Bahçeli'nin serzenişi

Bahçeli'nin serzenişi


       Çankaya Köşkü'nde gazetecilerin ilk çembere aldığı kişi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Nijerya Devlet Başkanı onuruna verdiği yemeğe biraz erken gelen Başbakan Yardımcısı ve MHP lideri Devlet Bahçeli oldu.
       Bir meslektaşımız sözü dolaştırmadan sordu:
       - Sayın Yılmaz'la görüş ayrılıklarınızı, ekim ayına kadar giderebilecek misiniz?
       - Ekim ayında ne var ki?
       - Meclis açılacak...
       - Öyle büyük bir görüş ayrılığımız yok.
       - İdam cezasının kaldırılması ve af konuları var?
       - İdam cezasında bir ortak çözüm bulunur herhalde. Af konusunda ise bizim bir sorunumuz yok. Biliyorsunuz 313. madde ile ilgili olarak veto edildi. O maddeye bakılır, uzlaşma sağlanamazsa çıkarılır. Biz o maddeyle ilgili olarak Haluk Kırcı meselesini gündeme getirip bu noktadan MHP'nin eleştirilmesine, MHP'nin sorumlu tutulmaya çalışılmasına karşıyız.
       - Sayın Yılmaz'la hükümete girdikten sonra görüştünüz mü?
       - Hayır. İlk kez Bakanlar Kurulu toplantısında görüşeceğiz.
       MHP lideri her iki konunun da hükümet açısından sorun olacağı düşüncesinde değil. Bir uzlaşma yolu bulunacağı kanaatine sahip.
       Bahçeli, Yılmaz'ın koalisyona katılmasını da "uyum" açısından olumlu bir gelişme olarak niteliyor.
     "Bundan böyle" diyor, "üçlü zirvelere daha az ihtiyaç duyulur. Koalisyon partilerinin genel başkanları hükümette olunca zirvelere duyulan ihtiyaç da azalacaktır. Sayın Yılmaz'ın hükümete katkıları olacaktır."
     
* * *
       BAŞBAKAN Yardımcısı Bahçeli, Avrupa Birliği ile ilişkiler konusunda ise zamanında ve yeterince bilgilendirilmediklerini söylerken, Başbakan ve bazı bakanlara dönük serzeniş yüklü ifadeler kullanıyor.
       AB'nin Genişlemeden Sorumlu Temsilcisi Verheugen'in temasları hakkında bilgi sahibi olmadığını belirttikten sonra, gazetecilerin bu konudaki sorularına şu yanıtları veriyor:
       - Verheugen'in notlarını görmediğinizi söylemiştiniz. Sonradan size de getirildi mi?
       - Dışişleri bazı kağıtlar getirdi ama aynı kağıtlar mı bilmiyorum.
       - Sayın Cem, görüşmeler hakkında bilgi verdi mi?
       - Sağ olsun Sayın Dışişleri Bakanı bizi zaman zaman bilgilendiriyor. Ama henüz bu konuyu konuşamadık.
       - Sayın Yücelen'in konu ettiği İnsan Hakları Üst Kurulu Raporu size sunuldu mu?
       - Hayır. Görmedik. Aslında Avrupa yetkililerine verilip verilmediğini de bilmiyoruz. Aslında yabancılara sunulacak bilgi ve belgelerin önce bize de gösterilmesi gerekir.
       - Başbakan Yardımcısı olarak sizin bilginiz olmadan bir belge hükümet görüşü haline gelebilir mi?
       - Olmaması gerekir. Zaten belge değil bilgi notu desek daha doğru olur.
       - Bu durum sizde bir rahatsızlık yaratıyor mu?
       - Hayır. Yaratmıyor.
       - Bakanlar Kurulu'nda bu konuyu açmayı düşünüyor musunuz?
       - Hayır. Daha çok ikili görüşmelerde açılmasını uygun görüyoruz.
       - Kiminle?
       - Sayın Başbakan'la.
       * * *
       BAHÇELİ, Verheugen'in ziyareti, İnsan Hakları Üst Kurulu'nun raporu ve Avrupa Birliği ile ilgili gelişmeler konusunda, hükümetin MHP kanadının yeterince bilgilendirilmediğini, serzeniş yüklü bir üslupla ifade ediyor ve konuyu Başbakan Ecevit'le görüşeceğini belirtiyor.
       Ancak olaylara yaklaşımında, gündeme getirilen konuların, koalisyonda soruna yol açacağına dönük bir hava yok. ANAP lideri Yılmaz'la yaşanan "soğukluğun" ise zamanla giderileceği beklentisi hakim.


Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr