Şahin ve Babacan’ın IMF görüşmesi

Şahin ve Babacan’ın IMF görüşmesi


IMF Avrupa Birinci Bölge Direktörü Deppler ve Türkiye Masası Şefi Kahkonen, Ankara’da ilgili bakanları ziyaret ettiler. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ve Devlet Bakanı Ali Babacan, IMF heyeti ile ilk teması yaptılar.
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in, ücret artışlarında geçmiş enflasyonun esas alınabileceğini açıklaması, çalışan kesimi umutlandırdı. Şahin ile dünkü görüşmemizde bu konuyu IMF ile görüşüp görüşmediğini sorduk. Şahin, "görüştük" dedikten sonra şu bilgiyi verdi: "Ben bilgilere henüz sahip oldum. Daha önce verilen taahhütlerde, "geçmiş enflasyona endeksleme azaltılacaktır", ibaresi var. Ben bir hukukçu olarak bu ifadede bir esneklik payı gördüğümü, Sayın Deppler’e söyledim. O’da gülümsedi ve olabilir yanıtını verdi. Biz genel dengeleri bozmadan, devlette süreklilik anlayışı ile çalışacağız, ama demin ifade ettiğim esnekliği, çalışanlar lehine yorumlama eğilimini taşıyoruz. Bunu, hükümetle görüşüp bir sonuca bağlayacağız. Başbakan Yardımcısı Şahin, IMF’ye daha önce verilen taahhütlerin eksik yerine getirildiğine dikkat çekti. Örneğin, kamu personelinin azaltılması konusunda, 57. Hükümet’in, IMF’ye 45 bin 800 işçinin emekli edileceği ve bunun 30 bini’nin 2002 Ekim ayına kadar gerçekleştirileceği vaadinde bulunduğunu, ancak 20 bin işçinin emekli edilebildiğinin ortaya çıktığını söyledi. Şahin, IMF heyetinin, 10 bin kişinin emekliliği konusunu sorduğunu belirtti. Başbakan Yardımcısı Şahin, şu an itibariyle 7 bin 600 kamu personelinin 50 yaşını aşmış olduğunu saptadıklarını, eksik taahhütlerin yerine getirilmesi ve atıl istihdamın tasfiye edilmesi konusunda da, neler yapabileceklerine bakacaklarını söyledi. Başbakan Yardımcısı Şahin, harcamalarda, sosyal amaçlara öncelik vermeleri konusuna IMF’nin bir itirazı olmadığın da sözlerine ekledi.

Yeni hükümet IMF’ye, IMF yeni hükümete nasıl bakıyor? Hazineden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’a da IMF heyetiyle yaptığı temastan edindiği izlenimi sorduk.
Babacan, "gayet olumlu" yanıtını verdikten sonra, "Strateji düzeyinde görüştük. Zaten bizim hükümet ve parti programımızı biliyorlar. Bunları biraz daha açmış olduk. Şu anda bir uyumsuzluk yok" diye ekledi.
AKP’nin 57. Hükümet’in sıkı şekilde uyguladığı IMF programına yönelttiği en önemli eleştiri, sosyal yönün eksikliğiydi. 58. Hükümet, sosyal yardım ve harcamalara öncelik vereceğini açıkladı ve programına da koydu. Babacan’a bu konuyu sorduk:
- IMF programına bir sosyal boyut eklenmesi düşünceniz vardı. Bu konuyu açtınız mı? Sosyal yardım ve harcamaların programı bozacağı yönünde bir kaygı ilettiler mi?
- Biz teknik detaylar görüşmedik. Ama kısıtlı kaynaklarımızı kullanırken harcama tercihlerimizi sosyal amaçlı yapacağımızı söyledik. Buna bir itirazları olmadı. Zaten olamaz da. Onların baktığı toplamdır. Toplam olarak yaptığınız harcama kaynakları aşıyor mu, aşmıyor mu? Programı sıkıntıya sokuyor mu, sokmuyor mu? Savurganlık yapılıyor mu, yapılmıyor mu? Biz kıt kaynaklarımızı harcarken nelere öncelik vereceğimizi hükümet programına ve parti programına, seçim bildirgesine zaten koymuştuk. Sosyal yardım ve harcama tercihimize bir itirazları yok.
- Faiz dışı fazla konusu da tartışılmıştı. Yüzde 6.5 oranı gündeme geldi mi?
- Tabii faiz dışı fazlayı da konuştuk. Bu konuda mutabakat zaten vardı, teyit edilmiş oldu. Oranı üzerinde bir konuşma yapmadık. Faiz dışı fazla bizim borç ödeme kararlılığımızı ve gücümüzü gösteriyor. Buna biz de çok dikkat ediyoruz. Bu dikkatimizden IMF de memnun tabii.
- IMF heyetinin izlenimleri neler, onlar nasıl gözlemler aktardılar?
- Memnuniyet ifade ettiler. Birincisi seçim geçirmiş olmamıza karşın programın bozulmamasından, bir krize girilmemiş olmasından çok memnunlar. Brezilya seçime gidiyor, diye kriz çıktı. Oysa Türkiye seçimi ve seçim sonrası dönemi çok rahat ve hasarsız atlattı. Bunu belirttiler. Seçimden sonra ortaya çıkan piyasalardaki olumlu gelişmeleri ve olumlu beklentileri memnuniyetle karşıladılar. Bakan Ali Babacan, IMF heyetiyle bayramdan sonra daha detaylı ve teknik bir çalışma yapacaklarını söyledi. Babacan, bu arada, AKP lideri Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı "acil eylem planı"nı daha da detaylandırdıklarını, 150 sayfalık bir plan haline getirdiklerini de belirtti. Bakan Babacan, detaylandırılmış acil eylem planının da IMF’ye verileceğini kaydetti. Bu acil eylem planının yeni bir program veya standby anlaşması anlamına gelip gelmeyeceği sorumuza ise şu karşılığı verdi:
- Hayır. O anlamda değil. Bizim neler yapacağımızı, neler yapmayı düşündüğümüzü gösteren bir plan bu. Önceliklerimizi gösteriyor. Yeni bir standby anlamı veya niteliği taşımıyor. Bayramdan sonra bunu ileteceğiz. Babacan’ın dikkat çektiği bir konu da, çalışmaları "üçlü" biçimde yürütecek olmaları. Hazine, DPT ve Maliye’nin birlikte çalışarak, bütçe ve programı yürüteceklerini belirtti. Böylece, uyum ve eşgüdümün daha rahat sağlanacağını ve ekonomi yönetiminin rahatlayacağını vurguladı. İlk izlenim, programa sosyal boyut kazandırılması konusunda IMF’nin bir engel oluşturmayacağı yönünde. Anlaşılan, hükümetin harcama tercihlerinde eli serbest olacak...