Ecevit: Denizi özledim

Ecevit: Denizi özledim


       Siyasi gündemin yoğunluğu, liderler gibi Ankara gazetecilerine de başka konularla ilgilenme olanağı bırakmıyor.
       Bu durumdan liderler de, gazeteciler de şikayetçi ama bir yönüyle işin gereği bu...
       Geçtiğimiz günlerde bu yoğun siyasi gündem içinde bulduğumuz bir fırsattı. Sabah'ın Ankara Temsilcisi Murat Yetkin'le birlikte Başbakan'a siyaset dışı soru yöneltme olanağı bulduk. Konu, tatildi.
       - Tatile çıkmayı düşünüyor musunuz?
       Sorusunu duyunca Ecevit güldü:
       - Hayır. Bize tatil yasak.
       - Neden?
       - Tatile çıkmak siyasetten kopmak demek. Bizim bu olanağınımız yok. Kopamıyoruz.
       Rahşan Hanım, geçen yıl Kıbrıs'a yaptıkları kaçamağı anımsatıyor:
       - Birkaç günlüğüne Kıbrıs'a gitmiştik.
     "Evet" diyor Başbakan:
       - Basın yakından izlemişti.
       - Tatile çıkabilseydiniz, nasıl bir tatil yapmak isterdiniz?
       - Denize girmek isterdim. Denize girmenin verdiği ayrı bir ferahlık oluyor.
       - En son ne zaman denize girdiniz?
       - 12 Eylül'den sonraydı. 20 yıl kadar oldu.
       - Yoksa Hamzakoy'da mı girdiniz?
       - Hayır. Hamzakoy günlerinin hemen sonrasındaydı. Ege sahillerinde bir yerdi sanıyorum.
       * * *
       BAŞBAKAN denize girmeyi özlemiş.
       Yanıtlarından da anlaşılıyor ki, bu olanağı ancak 12 Eylül'de demokrasi askıya alınınca bulabilmiş...
       Ecevitlerin sözlerinde, aslında basına da mesaj var.
       Siyasilere, ara sıra da olsa peşlerinde gazeteci olmadan, gözden uzak tatil yapabilme olanağı sağlamak gerekiyor.
       Basının payına düşen mesaj bu...


Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr