Emanet canın sorumluluğu

Yön Yaşananlar bir oyun, bir dizi değildi.Yolcu yakınlarının yaşadıkları dramın, insani tepkilerinin detaylı ve bazen abartılı bir senaryo eşliğinde tekrar tekrar yayımlanması "habercilik" açısından ne kadar doğruydu, bu hâlâ tartışılan bir konu.Uçak parçalarının ellenmesi, kurcalanması, neyin parçası olduğuna ilişkin muhabir yorumları yapılması, enkaz parçalarının yerlerinin değiştirilmesi, altını da göstereyim derken devrilmeleri, işte tam da buraya çarptı, şurada ikiye ayrıldı, burada üçe ayrıldı gibi tamamen tahmine dayalı "kaza senaryoları"nın üretilmesi "habercilik" miydi?Kaza kırım raporu olmadan, yeterli bilgi sağlanmadan tahmin veya yorum yapamam diyen uzmanların, mantığı zorlayan sorularla, "kaza şöyle olmuştur, sorumlusu da budur" demeye zorlanmaları da sorgulanması gereken bir "habercilik" değil miydi?Kuşkusuz meslektaşlarımızın mesleki çabaları saygıdeğerdir. Görevlerinin, sorumluluklarının gereğini yerine getirmeye çalışmaları takdir edilmelidir. Ancak, çabaların bu sınırlar içinde olması gerekir.Medyanın bu tür facialarda geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarması, çalışma kuralları belirlemesi ve bunlara uyması gerekir. Isparta'da meydana gelen uçak kazasında 57 can kaybettik. Kazayı ve yolcu yakınlarını izleyip de içi yanmayan, gözü dolmayan olmamıştır. Her yolcunun öyküsü, her yolcu yakınının feryadı iç parçalayıcıydı. Kaza bütün ülkeyi üzüntüye boğdu. Yaşamını yitiren yolcu yakınlarının ilgiye ihtiyaçları var. Önce bu insanların acılarını paylaşmamız gerekiyor. Yakınlarının, çevresindekilerin onları yalnız bırakmaması bir görev. En çok buna ihtiyaçları var. Yakınları, dostları, tanıdıkları onlara yanında olduklarını hissettirmeli.Şimdi acılarını paylaşma, onlarla dayanışma zamanı.Bu zaten toplumumuzun genlerinde olan bir haslet... Acıyı paylaşmak Daha önceki uçak kazaları, her yıl onlarcasını karayollarında yaşadığımız kazalar bir zihniyet değişikliğini zorunlu kılıyor.Birincisi, artık Türkiye'de de insan yaşamı en kutsal değer olarak görülmeli. İnsanın, canın ucuz olduğu bir ülke olmaktan çıkmalıyız. Onlarca, yüzlerce, binlerce insanımızın kazalarda canını yitirmesi doğal karşılanmamalı.Kendisine can emanet edilen kişiler, şirketler, kurumlar bu emanetin sorumluluğuna uygun çalışmalı. "Bir şey olmaz" zihniyeti terk edilmeli. Canımızı emanet ettiğimiz kişi ve kuruluşlar için "ihmal" affedilmez bir suç olarak görülmeli ve bunun yaptırımı ağır olmalı.Isparta'daki kazanın nedenini bilmiyoruz. Ortaya çıkacaktır.Ama bu facia vesilesiyle karada, havada, denizde, tüm ulaşım sektöründe hiçbir ticari kaygının, can güvenliğinin önüne geçmesine izin verilmemeli.Trafiğe her yıl verdiğimiz kurbanlara rağmen, bu alanda bile zihniyet değişimi sağlayamadık.Bu sektörde yönetim ve denetim anlayışı değişmeli. fbila@milliyet.com.tr Emanet can