Öteki kim?

Toni Morrison, en sevdiğim yazarlardan biri olmakla birlikte, edebi ailemde ‘teyze’ mertebesindedir. Teyzelerimiz, annelerimizden daha cesurdur genellikle. Annemize göre daha özgürlükçüdür. Yasaklara daha büyük tepki verirler annelerimize nispeten. Daha dikbaşlıdırlar hem. O yüzden Morrison benim Toni Teyze’mdir aynı zamanda.

Toni Teyze’min on bir romanının yanı sıra yazdığı tek bir öykü varmış. 1980’de yazılmış. İtiraf edeyim, bilmiyordum. Sel Yayıncılık, “Resitatif” adlı bu öyküyü Seda Çıngay Mellor’un güzel çevirisiyle Türkçeye kazandırdı. Bu hafta vitrinlere çıkan kitabı “New York’tan teyzem gelmiş” sevinciyle karşıladım. Artık bedenen aramızda olmasa da, kitapları üzerinden sürdürüyor yaşamını Toni Teyzem. Kütüphanemde onu en güzel yerde ağırlama hazırlıklarını yaptıktan sonra başladım “Resitatif”i okumaya.

Bulmaca öykü

“Resitatif”, bir bulmaca öykü. Okurken aynı zamanda bir bulmacayı çözmeye çalışıyoruz. Tony Teyze’m ‘deney’ demiş “Resitatif”e: “Irksal kimliğin hayati önem taşıdığı, farklı ırklardan iki karakterle ilgili bir anlatıdan her türlü ırksal kodlamanın silinmesini amaçlayan bir deney”. Denek de biziz. Kitabın adına gelince resitatif, “Operada, aynı nota üzerinde pek çok sözcükle sıradan konuşma ritminde yapılan makamlı okuma”. Kitabın kahramanları Twyla ve Roberta da aynı nota üzerinden konuşuyorlar. Birinin siyah, diğerinin beyaz olduğunu biliyoruz. Ama hangisi siyah, hangisi beyaz? İşte çözmemiz gereken bulmaca da bu.

Öykü, Twyla’nın gözünden yazılmış. “Annem bütün gece dans etmişti, Roberta’nınki de hastaymış” cümlesiyle başlıyor. Bu cümle, sekiz yaşındaki iki kız çocuğunun, sığınma evine götürülme nedeni aynı zamanda. Twyla annesi her fırsatta dans edip kendisiyle ilgilenemediği için, Roberta ise annesi sık sık hasta olduğu için buradalar. Acaba bütün gece dans eden anne mi siyahtır, sürekli hasta olan mı? Ya da bütün gece dans eden anne mi beyazdır, sürekli hasta olan mı? Twyla’nın annesi diye fikir yürütüyorum ama Toni Teyze’m, öykü boyunca öyle ipuçları veriyor ki, Twyla siyah dedikten birkaç paragraf sonra yok, hayır siyah olan Roberta diye düşünüyorum. Renkleri öykü boyunca bir Twyla giyiniyor bir Roberta, ama hangisi siyah, hangisi beyaz bir türlü anlayamıyoruz.

Bir gün sığınma yurduna anneleri geliyor. Twyla’nın annesinin üstünde yeşil dar bir pantolon, cep astarları yırtık bir kürk ceket. Roberta’nın annesi iri bir kadın, göğsünde kolları on beş santimetrelik bir haç var, elinde de büyük boy bir “İncil”. Hangi kadın siyah, hangisi beyaz? Twyla’nın annesi yemek için yanında hiçbir şey getirmemiş, Roberta’nın annesi tavuk budu, salamlı sandviç, portakal ve koca bir kutu çikolata kaplı kraker getirmiş. Hangi anne siyah, hangi anne beyaz? Roberta’nın annesi Twyla’nın annesinin elini sıkmıyor. E tamam, o zaman Roberta beyaz. Ama ya Roberta’nın annesi kibirli bir siyahsa? Bir de Maggie var, yurtta yemek yapan parantez bacaklı, dilsiz siyah kadın. Çocukların çok kötü davrandığı. O kadar ki bir gün yere yuvarlayıp tekmeliyorlar onu. Roberta da Twyla da tekmelemek istiyorlar ama yapmıyorlar. Hangisi siyah? Hangisi beyaz?

Bu sorular öykü boyunca meşgul ediyor kafamızı. Ama gerçek yanıtı asla bulamıyoruz. Kitaba önsöz yazan Zadie Smith şöyle diyor: “’Resitatif’in çoğu okuru gibi ben de ötekinin kim olduğunu, Twyla mı yoksa Roberta mı olduğunu bilme açlığı duymadan edemedim. Bu konunun derhal çözüme ulaştırılmasını istiyordum. Bir tarafa sıcacık bir sempati duymayı, diğer taraftan buz gibi soğumayı istiyordum. Birine karşı duygular beslemeyi, hiç kimseyi ise görmezden gelmeyi. Ama Morrison’ın yapmamı kasten ve yöntemli bir şekilde engelleyeceği şey tam da buydu”. İzin vermiyor Toni Teyze’m buna. Dansın, hastalığın, yoksulluğun, zenginliğin, zulmetmenin, aşağılanmanın, kibrin, merhametin ne siyaha ne de beyaza özgü olduğunun altını çiziyor. Irksal kodlamaları yerle bir ediyor. O cesur, o özgürlükçü, o dikbaşlı Toni Teyze’m…

Hayli zorlu bir bulmaca, muhteşem bir öykü “Resitatif”. Okumanızı çok isterim.

İyi pazarlar.