Kemal Sunal olayı

Kemal Sunal olayı


       Türk halkının Kemal Sunal'a gösterdiği ilgi, sadece sosyolojiyle açıklanabilir mi?
       Bu ilgi elbette bir sosyoloji olayıdır ama aynı zamanda siyasi bir olaydır da...
       Siyasal bir yönelişin ve tepkinin de göstergesidir.
       Usta bir düzen eleştirmeni olarak Kemal Sunal'a gösterilen yönelişin siyasi bir yönü vardır elbette.
       Kemal Sunal'ın her biri halk kahramanı olan tiplemelerinin hemen hepsinde bir düzen karşıtlığı, bir başkaldırı, bir isyan vardır.
       Sömürüye dayanan düzen içinde, "İnek Şaban", "Davaro", "Salako" ezilmişlerin, sömürülenlerin, horgörülenlerin, alay edenlerin, fakirlerin, güçsüzlerin, işsizlerin, işçilerin, özetle alttakilerin, üsttekilere direnişidir.
       Dürüstlüğün, saflığın, eşitçiliğin, hakça bir düzenin mücadelesidir.
       Kemal Sunal, bu tiplerin her biriyle bazen salaklığa, bazen aptallığa, bazen saflığa vererek düzene muhalefet eder, ince ince yerden yere vurur, içini boşaltır ve sonuçta kazanır. Bu kazanışta hırsızlara, sömürgenlere, yolsuzlara, dolandırıcılara, zalimlere karşı küçük de olsa kazanılmış zaferler vardır.
       Sıradan vatandaşın yapamadığını, söyleyemediğini, "saf, aptal, salak" Kemal Sunal yapar ve söyler.
       * * *
       TÜRK halkının Kemal Sunal'a gösterdiği ilgi, sadece "İnek Şaban, Salako, Davaro" tiplerine gösterdiği ilgi midir?
       Elbette bu tiplere, temsil ettikleri gerçeklere, verdikleri mesajlara ilgidir ama aynı zamanda Kemal Sunal'ın şahsına da ilgidir.
       Çok ünlü bir sanatçı olarak Kemal Sunal'ın duruşuna bir ilgidir.
       Şöhretten ve paradan dolayı sapıtmamış, gösterişe yönelmemiş, burnu havaya kalkmamış, halktan kopmamış, havaya girmemiş, 50 yaşından sonra üniversite bitirmiş, kendi güldürüsünü bilimsel tez konusu yapmış, düşünen, araştıran, okuyan, eleştiren, ciddi, gerçek sanatçı kişiliğine bir sevgidir, bir saygıdır.
       Kemal Sunal'ın ölümünde de görüldü ki, Türk halkı ülkenin sahnesine çıkmış insanlarını bir ölçüye vuruyor:
       - Halktan yana olanlar ve olmayanlar.
       Kime nasıl davranacağını bu ölçüyle belirliyor ve hiç yanılmıyor.
       Halktan yana olanları ayırıyor, bağrına basıyor. Bunu yaparken içindeki insanları tartıyor. Halkın tarafında mı, karşı tarafta mı? Buna bakıyor. Kendi tarafında, yanında, içinde hissettiğinin evine, sokağına mum yakıp, cenazesine alkış tutuyor.
       O mum ışığında, o ölüm alkışında, ölenin halktan yana, ezilmişten yana, güçsüzden yana, sömürülenden yana, dolandırılandan yana, soyulandan yana, emeğine, sanatına, uğraşına, saygı, sevgi ve takdir yatıyor.
       Ölümü de gösterdi ki, Kemal Sunal, halkın nezdinde böyle bir sanatçı. Keşke bunu görmek için ölümünü görmek gerekmeseydi.



Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr