Erkaya'yı uğurlarken

Erkaya'yı uğurlarken


       Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral Güven Erkaya, dün anlamlı bir törenle toprağa verildi.
       Cumhuriyet düşmanlarının, vefatından sonra başlattıkları bayağı ve Müslümanlıktan uzak saldırılar, Erkaya'nın ne kadar doğru bir işlev gördüğünü kanıtlamanın yanı sıra, din bezirganlarının masum dindar vatandaşları hangi safsatalarla kandırdıklarını da ortaya koydu.
       Akıl, bilim ve din dışı saldırılara bir bakalım.
       Laik Cumhuriyet düşmanları ve din tacirlerinin yayın organlarında, Erkaya Amiral'in kanser oluşu bile 28 Şubat'a bağlanıyor.
       Güven Erkaya, 28 Şubat'ın mimarı olduğu için kansere yakalanmış ve kanser yine bu nedenle bütün vücudunu sarmış!
       Buyrun bunu yazabilen insanların bilimini, dinini, Müslümanlığını varın siz takdir edin.
       İnsanda hiç akıl, iz'an olmasa bile, laikliği savunmakla kanser hastalığı arasında bir ilişki kurulamayacağını düşünmesi; Erkaya'ya kin ve nefret dolu olsa bile, bu hastalığa yakalanmış binlerce insana saygı göstermesi gerekir.
       Ama bu saldırganlıkları bilmediklerinden, kara cahil olmalarından değil.
       Elbette bunu bilinçli yapıyorlar.
       Yaptıkları Müslümanlık adına, din adına kin ve nefret kusmak, terör estirmek...
       Dini bütün saf insanları kandırmaya uğraşmak.
       Bir ölüm olayına dahi saygısızlık etmekten geri duramayan, kendine hakim olamayan bu güruhun maskesi bir kez daha düştü.
       Sağlığında olduğu gibi öldüğünde de, bu Cumhuriyet düşmanlarının maskesini düşüren yine Erkaya oldu.
       * * *
       ERKAYA'ya yapılan saldırılar, karanlık güç odaklarının ne denli gözü dönmüş olduklarını da gösteriyor.
       Bu durum laik Cumhuriyet'i, Atatürk'ü, onun ilke ve devrimlerini korumanın Türkiye'nin geleceği açısından yaşamsal bir öneme sahip olduğunu da ortaya koyuyor.
       Askerler kadar siyasi partilerin de, sivil toplum güçlerinin de uyanık olmaları gerektiğini bir kez daha anımsatıyor.
       Oy kaygısıyla, din devleti kurmak isteyenlere, laiklik düşmanlarına, Cumhuriyet ve demokrasi karşıtlarına bile hoş görünme çabalarının Türkiye Cumhuriyeti'ne nelere mal olabileceğinin bilincinde olmak gerektiğini bir kez daha anımsatıyor.
       Dini siyasete alet etmenin ulaşabileceği boyutları gözler önüne seriyor.
       Laik Cumhuriyet ve demokrasi, askerler kadar sivillere de lazım.
       Bunun unutulmaması gerekiyor.



Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr