Karaciğerde kronik hastalık yapan hepatitler

Geçen haftaki yazımda halen dünyada konuşulan gizemli hepatit hastalığından bahsetmiştim. 16 yaş altı çocuklarda görülen bu hastalık giderek artan şekilde devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklaması göre sebebi hala büyük ihtimalle bir adenovirüs ancak hala kesin nedeni tam olarak belirlenemedi. Sarılık, ishal, kusma ve karın ağrısı ile seyreden ancak ölüme de yol açabilen bu hastalık dilerim başımıza covid-19 salgını gibi bir dert açmadan çabuk bir şekilde ortadan kaybolur.

Karaciğeri tehlike altına alan bu hepatit türünün yanı sıra gelin nedeni belirlenmiş ve farklı hepatit virüsleri tarafından ortaya çıkan, kronikleşerek karaciğeri bozabilen diğer hepatitlerden biraz bahsedelim.

Kronik hepatit 6 aydan uzun süren karaciğer iltihabıdır. En büyük sebebi hepatit B, hepatit C ve hepatit D‘dir. Uzun süre sinsi ve bariz bir belirti vermeden seyredebilir. Karaciğer yetmezliğiyle, sirozla ve karaciğer kanseri ile sonuçlanabilir. Çoğu zaman hepatit ancak bu aşamada klinik bulgular verebilir. Esas teşhis de gecikmiş olarak bu aşamadayken konulur.

Hepatit C enfeksiyonu geçiren hastaların yaklaşık % 75’inde kronikleşir yani hastaların ancak % 25’i iyileşir. Hepatit B enfeksiyonu geçiren hastaların ise % 20’sinde hastalık kronikleşir. Hepatit D virüsü sadece hepatit B enfeksiyonu var ise hastalık yapabilir ve kronikleşme şansını arttır.

Belirtileri

 Hastalık belirtileri çoğu zaman gözden kaçabilecek, halsizlik, çabuk yorulma, karın sağ üst tarafında hafif dolgunluk hissi ve ağrı ile beraber hafif ateştir. İleri dönemlerde siroz ortaya çıktığı zaman, dalakta büyüme, karında sıvı birikimi, ciltte kılcal damarların belirmesi, kıllarda dökülme, avuç içlerinde kızarıklık, beyin fonksiyonlarına bozulma, uykuya meyil görülebilir. Kronik hepatit hastalığına karaciğer biyopsisi ile teşhis konur.

Bulaşma

Hepatit B virüsü vücut dışında yaşamını günlerce sürdürebilir. Virüs ile enfekte kan ve çeşitli vücut sıvılarının yara veya mukoza ile teması, cinsel ilişki, ortak kullanılan kesici, delici aletler ile bulaşabilir. Enfekte anneden bebeğine hamilelikte, doğum sırası ve sonrasında virüs bulaşabilir. Eğer virüsün vücuda geçtiğinden şüphe ediliyorsa hemen kan tahlili yapılırsa kanda virüs saptanamayabilir. Çünkü virüs ile karşılaşıldıktan sonra kanda saptanabilir bir seviyeye gelmesi için minimum 20 gün, 1 ay geçmesi gerekir. Bu süre geçmeden ancak hafif enzim reaksiyonu olabilir.

Bu durumda damar içi uyuşturucu bağımlıları, dövme, manikür-pedikür, piercing yaptıranlar, traş bıçağı makas gibi kesici aletleri ortak kullananlar,  kan ve kan ürünleri tedavisi gören kişiler, prezervatifsiz cinsel ilişkide bulunanlar, enfekte anneden doğan bebekler risk grubunda yer alır.

Gözler ve deride sarılık, aşırı yorgunluk, iştah kaybı, bulantı, kusma, karın ağrısı, koyu renkli idrar gibi belirtiler genel olarak virüs alındıktan 45-160 gün arasında değişerek ortalama 75 gün sonra ortaya çıkar. Kronikleştiğinde ise yukarıda saydıklarıma benzer şikayetlerle tablo daha ağır seyredebilir.

Hepatit B’nin özel bir tedavisi yoktur. Genellikle hastanede yatmayı gerektirmez. Hastalık döneminde dinlenme, alkol ve karaciğeri yoran ilaçlardan kaçınarak iyi beslenmek gereklidir. Bazı antiviral ilaçlar, kronik hepatit B’yi tedavi etmek için kullanılır. Bunlar, virüsle savaşmaya yardımcı olur. Gelecekteki karaciğer komplikasyonları riskini azaltabilirler.

Korunma amacıyla risk grubundaki kişilere aşı yaptırması önerilir.  Aşılama ideal olarak, 1’er ay ara ile 2 doz ve ilk aşıdan 6 ay sonra 3. doz yapılarak uygulanır.

Hepatit C de hepatit B’ye benzer sebeplerle bulaşır ve benzer belirtileri vererek hastalık oluşturur. Ancak yukarıda bahsettiğim gibi C hepatiti daha sinsi ve sessiz seyrederek daha sık kronikleşir. Buna karşılık B hepatiti ile olan infeksiyona Delta virüsü olarak da bilinen D hepatiti de eklendiğinde kronikleşme oranı artar.

 Tedavi

Hepatit C’nin de özel bir tedavisi yoktur. Hepatit B’de olduğu gibi istirahat, yakın takip ve kontrol ile karaciğeri koruyan iyi ve doğru beslenme önerilir. Hepatit B tedavisinde olduğu gibi C hepatitinde de antiviral ajanlar kullanılır. Ancak C hepatitini önlemek için B hepatitinde olduğu gibi bir aşı henüz bulunmamıştır.