Bodrum Cup Akdeniz festivaline dönüşmeli

2 Aralık 2021

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras ile buluştuk. Başkanlık döneminden günümüze yaptıkları çalışmaları analiz ettik. Bodrum Cup ile ilgili önümüzdeki süreçte beklentilerinden bahsetti. Etkinliği uluslararasına dönüştürmek için çaba gösterdiklerini dile getirdi. Normal görevinin dışında kentinin daha iyi bir noktaya gelmesi için çaba harcadığını söyledi. Aras ile güzel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bodrum Cup ile ilgili ne söyleyeceksiniz? Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, etkinliğin bundan böyle Bodrum-Milas Cup ile anılacağını söyledi. İsmi değişir mi?

İsmi değişmez. Biz kardeş kentiz Milas’la. Her zaman birlikteyiz. Milas’ın da çok güzel kıyıları var. Çökertme, Milas’a ait bir mahalle. Bir tarafta da Güllük var. Burada yelkenle ilgili çocuklara yönelik güzel çalışma yapılabilir. Bodrum Cup’tan Muhammet Başkan etkilendi. Milas’a da yelkenle ilgili altyapı eğitim çalışması planlıyor. Bunun dışında Bodrum Cup bir kültür, artık 33. yılında. Erman Aras yıllarca Bodrum’da çarter işi yaptı, onların bir acentası vardı. Ve o acenta üzerinden birçok yerli yabancı turisti hep bu Gökova’nın mavi koylarında, güzel doğal yerlerinde gezdirdi. Bodrum turizmine büyük hizmeti var. Daha sonrasında da yine çocuklar için düşüncesi optimist kulübüydü. Bir yelken kulübü kurdu ve orada çok çocuk yetişti. O çocuklar zaman zaman Avrupa’da ve dünyada dereceye girdi. Yelkenle Bodrum’u da buluşturdu. Arkasından yine bu mavi yolculuğun yelkenle entegrasyonunu sağlamak için Bodrum CUP’ı akıl etti. Her şey fikirle başlıyor. O da bunu kafasında planlamış ve 33 yıl önce ilk defa hayata geçirmiş. Ben de bunun birçok sürecinde yer aldım. Eğer buradaysam hep katılırdım. Gerçekten çok güzel anlar yaşıyorsunuz. Çünkü tamamen Bodrum yapısı guletlerimiz, treylerimiz var. Doğanın içerisindeyiz, dostluk, barış, kardeşlik, mücadele bir taraftan rekabet her şey bir arada rüzgarla, güneşle, havayla yoğrulan insanlar. Muhteşem bir etkinlik. Bir ara kısıtlama yokken Yunanistan’la aramız iyiydi. Vereskos, Kalimnos gibi adaları da ziyaret ediyorduk, yarış oraları da kapsıyordu. Müthiş bir kardeşlik. Bizim yaptığımız bu tür girişimler Doğu Akdeniz, Fıratlıdır, kıta sahanlığı sorunlarıdır, barış ikili ilişkilerden geçiyor. Dostluk köprüleri bu şekilde kuruluyor. Ama yine olacak. Bodrum Cup, proje bütünüyle içinde birçok faktörü bulunduran bir etkinlik, bir festival, bir kültür olayı, bir gelenek, bir denizcilik faaliyeti. O yüzden Bodrum’u çok iyi yansıtan bir yönü var, biz de onu çok iyi biliyoruz. Bodrum Cup, Bodrum’u temsil ediyor.

Oruç, Hızır ve Turgut reisler

Bir tık daha üste çıkaracak projeler var mı?

