Birkaç Türkiye

Birkaç Türkiye


       Kağıt üzerindeki gelir dağılımı uçurumu yaz aylarında çok daha gözle görülür hale geliyor. Yaşama daha net yansıyor.
       Nüfusun yüzde 20'sinin milli gelirin yüzde 4.5'ini, bir diğer yüzde 20'sinin ise milli gelirin yüzde 55'ini aldığı Türkiye, yaz aylarında bu dengesizliği daha bir çarpıcı biçimde orta yere saçıyor.
       Türkiye'nin değişik bölgelerini gözlüyorsunuz.
       Sahildeki "tatil merkezleri"nde sınırsız para harcayan bir Türkiye gözüküyor. İzmir - Bodrum hattındaki satıcıların verdiği bilgiye göre, sürat motoru ve yat satışlarında patlama var. Son bir yılda satılan sürat motoru ve yat sayısı son on yılda satılana eşit. Güney ve Batı sahillerimizde sürat motoru biçiminde zenginlerimiz zenginlik yarıştırıyor.
       Bir diğer patlama lüks ithal otomobil satışlarında. Yılın ilk altı ayında Türkiye'de 3.5 milyar dolarlık araba satışı yapıldı, bunun 2.2 milyar dolarlık kısmı lüks ithal araba alımında kullanıldı.
     "Motorlu Türkiye" için saçılan para Avrupa standartlarının çok üzerinde.
       Bir Türkiye bu...
       * * *
       DENİZDE ve karadaki lüks motorlu Türkiye sahillerinde, bir kamu görevlisinin aylık kazancı ancak dört kişilik bir aileye bir akşam yemeği yedirebiliyor. Fazlası yok.
       Anayasa'ya göre denizde ve sahilde herkes aynı mülkiyet hakkına sahip. Ancak herkesin aynı sularda serinlemeye fiilen hakları ve güçleri yok. Buralarda kullanılan dil, konuşulan sorun, tartışılan kavram ve sergilenen bakış açısına Türkiye çok yabancı.
       Sahile inemeyen Türkiye'nin aylık geliri Afrika düzeyinde. Haziran ayı itibariyle ortalama memur maaşı 300 dolar civarında. Birinci derecedeki 119 bin memurun ağırlıklı ortalama maaşı 302 milyon lira, ikinci derecedeki memurların ortalama aylığı 239 milyon lira, dördüncü derecedeki memurun ortalama aylığı 212 milyon lira, 15. derecedeki memurların ortalama aylığı da 124 milyon lira.
       Bu da bir diğer Türkiye...
       * * *
       KARS'ta büyük ahırlar Nataşa'ların çalıştığı pavyonlara dönüştürülüyor. İneği ahırdan çıkaran köylü, yerine Nataşa koyuyor ve ahırını pavyon yapıyor. Belki de birçoğu teşvik belgesiyle yapılan, yaptırılan hayvancılık tesisleri gece kulübüne ve kumarhaneye çevrilmiş. Doğu ve Güneydoğu, bu garip turizme yöneliyor.
       Besilik, gübre, mazot, taban fiyatı, destekleme alımıyla uğraşmak yerine Nataşa "ticareti"yle ilgilenmek daha cazip hale gelmiş durumda.
       Bir Türkiye de bu...
       * * *
       KIYISINDA tatil yapacak ekonomik güce sahip bir başka Türkiye ise "denize türban giydirmek"le meşgul. Yüzecekleri alanı ha gayret brandalarla çeviriyorlar. Deniz, brandayla türbanlanınca açıktaki lüks yaşam tesettürlü halde içerde devam ediyor.
       Bir başka Türkiye bu...
       * * *
       TÜRKİYE'nin bir başka yerinde bir başka Türkiye yaratılmaya çalışılıyor. Etnik ortak payda aranılan koşul. Doğu'da da, Batı'da da...
       Doğu ve Güneydoğu'dan sahillere turizm mevsimi için bile işçi alımına hoş bakılmıyor. Aynı şey Doğu'da, Batılılar için geçerli. Tehlikeli bir gidiş gözleniyor.
       Bir diğer Türkiye'de bu...
       Yaz aylarında Türkiye'nin birkaç yüzü daha net görülüyor.
     



Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr