Erkekler, titreyin ve kendinize gelin...

Bir ünlü oyuncumuz, reklamların sevilen yüzü, sevgilisini darp eder.

Ünlü bir solistimiz, birlikte yaşadığı kadını döver.

Erkekliği bir şey zanneden, en ufak bir tartışmada dünyaları ben yarattım der.

Tartıştığı evlatlarının annesini vahşice katleder, geride kalanları yalnız bırakır.

HHH

Nedir bu kadınlarımızın bizlerden çektiği.

Tamam güçlüsün, vurduğunda devirirsin ama bu gücünü beyninde kullan, elinle değil.

Yazık değil mi, geride kalanlara; analara, babalara ve kardeşlere.

Nedir bu öfke, kin, ego, husumet ve kıskançlık.

Yan baktın, vur gitsin.

Yok öyle bir dünya.

 

Sonra ne oluyor?

Yapılan eylem, senin hayatını karartıyor.

Ömür boyu kodeslerde yaşamını sürdürmek zorunda kalıyorsun.

Bir anlık öfkeyle gençliğini zindan ediyorsun.

Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapmayacaksın.

Dövmeyeceksin, yaralamayacaksın, katletmeyeceksin.

 

Alacaksın karşına insan gibi konuşacaksın, anlaşamazsan da insan gibi ayrılacaksın.

Unutmayın, zorla güzellik olmaz.

Bu yüzden atacağın her adımı, yapacağın her eylemi iyi düşüneceksin.

Zararının sonuçlarını gözünün önüne getireceksin. Ona göre davranacaksın.

 

Artık, televizyonlarda gördüğüm, gazetelerde okuduğum kadın cinayeti haberlerine isyan ediyorum.

Daha doğrusu erkekliğimden utanıyorum.

Titreyin ve kendinize gelin.

Yeter artık yeteeeeerrrrrr...

Siyasetçiler tek ses olmalı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencisi Pınar Gültekin’in öldürülmesiyle ilgili olarak, “Yüreğim sızlıyor. Kadın cinayetlerine sıfır tolerans göstermeliyiz. Bu meselenin ağırdan alınacak yanı yok. Kadına yönelik şiddet ve cinayet vakalarının artış göstermesi, toplumsal huzurumuzu boğazlıyor. Bunun önüne mutlaka geçmeliyiz” açıklaması önemli.

Sadece Bahçeli değil, tüm liderler, tüm vekiller, bürokratlar, belediye başkanları, meclis üyeleri, herkes ama herkes tek ses, tek yürek olmalı. Bu tür cinayetleri işleyenlere en ağır cezanın verilmesi için her kesim kenetlenmeli.

Şimdi tatil zamanı bu fırsat kaçmaz!

4 gece 5 gündüz 2666 lira.

Yüzde 55 indirim + 15 taksit.

5 gün alkolsüz, her şey dahil 1399 lira.

İki yetişkin, 199 liradan başlayan fiyatlarla, 0-15 yaş arası iki çocuk ücretsiz.

431 liradan başlayan fiyatlarla 0-12 yaş iki çocuk ücretsiz.

Kamu çalışanlarına yüzde 25 indirim, 0-11 yaş ücretsiz.

Denize sıfır, her şey dahil 4 gün 999 lira.

200 liradan başlayan fiyatlarla muhteşem tatil.

Alkolsüz, denize sıfır 395 liradan başlayan fiyatlarla..

Açılışa özel ücretsiz havalimanından transfer, ücretsiz alacarta..

Güvenli turizm sertifikalı, muhteşem tesis yüzde 66 indirim...

Bu tür turizm tanıtımlarını say say bitmez.

Her gün o kadar çok karşılaşıyorum ki, gözlerime inanamıyorum.

 

Pandemiden dolayı tüm dünyada olduğu gibi, ülkemiz turizm sektörü de kan ağlıyor.

Yurtdışından gelen yok, yurtiçinde ise vatandaş pandemi sürecinde çok sıkıldı, biraz olsun dinlenmek istiyor.

Eee, fiyatlar da yukarıda yazdığım gibi uçuk kaçık değil, gayet makul.

 

Yıllardır tatil hasretiyle yanıp tutuşan halkım, bu yıl geçmişin acısını çıkarabilir.

Bir hafta çoluk çocuk kafasını dinleyebilir. Deniz, kum ve güneşten faydalanabilir.

Benden söylemesi, elinizi çabuk tutun, talep artarsa fiyatlar da yükselir...

 Çakın’ı karalayanlar yanlış bilgi veriyor 

Geçtiğimiz hafta Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın’ı ziyarete gittik, Ege-Koop Başkanı Hüseyin Aslan ile birlikte.

Pandemi sonrası ikinci ziyaret ettiğim belediye başkanıydı Çakın. Korona sürecinde yaptıkları çalışmaları anlattı.

Belediye olarak her kesimin yanında olduklarını, ihtiyaçlarını karşıladıklarını söyledi.

Çakın’ın bu dönem en önem verdiği konu kentsel dönüşüm. Ankara-İzmir otoyolunun hemen yanıbaşındaki alan için düğmeye basmış. Üniversite kenti Uşak’ın bu bölge ile çehresinin değişeceğini ifade etti.

Sohbetimiz sırasında telefonuna bir mesaj geldi, başladı gülmeye...

Sonra içeriğini paylaştı. Sosyal medyada kentsel dönüşüm alanının ortasındaki boş arazinin imar değişikliği ile parktan otele dönüştürüldüğünün yazdığını söyledi.

Sonra işin gerçeğini anlattı.

“Bu yazılanlar kesinlikle asılsız. Bölgedeki alanın zaten yüzde 85’i TOKİ’ye ait. Arazi de 2014 yılında TOKİ tarafından onaylanıp, belediyemize gönderilmiş. İmar planında da otel alanı olarak belirlenmiş. Biz herhangi bir imar değişikliğine gitmedik. Yani, bizimle uzaktan yakından ilgisi yok. Ben de otel alanı olarak belirlenen bölgenin yeşil alan olarak kalmasını istiyorum. Böyle yalan yanlış ifadelerle bizi karalamaya çalışanlara itibar edilmesin” dedi.

Konunun kimin tarafından gündeme getirildiği ve hangi sosyal medyada paylaşıldığını bilemiyorum. Ancak, aslı astarı olmayan haberlerle birini karalamaya çalışmak, Basın Ahlak Yasası’na ters düşen bir durum. Gazeteci, bir haberin içeriğini tam öğrenmeden yanlış haber yazmaz, yazmamalı. Lütfen yaptığınız mesleğe saygı duyun...

Yeşile sevda

Instagram’da bir fotoğraf dikkatimi çekti. Manisa’da Saruhanbey İlim Kültür ve Eğitim Vakfı Apartmanı’nın dışarıdan görünüşü ilginçti. Boyu 16 metre, yaşı 325 olan kızılçam ağacı, binanın içinden geçiyordu.

İnşaatını kim yaptı bilemiyorum ama kendisini kutluyorum. Yeşile olan hayranlığını, yaptığı eserle kanıtlıyordu.

Helal olsun böyle doğasever vatandaşlara...