Çılgın proje gibi çok sayıda düşünce var. Arkadaşlarımız 33 yıldır birçok şeyi yaptı. İstanbul’da Boğaz serisi yapıldı mesela. İnanılmazdı. Boğaz’da yarış o bizim güzel gelin gibi teknelerimizin süzülmesi inanılmaz görsel şölen yaşattı. Ben de okul gemisiyle Dolmabahçe’nin önünden geçtim. Sanki Atatürk bize camdan el sallıyormuş gibi. Sonuçta tarihle günümüzün bağlantısını kuracak her türlü etkinlik oturuyor yere. Denizcilik kültürüyle Bodrum Cup o kadar birbiriyle örtüşüyor ki, süngercilik kültürü, ondan önce denizciler Bodrum denizcileri ve balıkçıları ve mavi yolculuk beraber bunlar yürüdü. Tarihle bir bağlantı kurup temel atabilirseniz mükemmel. Burada Rodos Şövalyeleri var. Bodrum St. Peter Kalesi’ni yapan. Onlar burada yaklaşık 100 yıl yaşamış, kaleyi yapmış. Sonra buradan Rodos’a, Rodos’tan Mora’ya, Mora’dan Amalfi’ye, Amalfi’den Malta’ya gitmiş ve Malta’yı kurmuşlar. Malta’yla bizim Malta Kuşatması vardır. Malta’yla da ilişkilerimiz devam etmekte, yani benim Malta’ya burdan tekrar bayrak açıp, bu bizim guletlerimiz, treylerimizi götürmek gibi bir hayalim var. Müthiş bir olay olur, Akdeniz kardeşliği. Yüzlerce yıl Akdeniz’de Cenevizliler bir tarafta Venedikliler bir taraftan Osmalı Barbaroslar, Hızır Reisler, Turgut Reisler, Oruç Reisler. Onlar Akdeniz’in büyük denizcileri. Yani yine sadece bize ait değil, daha İspanyollar, Fransızlar yani Andrea Dorio’lar falan bu işten inanılmaz bir büyüklük, derinlik var. Onları bir araya toplayabilecek, her bölgeden hatta Kuzey Afrika’dan aynı şekilde. Çünkü bizim orada da yatan çok önemli denizcilerimiz var. Oraları da işin içine koyup bir Akdeniz festivaline dönüştürebiliriz. Bu bir Bodrum değil, Akdeniz festivali olabilir. Belki Mediterranean Turizm Fonu’yla beraber bunu Akdeniz festivaline dönüştürebiliriz.

Yazının devamı...

Sındırgı, Başkan Yavaş ile birlikte kabuk değiştirdi!

22 Kasım 2021

Geçtiğimiz hafta, Sındırgı Belediye Başkanı Ekrem Yavaş, ziyaretime geldi.
Pandemiden dolayı uzun süredir bir araya gelememiştik.
Hoş sohbetin ardından çalışmalarını anlattı.

Göreve geldiği günden bu yana ilçesi için kendini paraladığını, tanıtımda belli bir aşamaya geldiklerini söyledi.
En önemlisi Sındırgı’ya 5.3 km’lik çevre yolu kazandırdıklarını, zor kısmının bittiğini belirtti. Bundan sonrasını Başkan Yavaş’tan dinleyelim:
“Sanayi Bakanlığı’ndan 3.5 milyon destek aldık, kendimiz de 10 milyon lira harcadık, jeotermalle, sebze ve meyve kurutma tesisi kurduk. 500 dönümlük arazide doğal boya tekstil ve inovasyon merkezi açtık. LC Waikiki, Cıvıl Bebe ve Ebebek gibi firmalara doğal boyayla tekstil boyasının kullanılmasını sağlayacağız. Bir moda tasarım yapıyoruz şimdi. Kocadon dediğimiz analarımızın donunu diken terzilere şimdi kostüm diktirmeye başladık. Eylül ayında festival düşünüyoruz. Konuyu ulusala taşımak istiyoruz. Kostümleri Yağcıbedir desenlerinden ortaya çıkarıyoruz. 600 kadınımızı istihdam ettiğimiz kooperatif kurduk. Ayrıca meşhur Balıkesir kuzusunun çiftliğini kurduk. Koyunlarımız 40 bindi, 80 bine çıktı. Bu yüzden en çok kıvırcık koyunun olduğu ilçe olduk. Yine köylü vatandaşlarımız için 40’a yakın gölet yaptık. Türkiye’de belki bunun örneği yok.”

Domates ve kapya biber

“Domates üretiminde Balıkesir birincisiyiz, kapya biberde de lideriz. Ürünlerimizin kurutup Avrupa’ya satıyoruz. Hiçbir sıkıntıyla da karşılaşmıyoruz. İlçede 7 bin 500 konut var. 5 bini jeotermalle ısınıyor. Yani halkın 4’te 3’ü jeotermalle ısınıyor. Hedefim Guinnes Rekorlar Kitabı’na girmek. Yani, dünyada bir kentin yüzde 100’ü jeotermalle ısınmıyor. Ayrıca jeotermali nerede kullanabiliriz diye düşünüyoruz. Şimdi sera çalışmamız var. Bir depo yaptık tamamen topraksız sera üzerine. Halkı bilinçlendirip, günümüz şartlarına uygun tarım yapmalarını sağlamak istiyoruz. Turizmi çok önemsiyoruz. Bin 200 yatağa ulaştık. Turizmin t’si olmayan ilçede artık ben de varım diyoruz. Pandemi bize yaradı. Tabiat ve termalimiz artı getirdi. Otellerimizde doluluk oranı yüzde 87’nin altına düşmüyor. Bu yıl 100 bin misafirimiz geldi.”

Yazının devamı...