Fikret Bila

Fikret Bila

fbila@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

MHP Genel Başkanlığı’na 6. kez seçilen Devlet Bahçeli, kongreden sonra ilk görüşmeyi Milliyet ekibiyle yaptı.
Makam odasında görüştüğümüz Bahçeli rahat görünüyordu. Neşesi yerindeydi. Sorularımızı yanıtlarken sık sık espriler de yaptı.
Bahçeli, kongredeki rakibi Koray Aydın’ın aldığı 441 oyu bir “tehlike çanı” olarak görmüyor. Devlet Bey, Koray Aydın’ın aldığı 441 oyla ilgili sorumuzu, “16 yıldır genel başkanlık görevini yürütüyorum, her yıl 10 kişiyi gayri memnun etseniz, böyle bir sonuç çıkması normaldir” diye espriyle karşıladı. Tabii muhalif oyların taşıdığı mesajları aldıklarını, nedenlerini araştıracaklarını, kaynaklandığı sorunları çözmeye yöneleceklerini de ekledi.

Demokratik kongre
Bahçeli, kongrede kavga, olay bekleyenlerin bu beklentilerini boşa çıkardıklarının altını çizdi. Bir tek olay olması halinde canlı yayınlarda MHP’nin kötü bir imajla yansıtılacağını bildiklerini, bu yöndeki hazırlıklardan da haberdar olduklarını ancak buna fırsat vermediklerini ifade etti.
Kongrenin demokratik olgunluk içinde sonuçlanmasında Divan Başkanı olarak Tuğrul Türkeş’in başarılı yönetiminin de önemli katkısının olduğunu belirtti.
MHP lideri, gerçekleştirdikleri kongrenin, diğer partilerin kongreleriyle kıyaslandığında, çok canlı, verimli, demokratik yarışa ve siyasi ahlak açısından örnek oluşturacak bir şekilde tamamlandığını, MHP’den kavga-gürültü bekleyenlerin yanıldığını da vurguladı.

MHP analizi
Bahçeli, partisinin konumu ve işlevini anlatırken, Türkiye Cumhuriyeti’nin yerine yeni bir yapı oluşturma, cumhuriyet değerleri yerine başka değerleri yerleştirme gayretleri olduğuna dikkati çekti. Bu hedefi gerçekleştirmek isteyenlerin MHP’yi engel olarak gördükleri saptamasını tekrarladı.
MHP lideri, bu nedenle partisine karşı bir itibarsızlaştırmaya, karar süreçlerinde devre dışı bırakmaya ve nihayet Meclis’te temsilini sıfırlamaya dönük yoğun bir kampanya yürütüldüğünü ancak bu kampanyayı yürütenlerin başarılı olamadıkları değerlendirmesini yaptı.
MHP lideri, Türk ve Türk milleti demenin adeta suç sayıldığı bir sürece girildiğini, bu anlayışın Türkiye’yi bölmeye sürükleyebilecek derecede tehlike oluşturduğunu, 10. Olağan Kongre’de “Türk milleti sensiz asla” sloganının bu sürece karşı öne çıkarıldığını da sık sık vurguladı.

Atatürk milliyetçiliği
Bahçeli, MHP’nin millet ve milliyetçilik anlayışının, Alparslan Türkeş’in 1973’te yapılan Adana kurultayında partinin adını MHP olarak değiştirirken programa koyduğu anlayış olduğunu anımsattı. Bu anlayışın hiç değişmediğini de ekleyerek milliyetçilik anlayışını şöyle özetledi:
“Atatürk milliyetçiliği, Türk milliyetçiliği adını ne koyarsanız koyun, MHP geçmişten bu yana aynı milliyetçilik anlayışını savunmuştur. Rahmetli başbuğumuz Alparslan Türkeş, 1969’da CKMP’ye katıldıktan sonra 1973’te partinin adının MHP olarak değiştirildiği 2. Kongresi’nde parti programına Atatürk milliyetçiliğini şu an savunduğumuz kavramlar ve ilkeler doğrultusunda koymuştur. Bu kavram, o günden itibaren 150 yıllık kültürel ve fikri birikimin özüdür. Hâlâ da devam ediyor. Bu kavramın halkta kabul gördüğü dönem içinde, özellikle 12 Mart sürecinde, rahmetli Turhan Feyzioğlu, Atatürk milliyetçiliği kavramını ortaya attı. Bu suretle Atatürk’ün, MHP’nin ortaya koymuş olduğu Türk milliyetçiliğinden daha farklı bir bakış açısı olduğu kanaatini yaymaya çalıştı. Ama gerçek şudur ki, Atatürk de büyük bir Türk milliyetçisiydi. Yani görüşler arasında fark aramak doğru değildir.” Bahçeli’nin partisini Türk siyasetinde koyduğu yer böyle özetlenebilir.