sunan mağazacılık anlayışından vazgeçmediler. Ucuzu bulmak ve sattığı mala hakim olmak için kendi et üretim tesisini kurmak, ülkenin en iyi peynirini satmak gibi iddiaları Pehlivanoğlu Grubu’nu yerli perakendecilerin gururu haline getirdi. 105 mağazaya bu yıl 15 mağaza daha eklenecek. Yılın ikinci yarısında halka açılacaklar. Hazırlıkları bu bu alanda tanınan isimlerden Hüsnü Güreli yapıyor.
Hastalığı zamanında biriken yatırımları, şimdi ele aldığını anlatan Ali Pehlivanoğlu, öncelikle yeni bir ana eksende çalıştığını anlattı. Pehlivanoğlu’nu halka açmanın yanı sıra, yeni yatırımcı ve ortak alarak farklı mağaza zincirlerini bünyelerine katmak. Bu konuda hayli iddialı. Yerli, yabancı birçok firmadan teklif geldiğini söyleyen Ali Pehlivanoğlu, sözlerinin arasında bir tüyo veriyor:
“Şirketin ekonomik olarak en güçlü zamanı. Elimizde çok seçenek var. Ülker, Şok’ları aldı. Eğer istediğimiz ortağı bulursak, Tansaş’lar finans gruplarının elinde, belki biz alırız, hiç belli olmaz. Biz Osmanlı tüccarıyız büyümekten zarar gelmez.“
Ancak kararlı, bu kez macera ve risk yok. Kendi vasiyetini gerçekleştiriyor
Yeniden başlayan hayat, Pehlivanoğlu’nun işlerle ilgili hedeflerini bırakın kesmeyi, çok daha keskinleştirmiş görünüyor. Hastalığı ilerlediğinde kızlarına, Vakıf kurmaları konusunda vasiyet eden Ali Pehlivanoğlu, şimdi vasiyetini kendisi gerçekleştirecek. Spor sağlık ve eğitim vakfı kurmaya hazırlanıyor. Vakıfta her yardımın amaca ulaşması için detaylarla kendisi ilgilenecek.
İlkokul öğretmeni olarak başlanan iş hayatında, Türkiye’nin en büyük yerli perakende zincirini kurmanın bedeli az kalsın, can pahasına ödeniyordu.
Yaşadıkları, Ali Pehlivanoğlu’na hayatın, sevdiklerinin, kendi deyimiyle her dakikanın kıymetini sapına kadar hissettirken, bizlere de birşey daha gösteriyor. ‘Başarmaya alışmak ve başardığını görmek’ öyle bir duygu ki, yaşamın kıyısından dönmek bile bu duyguyu törpüleyemiyor.

Gayrimenkule tek başına giriyor

Ali Pehlivanoğlu’nun yeniden direksiyona geçmesinden bu yana iki yeni hamlesi var. Geçmişte mülk sorunu yaşayan grup, şimdilerde mağazalarının yüzde 45 mülküne sahip. Mülkleri dört kardeşine kurayla paylaştıran Pehlivanoğlu, bu yolla herkesin daha özgür hale geldiğini belirtiyor. Kardeşler, sahip oldukları mağazaların cirolarının yüzde 2,5’u kadar kira alacaklar. Ayrıca ‘Ali Pehlivanoğlu’ olarak tek başına gayrimenkul sektörüne girme kararı aldığını anlattı: “Arsa alış satışı ve AVM işi yapacağım. Seferihisar’da ve Ayrancılar’daki arsalarımla işe başlıyorum”