Rusya-Türkiye ilişkilerinin 100. yıl dönümü

Rusya-Türkiye ilişkilerinin 100. yıl dönümü

Yüz yıl önce, 26 Nisan 1920’de, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasından sadece üç gün sonra Mustafa Kemal, Türkiye hükümeti adına Sovyet Rusyası hükümetine bir resmi mektup göndererek, diplomatik ilişkilerin kurulmasını ve Türkiye’ye yardım sunulmasını teklif etti. Mektupta şu ifadelere yer verildi: “Tüm çalışmalarımızı ve tüm askeri operasyonlarımızı emperyalist hükümetlerle mücadele etme ve tüm ezilenleri özgürleştirme amacı taşıyan Rus Bolşeviklerle birleştirmeyi taahhüt etmekteyiz.”

1920 baharı, toprakları iç savaşa ve yabancı saldırganlarla mücadeleye ev sahipliği yapan Sovyet Rusya için de son derece zor bir dönemdi. Bu koşullar altında Mustafa Kemal’in mektubu Moskova’ya ancak 1 Haziran 1920’de teslim edildi. 3 Haziran 1920’de Dışişleri Halk Komiseri Georgiy Çiçerin, Türk lidere cevabi mektup gönderdi. Sovyet hükümeti, iki ülkede hemen diplomatik temsilcilikler ve konsolosluklar kurulmasını teklif etti. Mektupta şu ifadelere yer verildi: “Sovyet hükümeti, Türk halkının bağımsızlıkları için sürdürdüğü kahramanca mücadeleyi büyük bir ilgiyle takip etmekte ve Türkiye için zor geçen bu günlerde, Türk ve Rus halklarını birbirine bağlayacak olan kalıcı dostluğun ilk taşını koymaktan mutluluk duymaktadır.”

TBMM’den ziyaret

Bu mektup, TBMM tarafından temsil edilen Türkiye’deki ‘yeni iktidarın’ fiilen tanınmasını ifade etti, bu durum Türkiye’de büyük bir coşkuyla karşılandı ve bu metin Türk gazetelerinde yayınlandı. 19 Temmuz 2020’de Dışişleri Bakanı Bekir Sami’nin başkanlık ettiği Türk hükümet heyeti Moskova’yı ziyaret etti. TBMM temsilcileri, Vladimir Lenin tarafından kabul edildi. Aynı yılın 7 Kasım tarihinde Sovyet Büyükelçiliği’nin açılış töreni düzenlendi. Sovyet Büyükelçiliği, o tarihte Türkiye’deki ilk ve tek yabancı diplomatik temsilcilik olma özelliğini taşıyordu.

Sovyet Rusyası’nın Türk halkının bağımsızlık mücadelesine yaptığı katkı çok iyi bilinmektedir. 1920-1922 yıllarında önemli miktarda silah, mühimmat, askeri teçhizat ve altın karşılıksız olarak Türk ordusuna verildi. Aynı dönemde Türkiye, çok ağır ekonomik durumuna rağmen, Rusya’nın güney bölgelerine tahıl tedariki için fırsatlar yarattı.

Aralov anıtta

1928 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün şahsi talimatıyla İstanbul’da Taksim Meydanı’nda yapılan bir heykelle Sovyetler Birliği’nin Türkiye’deki ilk Yetkili Temsilcisi Semyon Aralov’un Türk ulusal kurtuluş hareketinin önde gelen isimleriyle birlikte ölümsüzleştirilmesi sembolik bir önem taşımaktadır. 

İki ülke arasında dostane ilişkilerin kurulması, 1920-1930’lu yıllarda son derece verimli bir işbirliği döneminin kapılarını açtı. Türkiye’de tiyatro, sinema, beşeri ve teknik bilimler, Sovyet bilim insanlarıyla, kültür ve sanat temsilcileriyle kurulan yakın işbirliği sayesinde doğdu. Sovyet Havacılık Geliştirme Kurumu ile kurulan sürekli temaslar, Türk havacılığının gelişimine büyük katkı sundu. 1934 yılında Türk uçakları Moskova’da geçit törenine katıldı, 1935 yılında da ilk Türk kadın pilot Sabiha Gökçen Rusya’da staj gördü.

1935 ve 1937 yıllarında Sovyet ekipmanlarının tedariki sayesinde, Türkiye Başbakanı İsmet İnönü’nün “Sovyet endüstrisinin harika eserleri - ebedi dostluğun sembolleri” olarak nitelediği Kayseri ve Nazilli’deki tekstil fabrikaları açıldı. 1970’li yıllarda Türkiye’nin modern metalürji endüstrisinin temelleri (İskenderun Demir ve Çelik Fabrikası) Sovyet yatırımları sonucunda ve Sovyet uzmanlarla yapılan yakın işbirliği içinde atıldı. SSCB’nin ekonomik desteği ile Arpaçay su deposu inşa edildi, Seydişehir’de bir alüminyum fabrikası ve bir dizi enerji şirketi kuruldu.

Şu anda da birçok alanda karşılıklı faydaya dayalı işbirliğini geliştirmeye ve sürdürmeye devam etmekten büyük mutluluk duymaktayız. TürkAkım doğalgaz boru hattı açıldı, Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olan Akkuyu’nun inşası devam etmektedir. Türk inşaat şirketleri Rusya’da aktif olarak çalışmakta, Rusya ekonomisinin ve altyapısının gelişimi açısından önem taşıyan birçok tesisin yapımında yer almaktadır. Misafirperver Türkiye, konuksever tatil beldeleriyle Rus turistlerin en çok sevdiği destinasyondur. Halklarımız giderek daha fazla yakınlaşmakta, karma evliliklerin sayısı artmaktadır.

Yazının sonunda belirtmek isterim ki, temeli tam olarak 100 yıl önce atılan ülkelerimiz arasındaki dostane ilişkiler, bölge güvenliğinin, iki ülke halklarının gelişiminin ve refahının büyük ölçüde bu ilişkilere bağlı olduğu günümüzde özellikle önem taşımaktadır.