6-1’lik hezimet neden bir başlangıç olmasın?

Mustafa Kemal Ulusu - kulusu@hotmail.com

Kendimi bildim bileli Türk futbolu istikrar açısından bir türlü istenilen başarıya maalesef ulaşamamıştır, dolayısıyla da zaman zaman böyle tarihi hezimetlere uğramıştır.

6-1’lik Hollanda hezimetinin bir benzerini de ben, ilk Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığımda yaşamıştım. Aynı bu dönemde olduğu gibi o yıllarda da Türk futbolu, başta Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş olmak üzere çok kötü bir dönem yaşıyordu, bundan istifade eden Trabzonspor da o şahane öz Trabzonlu gençleriyle üst üste şampiyonluklar almıştı. Ama sonra o da Trabzonlu gençleri bırakınca şampiyonluklardan uzak kalmış ve Türk futbolu da çok büyük bir kaosa sürüklenmişti.

Tabii ki bunda en büyük sebep o dönemler Türk futbolunun başındaki yönetim ve teknik ekibin eğitim ve teknik açıdan Avrupa ve Dünya futbolunun çok gerisinde olmasıydı.

1984’te göreve gelir gelmez Almanya’da Köln Spor Akademisi’ni bitiren rahmetli Yılmaz Yücetürk’ü,  Araştırma, Planlama, Eğitim, Denetim bölümüne (APED)  başkan yapmış ve ekibine de çok değerli akademisyenleri vererek büyük bir eğitim seferliği başlatmıştık.

Sadece  o mu? Dünyaca ünlü Jupp Derwall’i Milli Takımlar Başdanışmanı yaptık. İngiltere’ye 8-0 yenildiğimiz maçtan sonra yaptığımız seri  toplantılarda Derwall, moralimizi bozmayıp uzun vadeli çalışmaya girmemizi ve ilk olarak da teknik direktör reformu yapmamızı önerdi. Hemen beraberce Alman Futbol  Federasyonu Başkanı’na giderek Almanya’nın ve UEFA’nın en iyi iki hocaları olan R. Müller ile Osieck’i Türkiye’ye getirdik. Ve İzmir’de bir ay süren ilk beynelmilel teknik direktör kursunu açtık.

Yine onun önerisi ile teknik direktörlük reformlarımız devam ederken geçici olarak milli takımın başına Macaristan’ın en önemli hocası Kalman Meszöly’i getirdik.

Bunu UEFA’nın en iyi hakem hocalarını getirerek Urla’da ilk kez düzenlediğimiz beynelmilel hakem kursu, Çapa Tıp Fakültesi’ndeki masörlük ile menajerlik kursları takip etti. Kursu bitirenlere profesyonel kulüplerde görev yapabilmelerini sağlayacak diplomalar, lisanslar verildi.

Bununla da kalmayıp yurttaki tüm futbol sahalarını, baştan başa yemyeşil halı gibi çim sahalar yaparak, 140 takımlı yeni Türkiye Profesyonel 3’üncü ligini kurduk.

Tüm bunlar için güçlü ekonomi gerekliydi. Rahmetli Adnan Kahveci’nin ve tabii ki rahmetli Turgut Özal’ın da büyük destekleriyle kurdurduğumuz Türk Sporunu Kalkındırma Fonu ile bu sorun da kalkmış ve Türk futbolunda çok büyük bir atılım başlamıştı.

Görevimi bıraktıktan sonra, başkanlık dönemimde büyük uğraşlar vererek  UEFA gençler komitesine sokma başarısını gösterdiğim yönetim kurulu üyem, Sayın Şenes Erzik’in, Sepp Piontek’i Türkiye’ye getirmesiyle bu atılımlarımız bir müddet daha devam etti ama sonra yine batıyı bırakıp eski hababam sınıfına döndük ve sonra da ara sıra aldığımız başarıların arkasına sığına sığına bugünlere kadar geldik.

6-1’lik hezimet neden bir başlangıç olmasın

2022 FIFA Dünya Kupası Elemeleri G Grubu 6’ncı maçında Hollanda’ya A Milli Takım sahadan 6-1 mağlup ayrılmıştı.
44’üncü dakikada A Milli Takım’nın 10 kişi kaldığı maçta Memphis Depay 54’üncü dakikada takımının dördüncü golünü böyle kaydetmişti.

Sayın TFF Başkanımıza acil tavsiye;

1- 1984 -1985’teki Türk futbol reformunu lütfen bulup lütfen okuyunuz. (Size takdim edebilirim)

2- Buna göre yeni bir TFF kanunu ve TFF Genel Kurul yapısını kurma çalışmalarını acilen başlatıp çok güçlü bir yönetim kurulu seçiniz.

3- Fatih hocamızın maalesef adını ve işleyişini TFF Futbol direktörlüğü adıyla değiştirdiği eski o müthiş APED’i yeniden kurunuz ve başına da çok iyi bir akademisyen başkan ve yönetim kurulu seçip ve büyük bir yetki vererek çalıştırınız.

4- TFF’yi APED’in hazırlayacağı reform paketleriyle yönetiniz.

5- TFF’yi Kulüpler Birliği Vakfı’nın egemenliğinden kurtarınız.

İnşallah çıkacak spor kulüpleri yasası ile TFF’yi kuracağınız güçlü kadrolarla yönetiniz.

Bunun temelini dahi atsanız , yine Türk futbol tarihine adınızı yazdırırsınız. Aksini düşünmek dahi istemiyorum.

Lütfen yılmayın sayın başkan, ben de dediğim gibi ilk 8-0 ile göreve başlamıştım. Belli bir zaman sonra yönetim kurulumu ve teknik ekibimi değiştirerek Türk futbolunda ilk büyük reformları  yapmıştık. Ki o devirdeki çok zor şartlarda.

Şimdi siz, Türkiye’deki bu büyük imkanlarla daha iyisini yapabilirsiniz. Ama yeter ki eski bir ağabeyinizi dinleyin. Bakın o zaman başarı kısa vadede olmasa, uzun vadede nasıl geliyor. Buna inanın sayın başkan.

Aksi halde bu gitsin, o gelsinle sadece günü kurtarırsınız, o kadar.

Sağlıklı ve mutlu günler dileklerimle.