Anneler ve kızları

Geçmişinde ve üyelerinin birbirleriyle olan bağlarında çözülmemiş çatışmalar yatan aileler bazen en tekinsiz kurumlardan biri olabiliyor. Cuma günü vizyona giren ‘August: Osage County’deki Weston Ailesi gibi. Beverly (Sam Shepard) ve Violet (Meryl Streep) Weston çiftinin kurduğu bu ailenin tüm kadınları nevrotik. Başta Violet olmak üzere, kızları Ivy (Julianne Nicholson), Barbara (Julia Roberts) ve Karen (Juliette Lewis)... Teyzeleri Mattie Fae (Margo Martindale) de öyle... Hatta torun Jaen (Abigail Breslin)... Bu nevrotik kadınlar, muhabbet kuşlarını öldürecek kadar sıcak bir ağustos günü, baba Beverly’nin ortadan kaybolmasıyla Oklahoma’daki aile evinde bir araya geliyor. Zira anne Violet’in desteğe ihtiyacı var; ağız kanseri ve aynı zamanda ilaç bağımlısı, o kadar ki, filmin ilk birkaç dakikasında gördüğümüz kocası Beverly ‘Eğlence için Xanax’ diyor, karısının aldığı onca ilacı alfabetik sıralarken.
Malum insan nereye giderse, sorunları da onunla birlikte yolculuk eder. Gelirken tüm sorunlarını da beraberlerinde getiriyor Weston Ailesi’nin kızları. Anneninki evin tamamına yayılmış, arada teyzeninkinin rüzgarına çarpıyor. Barbara, kendisini aldatan kocasının yarattığı travmayla başa çıkmaya çalışıyor; nasıl bezmiş, nasıl mutsuz, yay gibi gergin... Karen, umarsız bir ‘an’ı yaşa’ modeli... Ivy, en içine kapalı olanları, sırlarla dolu bir kapalı kutu... Kendilerine ve birbirlerine olan uzaklıkları, hikayeleri ortaya çıktıkça belirginleşiyor. Bunaltan ağustos sıcağı sadece filmin mevsimini değil, ruh hallerini de anlatıyor aslında. Film ilerledikçe görüyoruz ki, Weston kadınlarının kuşaktan kuşağa devam ettirdikleri bir sorunlu anne-kız ilişkileri var. Violet’in kendi annesiyle yaşadığı o çok acıklı çizme hikayesini dinledikten sonra film boyunca kızlarına saldıran, sürekli muhalefet edip eleştiren bu kadını bu kadar ajite edenin sadece ilaçlar olmadığını anlıyoruz. Annelerin kızlarıyla olan ilişkilerinin, ilişkisizliklerinin hayatlarında ne kadar belirleyici olabileceğini... Bu ilişkinin en az baba kız ilişkisi kadar karmaşık bir yapısı olduğunu... Kadınların elleriyle ördüğü kimi kaderlerin içindeki acımasızlığı...
Özetle, kitaplara ve alkole sığınarak yaşamış bir baba, annesinden kalma kılçıkları hem kendisinin hem kızlarının boğazına takılan bir anne... Ve onların kurduğu ailenin tekinsizliği... Gerçekten izlemeye değer, kadrosu müthiş bir film. Ama tabii ille de Meryl Streep! Elinde sigarası, perukla örttüğü kemoterapi sonrası dökülmüş sarı saçları, aldığı ilaçlardan ayakta duramayacak halde karşımıza çıktığı ilk sahneden itibaren parlamaya devam ediyor film boyunca.
Bu gece belli olacak 86. Oscar Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu dalındaki 5 adaydan, Judi Dench dışında kalanların tümünün filmlerini görmüş olduk ‘August: Osage County’nin vizyona girmesiyle birlikte. Gönlüm ‘Blue Jasmine’deki Cate Blanchett’dan yana. Ama Meryl Streep’e karar verirse Akademi... Yakışır.