DSP, CHP ve HADEP

DSP, CHP ve HADEP


       CHP, HADEP'le işbirliği yapmaya hazırlanıyor mu?
       Başbakan Ecevit'e gelen bilgiler, bu iki parti arasında Güneydoğu'da işbirliği çalışmalarının yapıldığı yönünde.
       Ecevit, geçen gün yaptığımız görüşmede, CHP Genel Başkanı Altan Öymen'in bu tür çalışmalardan haberi olup olmadığından ve böyle bir politikayı onaylayıp onaylamadığından emin değildi.
     "Bu nedenle" dedi, "Sayın Öymen'e dolaylı yollardan haber gönderdim. Belki bilgisi dışında yapılıyordur diye."
       Ecevit'in böyle davranmasının nedeni, Öymen'in HADEP'le yapılacak işbirliğinden doğacak sakıncaları görebilecek ve buna izin vermeyecek bir siyaset adamı olduğunu düşünmesi.
       Ancak, Öymen'in Ecevit'e verdiği yanıt, Başbakan'ın bu tür ilişkilere karışmaya hakkı olmadığı yolunda. Dolayısıyla bu tür çalışmaların Öymen'i rahatsız etmediği düşünülebilir. CHP, HADEP'le işbirliğine giderse ne olur?
       Bu elbette, CHP'nin bileceği bir iştir. Ancak, böyle bir girişime neden ihtiyaç duyulduğu sorusu düşündürücü olacaktır. İlk akla gelen ve kamuoyunun da paylaştığı düşünce, CHP'nin baraj kaygısıyla bu yola gidebileceği yönündedir.
       Böyle bir işbirliğinin siyasi sonuçları neler olabilir? Öncelikle vurgulamak gerekir ki daha önceki seçimlerde yapılan bu tür ittifaklar, bazı partilerin gerçek güçlerinden çok daha yüksek bir şekilde Meclis'e girmeleri sonucunu doğurmuş ve halkın eğilimlerinin Meclis'e yapay biçimde yansımasına yol açmıştır. Barajı düşürmek yerine bu tür yapay yöntemlerle Meclis'in oluşturulması siyasi tıkanıklıklara yol açmaktadır.
       Daha önce SHP, HEP'i bu yolla Meclis'e taşımış ve bundan en fazla kendisi zarar görmüştür. DSP'nin CHP ve eski SHP'den en önemli farklarından biri, etnik esasa dayalı siyasetten uzak durması ve bu tür partilere prim vermemesidir.
       HADEP'in savunusu ne olursa olsun etnik esasa dayalı bir parti olduğu açıktır. Etnik özellikleri ve dini siyasete alet ederek gerçekte ülkenin bölünmesini ve laik Cumhuriyet'in yıkılmasını temel amaç edinmiş siyasi akımların, demokrasi adına desteklenmesi ve barajı aşma uğruna bu akımlarla işbirliğine gidilmesi, çok ağır sorumluluklar doğurur.
       Demokrasi ve laik Cumhuriyet konusunda samimi olmayan ve etnisite ile din devleti dışında başkaca amacı olmayan siyasi akımların rejim açısından doğuracağı tehlikeleri barajı aşmak uğruna görmemezlikten gelmek büyük yanılgı olur.
       CHP'nin ve Genel Başkanı Altan Öymen'in SHP deneyimini de göz önünde bulundurarak bu gerçeğin bilincine varmış olmaları gerekir.



Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr