Dilek Gappi

Dilek Gappi

dilek.gappi@dogangazetecilik.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

İzmir’de çıkmaza giren konulardan birisi Lojistik Köy’ kurulmasıdır ki, bu konudaki gelişmelerin neden durduğunu daha sonra yazacağım. Kemalpaşa’da mı, Torbalı Pancar’da mı olsun derken, TOBB’un ayırdığı maddi kaynak da bu arada uçup gitti. TCDD, şimdi Kemalpaşa’da daha, dar kapsamlı bir Lojistik Merkez kuruyor. Ancak asıl istenen dev bir lojistik köy ve belki de şans Aliağa’ya gülecek.
Nemrut Limanları, Nemport, hızla artan ve lojistiği düşünülmeden üst üste onay verilen devasa yatırımlar derken Aliağa’da şimdi yeni bir sorun başgösterdi.
Bölgeye yılda 50 milyon ton yük, 5 bin gemi gelince yeterli lojistik altyapının olmaması ilçeyi kilitliyor. Aliağa Ticaret Odası Başkanı Adnan Saka, demiryollarında yaşanan bazı problemler nedeniyle karayollarında nakliyeye ağırlık verildiğini, plansız yapılan birçok yatırım da buna eklenince, ilçede sıkıntıların katlandığını söylüyor.
Sıkıntının yaşandığı yerleri önceki gün Saka ile birlikte gezdik. Saka, liman önlerinde saatlerce süren kuyrukları gösterirken; gecikmeler nedeniyle işletmelerin, limanların ve halkın eziyet çekmeye başladığını aktardı. Tecrübeli başkan, çözümü büyük ölçüde “Lojistik Köy” kurulmasında görüyor.
Çandarlı’da yapımına başlanan Kuzey Ege Limanı ile karmaşıklık daha da artmadan Aliağa’da bir lojistik merkez şart görünüyor. Bu formül yüklerin indirilmesini formüle ederken, trafiği de rahatlatacak. Saka, bunun için kolları sıvadı ve en doğru modeli görmek adına dünyanın en büyük yük limanlarıı olan Hamburg’da, Bremen’de araştırmalar yaptı.
Kendilerine ilk etapta 1000 dönümlük bir yerin yetebileceğini söyleyen Saka, Ulaştırma Bakanı Yıldırım’ın desteğiyle bu lojistik sıkıntıyı aşabileceklerine inanıyor.
Limanlar geliştikçe, Ege?Bölgesi’nin yükleri buraya yığılmaya başladı ve sıkıntıyı görmek için Aliağa’dan bir kez geçmek bile yetiyor.


Trafik kilitlendi “Lojistik köy” Aliağa’ya şart



SİT alanlarına tesisler kuruluyor


Önceki gün, Petkim’e ilişkin imar planlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanması üzerine, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Danıştay’a dava açtı. Başkan Kocaoğlu, üzerine basarak yatırımı desteklediklerini ancak planlama yetkisinin ellerinden alınmasına karşı çıktıklarını söyledi. Bu bir ilkti ve bizler bu krizin benzerlerine sanırım sık rastlayacağız.
648 sayılı kararname ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na süper yetkiler verildi. Bakanlık, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya mülkiyeti hazineye, kamu kurum veya kuruluşlarına ya da kişilere ait olan taşınmazlar üzerinde yapılacak yatırımlara ilişkin olarak, yetkili idarelerce üç ay içinde onaylanmayan tüm plan ve değişiklikleri yapabilecek.
* * *
Adnan Saka, şimdi yasaların da bu yolla sonuca uygun hale getirildiğini anlatıyor.
En azından kendi bölgesi için... Saka, Aliağa’da artık hiçbir yatırıma, gelişmeye hakim olamamaktan yakınıyor. Açıksözlülüğü ile tanınan Saka “ Yatırım yapacaklar eskiden önce bize gelir danışırdı. Şimdi herşey Ankara’dan çözülüyor. Olaylar bitiyor, izinler alınıyor, biz sonra öğreniyoruz. Yatırımlar planlanıyor ancak bu yatırımların kente getireceği zorluklar kentte yaratacağı değişiklik planlanmıyor. Hastane kalmadı, okul yetmiyor. Dev firmalar deniz kenarında bir yeri kapatmaya, büyük bir rant merkezi olduk.” diyor. Dikkat çeken başka gelişmeler de var Aliağa’da... Birinci derece SİT alanlar Ankara’dan gelen izinlerle önce 3. derece SİT olurken, üzerlerine özel izinle ruhsatlı tesisler konduruluyor.
Aliağa Ticaret Odası Başkanı adı üzerinde “Ticaretin, yatırımın’ artmasından memnun olması gerekiyor değil mi, ancak gelişmeler Saka’yı bile düşündürür hale getirmiş.
Kısacası burada, devasa yatırımlar gelmiyor değil, geliyor ama ‘kendi yöntemiyle’ geliyor.