Ecrimisil davası açılabilmesinin şartları ve intifadan men koşulu

Zafer İşeri-

Ecrimisil davası, uygulamada haksız işgal tazminatı davası olarak da adlandırılmaktadır. Haksız işgal; hazineye ya da kişinin kendisine ait bir taşınmazın bu taşınmazları kullanma yetkisi ve hakkı olmayan kötü niyetli üçüncü kişilerce kullanılmasını, ecrimisil ise bu haksız kullanım sonucu taşınmazın malikine ödenmesi gereken tazminatı ifade etmektedir.

Ecrimisil tazminatı, uygulamada en azı kira geliri, en çoğu da tam gelir kaybı olarak hesaplanmaktadır.  Başka bir söylemle kira geliri, söz konusu tazminatın alt sınırını; gelir kaybı da üst sınırını oluşturmaktadır.

Ecrimisil davası açabilmek için de birtakım şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Kullanmaya devam ederse

Haksız bir işgalin bulunması: Ecrimisil talep edilebilmesi için mevcut olan işgalin haklı bir sebebe dayanmaması gerekmektedir. Haksız işgalde malın sahibinin zilyetliğin devrine ilişkin bir rızası bulunmamakta buna rağmen malın zilyetliği kendi rızası dışında elinden alınmaktadır. Malın devredildiği anda rızası olmakla beraber daha sonra bu rızanın ortadan kalktığı ve artık bu rızaya hukuki bir sonuç bağlanamayan durumlarda taşınmazı fiilen elinde bulunduran kişi taşınmazı kullanmaya devam ederse burada da haksız işgal bulunmaktadır.

Taşınmazı fiilen hakimiyeti altında bulunduran kişi taşınmazı bir edim karşılığında elinde bulunduruyorsa (misal kiracıysa), malikin taşınmazı kullanması yönünde taşınmazı fiilen kullanan kişiye tanıdığı bir yetki varsa veya taşınmaz fiili paylaşım gibi haklı bir sebebe dayanılarak zilyetleri tarafından kullanılıyorsa bu durumlarda haklı sebep bulunduğundan taşınmazın haksız işgalinden söz edilemeyecek ve neticesinde de ecrimisil tazminatına hükmedilmeyecektir.

Taşınmazı kullanan zilyedin kötü niyetli olması: Kötüniyetli zilyet ise, zilyetliğinin haksız olduğunu bilen veya gerekli dikkat ve özeni gösterseydi bilebilecek durumda olan kişidir. Kötüniyetli zilyedin, zilyet olma hususunda hiçbir hakkı bulunmamaktadır. O, bunu anladığı anda şeyi hemen asıl hak sahibine geri vermek zorundadır .İşgalin gerçekleştiği zaman hiçbir hukuki sebebe dayanmadan bu işgali gerçekleştirdiğini bilen kişi kötüniyetli zilyettir.

Haksız işgalden doğmuş bir zararın bulunması: Taşınmazın kullanımı nedeni ile olağan yıpranmadan dolayı oluşan zararlar, taşınmazın salt olarak kullanımı nedeni ile doğan zararlar, taşınmaz sahibinin mahrum kaldığı kâr nedeniyle uğramış olduğu zararlar, ecrimisil tazminatı talebinin temelini oluşturur.

Neden sonuç ilişkisi

Nedensellik bağının bulunması: Haksız işgal aynı zamanda bir haksız fiil olduğu için taşınmaz malikinin uğradığı zararlar ile kötü niyetli zilyedin taşınmazı haksız kullanması arasında bir neden sonuç ilişkisinin bulunması gerekmektedir

Tüm bu şartlar gerçekleştiğinde işgale maruz kalan kişi, haksız işgalin başladığı günden davanın açıldığı tarihe kadar olan faiziyle birlikte herhangi bir ihtara gerek olmadan kendisine bu haksız kullanım neticesinde ecrimisil ödenmesinin talep edebilecektir.

Ancak elbirliğiyle mülkiyet ve paylı mülkiyet halinde bulunan taşınmazlarda yukarıdaki şartlara ek olarak mirasçıların veya paydaşların birbirlerinden ecrimisil talep edebilmesi için intifadan men şartının da gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Elbirliği mülkiyetinde ilgili taşınmaz üzerinde hak sahiplerinin herhangi bir payı bulunmamaktadır. Taşınmazın bütününe hepsi elbirliği ile sahip olmaktadırlar. Elbirliği mülkiyetinin en bilindik örneği miras ortaklığıdır. Yani mirasbırakandan kalan bir taşınmaz üzerinde mirasçıların mülkiyeti elbirliği ile mülkiyet olup, bu taşınmaz üzerinde gerek yönetim gerek tasarruf işlemlerinin yapılması tüm ortakların rızasına bağlıdır. Paylı mülkiyette ise paylı mülkiyete konu taşınmaz üzerinde pay sahiplerinin belirli hisseleri bulunmaktadır ancak paylı mülkiyete sahip olunan yerde tek bir mülkiyet hakkı vardır. Bu mülkiyet hakkı paydaşlar arasındadır.

İntifadan men ise paylı mülkiyete konu bir taşınmazda pay sahibinin veya elbirliği mülkiyetine konu bir miras ortaklığında mirasçıların hakkından fazlasını işgal eden, kullanan diğer paydaşını veya mirasçıyı, hakkı olmayan kadarki kısmını işgalden, kullanımdan men etmesi demektir. İntifadan men şartının gerçekleşmesi için de ecrimisil istenen süreden önce paydaş/mirasçı, taşınmazdan ya da gelirinden yararlanma isteğini diğer paydaş/mirasçı ya da paydaşlara/mirasçılara bildirmek zorundadır. Yani intifadan men şartının gerçekleştiği tarihe kadar geçen süre için ecrimisil talep edilemez. Ancak kullanımdan men edildikten sonra geçen süre için ecrimisil talep edilebilmektedir. Paydaşlara yapılacak olan bu bilgilendirme herhangi bir şekle tabi değildir. Ancak intifadan men koşulunun da yüksek mahkeme olan Yargıtay tarafından belirlenmiş istisnaları bulunmaktadır.

İcra takibi yapılması hali

Davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkâr etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesinin aranacağı ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiasının, her türlü delille kanıtlanabileceği Yargıtay tarafından da kabul edilmektedir.

Ecrimisil davalarında görevli mahkeme, miktarına bakılmaksızın bütün malvarlığıyla ilgili uyuşmazlıklarda görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise genel yetki kuralları gereğince davalının yerleşim yeri mahkemesidir.