Fikret Bila

Fikret Bila

fbila@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Referandum sürecinde başlayan yeni anayasa tartışmaları devam ediyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni anayasanın seçimlerden sonra hazırlanacağını ifade etmişti. Bu arada partisinin uzmanlarına talimat verdiğini açıkladı.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da yeni anayasa çalışmalarına başlanmasını istiyor. Erdoğan’ın seçim sonrasını göstermesini de eleştiriyor. MHP lideri Devlet Bahçeli de eleştirel bir konuşma yaptı. Bahçeli, özellikle Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın, anayasanın değiştirilemez maddelerinin de demokratikleşmeye katkısı olacağı şekilde değiştirilebileceği yönünde açıklamasından duyduğu kaygıları dile getirdi.

Uzlaşma
Anayasanın en geniş siyasal ve toplumsal uzlaşmayla hazırlanması gerekir. Bu nedenle partiler arası bir çalışmanın yürütülmesi ön koşul. Referandum sonrasında bu yönde olumlu bir hava vardı. Ancak tartışmalar, partilerin kolayca bir araya gelemeyeceklerini gösteriyor.
Zamanlama konusunda olduğu gibi içerik konusunda da önemli görüş ayrılıklarının çıkacağı şimdiden belli oldu.
Yeni anayasa ihtiyacını her parti dile getiriyor ama hepsinin yeni anayasada önem verdikleri konular farklı. Önemli olan ortak noktaların öne çıkarılarak, bu çalışmaların yürütülmesi.

BDP’nin talepleri
Kuşku yok ki, anayasa tartışmaları içinde BDP’nin dile getirdiği talepler, tartışmaların ağırlık noktasını oluşturacaktır.
BDP’nin gündemde tuttuğu taleplerin PKK’nın da talepleri olduğu ve eylemsizlik kararının da bu yöndeki beklentilere bağlandığı da bir gerçek. Bu itibarla, BDP’nin yeni anayasa yaklaşımı diğerlerinden çok farklı olacaktır.
Bireysel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, 12 Eylül döneminden kalma bazı kurum ve kurulların değiştirilmesi konusunda partiler arasında bir uzlaşma sağlanması zor da olsa mümkün olabilir.
Ancak, BDP’nin dillendirdiği özerklik talebine diğer partilerden olumlu bir yaklaşım gelmesi mümkün değil. Keza vatandaşlık tanımının değiştirilmesi, Türk ve Türk milleti kavramlarının anayasadan çıkarılması, üniter yapıyı fiilen federasyona dönüştürecek düzenlemelere ilişkin talepler de diğer partilerin kabul etmeyeceği talepler olacaktır.

CHP’nin tutumu
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, türban konusunda olduğu gibi Kürt sorununda da kendi çerçevesini çizdi. CHP lideri, bu konuda yeni bir çalışma yaptırıyor. Henüz sonuçlanmadı. SHP dönemindeki raporda yer alan birçok husus yaşama geçmiş durumda. CHP‘nin yeni raporunda da somut öneriler yer alacak ve tartışılacaktır.
Ancak Kılıçdaroğlu’nun çizdiği bir çerçeve var. Kılıçdaroğlu, anayasada hak ve özgürlükleri genişletmekten yana olacaklarını zaten açıkladı. Ancak, üniter yapıyı zedeleyecek düzenlemelere karşı çıkacaklarını ifade ediyor. Bunun yerine sadece Güneydoğu illerinde değil tüm illerde yerel yönetimleri güçlendirecek düzenlemelerin yapılabileceğini söylüyor. Bu düzenlemelerin ise etnik veya bölgesel niteliklere göre değil, genel olarak yerel yönetimlerin güçlendirilmesi amacına göre düzenlenmesini savunuyor.
Kılıçdaroğlu’nun bu yaklaşımı, BDP’yi elbette tatmin etmeyecektir ama diğer partilerle uzlaşma sağlanacak bir alan da yerel yönetimlerin güçlendirilmesi olabilir.