Mutsuz ama umutlu zirve

Yunanistan’da büyük ekonomik skandalın etkisinin yaşandığı gün Atina’daydık. Borçlarını maskelemek için yıllardır ABD’li Goldman Sachs’tan destek aldığı ortaya çıkan Yunanistan şimdi ekonomik verilerini çarpıtmanın hesabını Avrupa Birliği’ne vermeye hazırlanıyor. Komşu dertli, komşu sıkıntılı.
“Sıkıntınızı paylaşmak için geliyoruz” dedik ama bavullarla, numunelerle gittik.
Aynı gün Ege İhracatçı Birlikleri’nin yıllar önce başlattığı, yurtdışına Türk ürünlerinin tanıtımını amaçlayan Cafe-Break toplantısı vardı. Öğleden sonra da 9. Türkiye Ege Kıyıları Yunanistan Ege Adaları Ekonomi zirvesi gerçekleşti.
Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, meslektaşı, Ekonomi Rekabet ve Denizcilik Bakanı Louka Katseli’ye, “Üzülmeyin kardeş, bir zamanlar biz de sizin gibi krizdeydik” diyebildiği ve sürekli nasihat veren ağabey pozisyonunda olduğu için mutlu görünüyordu.
Hamle yapmak zorundalar
Onun dışında ise katılımcı heyette, daha çok şaşkınlık ve ne olacağını bilememek duygusu hakimdi. Zirvelerin dokuzuncusunu düzenleyen, bu konuda büyük çaba harcayan İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş’ın bile bu zirveden net bir sonuç çıkarması kolay değil.
Yunanlı yetkililer, coşkusuz konuşuyor. Ancak Demirtaş da bugüne kadar ticari ilişkilerde hep nazlanan taraf olan Yunanistan’ın ancak böyle bir sıkıntı içindeyken gerçekçi adımlar atabileceğine inanıyor. Bu nedenle her zaman bu ilişkilerde mutlu olan Demirtaş bu kez, 9’uncusunu düzenledikleri bir zirvenin daha çok ilgi görmesi gerektiğini görerek “keyifsiz” ancak ana sorunlarda aşama kaydetmenin tam zamanı olmasıyla “umutlu” görünüyordu.

Peki umut nerede?
Ekonomi Rekabet ve Denizcilik Bakanı Louka Katseli ile geleceği parlak görünen Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Spyros Kouvelis’in sözlerinde. Her iki bakan da yaşadıkları sıkıntının etkisiyle ortak yatırım ve işbirlikleri gerçekleştirerek özellikle Afrika, Kafkasya ve Ortadoğu’ya yönelmek gerektiğini net söylediler. Alternatif enerji kaynakları, çevreye dair yeni teknolojiler, düşünülen alanlar.
Yunanistan’ın AB’ye sırtını dayayarak unuttuğu sanayileşmeyi şimdi Türkiye ile birlikte yapabileceği sinyali verdiler. Bir de “Yunanlı işadamları Türkiye’ye 5-6 milyar dolarlık yatırım yaptı. Şimdi Türk işadamları da burada yatırım yapsın” beklentisi var ki, bu kısım Türkler açısından gerçekçi görünmüyor.
Her iki kesime de hemen adım attıracak konu ise turizm. Bu konuda her iki ülkenin bakanları Uzakdoğu’da ortak tanıtımlar yapmak için proje geliştirme kararı aldı. Uzakdoğulu turiste üç gün Türkiye, üç gün Yunanistan sloganıyla ortak tanıtımlar yapılacak, cazip fiyatlar verilecek.
Ancak Yunan Hükümeti’nden Bakan Çağlayan’ın da bazı şartları var.
Beklentilerimiz var
- Öncelik vize sorununda. Çok girişli, 5 yıl gibi uzun süreli vize şart.
- Sebze-meyve ihracatı için adalarda ortak gıda laboratuvarı kurulsun.
- Kota problemi tamamen kaldırılsın.
Yunanistan bunları yapar mı, göreceğiz.
Türkiye ile Yunanistan arasındaki ticaret hacmi 2009’da 3.2 milyar dolar oldu. Bunun yüzde 80’i Atina üzerinden gerçekleşiyor. Yapılan tüm etkinlik ve zirvelere rağmen ada ticareti ise gelişmiyor.
Zaten adaların gümrükleri, Türkiye’den gelen mallarda bilerek kan kusturuyor. Akıl almaz gerekçelerle malların girişinde sorun çıkartıyorlar.
Ticari ilişkiler, karşılıklı çıkarlarda ısrarcı olmakla sonuca ulaşır.
Yunan halkı henüz yaşadıkları krizin çok farkında görünmüyor. Ayaklarına kadar gelen Türk heyeti için Atina Valisi, Belediye Başkanı, Ticaret Odası Başkanı, Hilton’daki toplantıya katılma lüzumu bile hissetmedi. Ancak eli taşın altında olan hükümet yetkilileri, kapris yapma lükslerinin olmadığının, adım atmaları gerektiğinin farkındalar. Sonuç çıkarsa da bu noktadan çıkar.
Bazen bin nasihatın yaratamadığı fırsatı bir musibet yaratabilir.


Dikkat! Kavgaya zorlayabilirler
Görüşmelerde ilgi çekici tespitlerden birisi Türk dostu Midilli Valisi Pavlos Vogiatzis’ten geldi. Vogiatzis ekonomik sorunların başka sorunlara da yolaçabileceği uyarısında bulunarak, “Darboğazda olan Yunanistan’a silah aldırmak için bizi birbirimizle kavga etmeye zorlayabilirler” dedi. Vogiatsiz’in “Önce tarihimize saygı duymalı sonra yeni bir tarih yazmalıyız” sözleri ise salondan alkış aldı.