Türk futbolundaki yabancılar

Mustafa Kemal Ulusu / kulusu@hotmail.com -  Türk futbolunun şu anda en büyük sorunu alt yapısının tamamen bitmesi ve yerini çoğu çok vasıfsız, sakat ve yaşlı yabancı futbolcuların almasıdır. Beşiktaş’ımız başta olmak üzere, Galatasaray, Fenerbahçe ve bir çok takımımız, zaman zaman 8-9-10 hatta 11 yabancıyla sahaya çıkmaktalar. Ben dahil futbolseverlerin ve taraftarların çoğu takım kadrolarını sayamıyor. Hatta bazen çok kalitesiz geçen maçları izlemiyoruz.

Ayrıca bu yabancılar en ufak bir anlaşmazlıkta UEFA’ya gidiyor ve kulüplerimiz büyük tazminatlar ödemeye mahkum ediliyor. Tüm bunların yanında disiplinsiz hareketleri affedilecek gibi değil. En son Erzurumsporlu Gomez’in hocası Yılmaz Vural‘ın  oyuna girme talimatını geri çevirmesi tam bir skandaldır.

O kadar prensip sahibiysen sahaya çıkmadan tavrını koysana, hayır onun esas maksadı sahaya çıkıp tüm medya önünde hocasını ve yönetimi provoke edip küçük düşürmek. Bunun örneklerini daha evvel de çok görmedik mi? Bakalım kulübünün vereceği ceza ne olacak?

Galatasaray, UEFA ve Avrupa Süper Kupası’nı, süper 3 yabancı futbolcusuyla, Taffarel - Popescu ve büyük futbolcu Hagi ile almadı mı?

Ama o süper takımın iskeleti, bir kaç yıl evvel Mustafa Denizli’nin hazırladığı Tugay, Okan, Bülent gibi genç futbolculardan oluşuyordu.

Daha evvel de Beşiktaş öyle değil miydi? Ama Milne denen İngiltere’nin ikinci sınıf bir hocası geldi ve o takımı tepe tepe kullandı. Beşiktaş’ı 3 yıl üst üste şampiyon yaptı, ama başında kim olsa o süper takım şampiyon olurdu, hatta 5 yıl üst üste şampiyon dahi olabilirdi. Ama bir türlü Galatasaray gibi 3 süper yabancı bulup, almayı nedense beceremeyip, kendi ülkesinden adeta kendi yaşına yakın İngilizleri getirerek alay konusu oldu. Neticesinde o müthiş altyapı iskeletli takımımız Şampiyonlar Ligi’nde Edirne’den dışarı çıkamadı. Sonunda da Milne kötü şekilde yollandı gitti.

Yönetimle beraber arkalarında öyle kötü bir eser bıraktı ki. Neden mi?

Alt yapıyla hiç ilgilenmedikleri  için o müthiş Rıza, Metin, Ali, Feyyaz, Gökhan gibi gençlerimizin arkadan devamı gelemedi, takım yabancı mezarlığı haline geldi ve neticesinde kulüp ekonomik açıdan da çöktü.

Sonra da doğru dürüst hiç bir takımda başarılı olamadan bizden ve Japonya’dan kovularak ülkesine döndü, kayboldu gitti! Bizler biraz balık hafızalıyız ve araştırmayı da hiç sevmeyiz. Milne’i öve öve baş tacı edenler bunları lütfen okusun.

Peki yalnız Beşiktaş mı? Galatasaray, Fenerbahçe de aynı durumda değil mi? Ya Anadolu kulüpleri, onların hali daha feci. Alt ligler ile amatör kulüplerin ne denli büyük bir felaketin içinde olduğunu da  sadece o kulüpleri yönetenlerle, eh biraz da bizler biliyoruz. Zira ne medyada ne de gerekli yerlerde bu konular pek fazlaca asla konuşulmuyor.

Bu kadar çok yabancı futbolcu oynatmak ,Türk gencine güvenmemek ve inanmamaktır.

Türkiye Futbol Federasyonu acilen bu yanlışlıktan dönmeli ve eskiden olduğu gibi en fazla 3 veya 3+1 yabancı futbolcu oynatabilme kararını çıkarmalıdır.

Bunun yanında genç futbolcuların kendileri göstermeleri açısından eskiden olduğu gibi maçlarını ağabeylerinden önce oynamaları kararı alınmalıdır. Bu alt yapının güçlenmesi açısından çok büyük bir etken olacaktır.

Sayın TFF Başkanı’mıza ve yönetimine ve de bilhassa Selim Soydan kardeşimize, yeni sezonda bu tarihi kararların alınması üzerinde durmaları gerektiğini öneriyorum.

Atatürk’ün Türk gençliğine hitabında, gençlere ne kadar güvendiğini ve onlara Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet ettiğini bilmiyor muyuz? O zaman daha ne bekliyoruz?

Türk gençliği onlara gerekli şans ve imkanlar verildiği takdirde, değil UEFA kupalarında, Avrupa ve Dünya kupalarında ülkemize zaferler kazandıracak beceriye sahiptirler.

Sağlıklı gün ve mutluluk dileklerimle.

Türk sporunda ve Galatasaray camiasında çok önemli bir yeri ve hizmetleri olan Türker Aslan kardeşime Allah’tan rahmet, ailesine ve Galatasaray camiasına da baş sağlığı diliyorum. Nur içinde yatsın.