Turizm sadece deniz kum ve güneş değil...

Türkiye’de turizm denildiğinde akla ilk olarak otel, plaj, deniz, kum ve güneş geliyor.

Oysa daha birçok sektör, turizmin ana ögesi içinde olmasına rağmen dillendirilmiyor.

Kuşadası’nda halı ve kilim ticaretiyle uğraşan iş insanı Tuncay Tokay, bu konuda çok dertli.

Mart başında tüm dünyayı esir olan koronavirüsün kendilerini de olumsuz etkilediğini, aylarca dükkanlarını açamadıklarını, çalışanlarının büyük sıkıntı yaşadığını söyledi.

***

Sadece halı ve kilim sektörünün değil, dericilerin, kuyumcuların, hediyelik eşya satanların da turizmin bir parçası olduğunu ancak hiç kimsenin şimdiye kadar bunu gündeme getirmediğinden dertli Tokay.

Sadece Ada’da değil, Marmaris, Bodrum, Fethiye, Kapadokya ve İstanbul Kapalı Çarşı’da da 10 binlerce esnafın aynı sıkıntıda olduğunu belirten Tokay, “Biz de turizmde büyük bir potansiyeliz. Müşteri portföyümüz ağırlıklı olarak turistler, yani gemi turizmi bizim için çok önem taşıyor. Bu yıl gemiler gelemedi, elimiz ayağımıza dolandı” dedi.

Turizm sadece deniz kum ve güneş değil...

***

Kuşadası ve diğer turistik ilçelerin hep otel turizmiyle ön plana çıkarıldığını, kendilerinin hep geri planda kaldığını söyleyen genç iş insanı Tokay, “Turizmin başkenti Kuşadası’nda otelcilik, gemi turizminden dolayı fazla gelişemedi. Bir Bodrum, Çeşme, Fethiye, Marmaris ve Antalya olamadı. Geçmişti gemi turizmi yoğundu ama bu dönem sıfırı çektik. Sadece halıcı esnafı değil, birçok sektör sıkıntıda. Mesela, ilçemizde irili ufaklı 1000’den fazla mekan var. Bunların içinde iki çalışanı olan da var, 20 çalışanı olan da. Ama turizm söylendiğinde biz hiçbir zaman gündeme gelmiyoruz. Sanki ülkemizde sadece otel turizmi var gibi gösteriliyor. Bu algının yıkılması gerekli” dedi.

***

Gemi turizmiyle ilgili hiçbir şey kalmadığından dert yanan Tokay, seferler yapılamadığından sektör olarak bitmiş durumda olduklarını kaydetti, şunları söyledi:

“Dert büyük, birçok arkadaşımız dükkanını açamadı. Gider fazla. Elektrik, su, kira, stopaj, çalışanların maaşları ve vergiler belimizi büktü. Yani, şunu söylemek istiyorum. Kuşadası’nda gemi turizmi olmadığı zaman hiçbir şey yok demektir.”

***

15 Temmuz 2016’daki darbe kalkışmasının ardından, bu yıl da pandeminin sektörlerini olumsuz etkilediğini belirten Tokay, “Bizim en büyük müşterimiz ABD, Kanada ve Avustralyalılardı. Bu yıl turist yok. Kredilerimizi ödemede zorluk çektik. Altı aydır kapalıydım, yeni açtım. Tabii ben hiçbir çalışanımı mağdur etmedim. Ama zor durumdaki birçok esnaf, çalışanlarıyla yollarını ayırmak zorunda kaldı. Bizim sektörden Kuşadası’nda 10 bin kişi ekmek yiyor. Bir kişinin dört kişiye baktığını düşünürseniz, Ada’nın dörtte bir nüfusuna sahibiz. Ülke genelinde 4 milyona yakın halı emekçisi perişan. Daha önce de söylediğim gibi biz turizmin en büyük parçasıyız. En büyük döviz girdisi yapan sektörüz, turizmin içinde yer almak istiyoruz” diye konuştu.

***

Turizmde sadece deniz, kum, güneşi ele almamak gerektiğini 2010 yılında Kuşadası vergi rekortmeni Tuncay Tokay’la tanıştıktan sonra anladım.

Şimdiye kadar hep otelleri ön planda tuttuk.

Ancak daha birçok sektörün turizme katkı koyduğunu unuttuk.

Bundan sonraki süreçte sadece Kuşadası değil, Marmaris, Bodrum, Fethiye, Çeşme, Ayvalık, Burhaniye, Edremit ve Antalya gibi turizm bölgelerindeki oda başkanları ile belediye başkanlarının tek ses tek yürek olarak turizmin diğer kollarına da destek vermeleri gerektiğini düşünüyorum.

2.Elizabeth ile karşı karşıya...

Turizm sadece deniz kum ve güneş değil...

Tuncay Tokay, 2008 yılında İstanbul Feriye Köşkü’nde İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’e yaptığı halı sunumunu hala unutamadığını belirtti, “Çok heyecanlıydım. Kraliçe ile karşı karşıyayım. Bana, ‘Halıyı uçurabilir misiniz’ dediler. Ben de güzel bir hareketle halıyı uçurdum. Kraliçenin tam da ayaklarının önüne serildi. Çok mutlu olmuştum. Kraliçe de beni kutladı” dedi.